Kartal, YatMarina.com.tr’ye yaptığı açıklamada, söz konusu parselin bitişik arazisinde hava ve drone fotoğraflarından net biçimde görülebilen Leleg kalıntılarının bulunduğunu belirtti. Bodrum Yarımadası’nın M.Ö. 9. yüzyıldan itibaren ilk yerleşimcileri olan Leleg’lerin İyasos’tan Marmaris’e uzanan geniş bir coğrafyada stratejik tepelerde ve tarım alanlarında iz bıraktığını hatırlatan Kartal, “Kıyı bölgesinde de Orak Adası ve Papuçburnu girişlerini kontrol eden stratejik bir tepe” olarak nitelendirdiği bu noktanın önemini vurguladı.
Kartal, sahile inen yol güzergahındaki çalışmaların da belirli kalıntılara ciddi zarar verdiğini ifade etti: “Hava fotoğraflarından net olarak orada Leleg döneminden kalma arkeolojik eserler olduğunu ve yol yapımı sırasında bunlara tahribat yaşandığını net bir şekilde söyleyebiliriz.”
Hukuki süreç: Tescil sorgulanacak
Kartal, atılması gereken adımları da aktardı. Öncelikle kalıntıların Muğla Kültür Varlıkları ve Anıtlar Kurulu’nca tescilli olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini söyleyen Kartal, tescilli olması halinde bitişik parselde imar ruhsatı verilmeden önce zemin araştırması ve sondaj kazılarının zorunlu olduğunu, bu yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.
Tescilsiz olması durumunda ise mevzuatın açık olduğunu vurgulayan Kartal, “Bodrum Müze Müdürlüğü bu yayınları ihbar kabul edip derhal uzman görevlendirmek, ardından Muğla Anıtlar ve Kültür Varlıkları Kurulu ile Bodrum Belediyesi’ne bildirimi yapmak zorundaydı. Mevzuatın yasal zorunluluğu budur” dedi.
Bodrum Denizciler Derneği ile koordinasyon
Konuya ilişkin süreci Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Tuna Altunkaya’nın ilettiği drone fotoğrafları üzerinden takibe aldıklarını belirten Kartal, Altunkaya’nın dernek olarak yasal süreci başlatacağını ve suç duyurusunda bulunacağını aktardı. Akademia Vakfı’nın ise akademik ve arşiv desteğiyle sürece katkı sunacağını ifade etti.























































