YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, Türk yat sektörünün birbirinden çok farklı iki tablo yaşadığını söyledi. Bekiroğlu’na göre ihracata çalışan süperyat üretimi dünya ikinciliğini koruyor. Buna karşılık 5 ile 24 metre arasındaki teknelerde iç pazar vergi yükü, finansmana erişim sorunu ve marina fiyatları nedeniyle daralıyor. Bekiroğlu, CNBC-e ekranında katıldığı programda KDV’nin yüzde 20’ye çıkmasının ve yüzde 8 ÖTV getirilmesinin ardından tekne satışlarının yüzde 30 ile 50 arasında düştüğünü açıkladı.
Süperyatta İtalya’nın ardından ikinci sıra
Bekiroğlu, 24 metre ve üzeri yatları kapsayan 2026 Global Order Book sıralamasında Türkiye’nin İtalya’nın ardından dünyada ikinci sırada yer aldığını hatırlattı. Türkiye’nin üç dört yıl önce üçüncü sırada olduğunu ve Hollanda’yı geride bıraktığını belirtti. Bekiroğlu’na göre bu başarının arkasında esneklik, işçilik kalitesi, özel üretim kabiliyeti ve Avrupa pazarına yakınlık var. Gemi, yat ve hizmetleri ihracatının 2025’te 2,3 milyar dolar olduğunu da aktaran Bekiroğlu, bu yılın bu rakamın biraz üzerinde kapanmasını beklediklerini söyledi.
“Devletin vergi kaybı var”
Tablonun öbür yüzünde iç pazara çalışan küçük ve orta ölçekli üreticiler bulunuyor. Bekiroğlu, bu segmentteki alıcıları etkileyen başlıkları şöyle sıraladı: KDV’nin yüzde 1’den yüzde 20’ye çıkması, yüzde 8 ÖTV’nin KDV dahil rakam üzerinden alınması, finansman ve leasing imkânının bulunmaması, marina bağlama sorunları ve yüksek fiyatlar.
Bekiroğlu, 2017’de çıkarılan Türk Bayrağına geçiş düzenlemesini karşılaştırma noktası gösterdi. O dönemde yüzde 18 olan KDV yüzde 1’e indirildi ve ÖTV kaldırıldı. Bekiroğlu’na göre 7 bin 500’ün üzerinde yabancı bayraklı tekne Türk Bayrağına geçti, büyük teknelerde çalışan personel sigortalı hale geldi, sektördeki toplam ekonomi birkaç kat büyüdü. Bugünkü durumu ise şu sözlerle değerlendirdi:
“Şu anda tam tersi oldu. KDV yüzde 20 oldu, ÖTV yüzde 8 oldu. Ama satışlarımız yüzde 30, yüzde 40, yüzde 50 düştü. Kurumlar vergisi düştü, gelir vergisi düştü. Eminim ki şu anda devletin vergi getirerek vergi kaybı var.”
Çarter yatırımında maliyet yüzde 30 arttı
Bekiroğlu, tekne kiralama sektörünün de zor bir dönemden geçtiğini söyledi. Önceden haftalık çarter amacıyla alınan teknelerin KDV muafiyet belgesiyle ve ÖTV ödenmeden satın alınabildiğini, bu imkânın tamamen kalktığını belirtti. Bu değişiklikle yatırım maliyetinin yüzde 30’a varan oranda arttığını ifade eden Bekiroğlu, artan marina fiyatlarına rağmen kiralama fiyatlarını yükseltemediklerini söyledi. Gerekçe olarak Yunanistan, Hırvatistan, İtalya ve Fransa’daki devlet sübvansiyonlarını gösterdi.
Bağlama kapasitesi Avrupa’nın çok gerisinde
Bekiroğlu’nun aktardığı rakamlara göre Türkiye’de yaklaşık 85 marina ve 26 bin civarında bağlama kapasitesi bulunuyor. Bu rakam İspanya’da 134 bin 200, İtalya’da 161 bin 800, Fransa’da ise 219 bin 400. Bekiroğlu, Göcek’te altı yıl önce metrekare başına yıllık 60 euro olan bağlama fiyatının bugün 450 euroya çıktığını söyledi. Bu artışın nedeni olarak arz yetersizliğini gösterdi:
“Bu kadar fiyat artışını hiçbir sektör, hiçbir ticari işletme kaldıramaz.”
Bekiroğlu, yeni marina inşaatının beş altı yıl süren ve yüz milyonlarca dolar gerektiren bir süreç olduğunu hatırlattı. Hızlı çözüm olarak, kıyıdaki balıkçı barınaklarının atıl bölümlerinin kooperatiflerle iş birliği içinde küçük teknelere açılmasını önerdi. Bu alanların işletmesini, bakımını ve yıkama hizmetini yaz aylarında balığa çıkamayan balıkçıların üstlenebileceğini söyledi. Ulaştırma Bakanlığı yetkilileriyle bu konuda görüştüklerini ve olumlu yaklaşım gördüklerini de belirtti. Küçük teknelerin forkliftle alınıp park edildiği kuru bağlama alanlarının da çözümün parçası olması gerektiğini ekledi.
“Yat turisti kitle turistinin en az 10 katı katkı sağlıyor”
Bekiroğlu, yat turizmiyle gelen bir ziyaretçinin ekonomiye katkısının kişi başı 600-800 dolar harcayan kitle turistinin en az 10 katı olduğunu söyledi. Refit projelerinde tekne başına milyon dolarlardan söz edildiğini belirtti. Güney bölgelerinde marina, kuru havuz ve tersane altyapısı güçlenirse Avrupa’daki büyük yatların kış döneminde Türkiye’ye çekilebileceğini ifade etti. Bunun elektrik, mekanik, ahşap, tente ve boya gibi yan sanayi kollarına iş yaratacağını söyledi.
Göcek tonoz sistemine olumlu bakış
Bekiroğlu, Göcek’te bu yıl uygulamaya giren zorunlu tonoz ve şamandıra sistemini olumlu bulduğunu söyledi. Önceki yıllarda bazı teknelerin mayıstan ekime kadar koyların en iyi yerlerini kapattığını, hatta kıyıya baraka kurduğunu anlattı. Yeni düzenle bu işgallerin önüne geçildiğini belirtti. Sistemde bazı aksaklıklar bulunduğunu kabul eden Bekiroğlu, gelecek yıl daha verimli işleyeceğini öngördü. Kendisine elde edilecek gelirin bölgenin deniz altyapısına aktarılacağının söylendiğini aktaran Bekiroğlu, projenin Marmaris koylarına da yayılmasını beklediğini ifade etti.
Bekiroğlu, YATED’in üç yıl önce Göcek’te hizmete aldığı atık toplama teknesine de değindi. 20 bin litre kapasiteli tekne günde 50-60 yatın siyah ve gri su tanklarını boşaltıyor ve atığı belediyenin toplama merkezine bırakıyor. Bekiroğlu bu hizmetten kâr amaçlamadıklarını söyledi.
Bosphorus Boat Show 17 Ekim’de açılıyor
YATED Fuarcılık A.Ş.’nin düzenlediği Bosphorus Boat Show, 17-25 Ekim tarihlerinde Ataköy Marina’da deniz üzerinde ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuarda 500’ün üzerinde marka ve yaklaşık 200 tekne yer alacak. Bekiroğlu, zor bir yıl geçirildiği için yerli katılımcılara ciddi destek verdiklerini ve fuar içinde bir yerli pavyon kurmayı hedeflediklerini söyledi. Bu yıl güneş panelleri, batarya ve hibrit sistemler gibi çevreci teknolojilerin öne çıkacağını belirtti.
“Ayrıcalık değil, eşit şartlar istiyoruz”
Önümüzdeki beş on yıla ilişkin değerlendirmesinde Bekiroğlu, süperyat üretiminde artık adetten çok niteliğe ve bütüncül bir ekosisteme odaklanılması gerektiğini söyledi. Küçük tekne üretiminde ise Polonya’nın Türkiye’yi geride bıraktığını belirtti. Bekiroğlu’na göre markalar 15-16 metreye kadar seri üretimlerini Polonya’ya kaydırdı. Türkiye bu fırsatı Avrupa Birliği üyesi olmaması ve yüksek arsa fiyatları nedeniyle değerlendiremedi. Bekiroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz ayrıcalık, teşvik beklemiyoruz. Sadece rekabet ettiğimiz ülkelerle aynı şartları yakalamamız bizim için yeterli.”
