İtalyan yat üreticisi Ferretti Group ile Çek yatırım grubu KKCG Maritime arasındaki ortaklık anlaşmazlığında Bologna Mahkemesi, şirketin mevcut yönetimini geçici olarak durdurmaya yönelik başvuruyu reddetti. 12 Ekim 2026 tarihli karar, 14 Mayıs genel kurulunda belirlenen yönetim yapısının görevini sürdürmesinin önünü açık tuttu. Hissedarların genel kurul kararlarının geçerliliğine ilişkin esas davası ise devam ediyor.
Ferretti’nin 13 Ekim’de duyurduğu karara göre mahkeme, KKCG bünyesindeki Azúr a.s. şirketinin geçici tedbir taleplerinin tamamını reddetti. Uyuşmazlık, Çinli Weichai ile bağlantılı Ferretti International Holding’in (FIH) genel kurulda kullandığı oyların sayılıp sayılmaması gerektiği noktasında yoğunlaşıyor.
KKCG, yönetim kararlarının askıya alınmasını istedi
KKCG Maritime, 14 Mayıs genel kurulunda yönetim kurulu üye sayısının belirlenmesi, yönetim kurulu ve başkanının seçilmesi ile denetim organının atanmasına ilişkin kararların geçici olarak durdurulmasını istedi. Başvuruda ayrıca FIH tarafından kullanılan oyların çıkarılarak genel kurul oylarının yeniden sayılması talep edildi.
Bu talep kabul edilseydi Ferretti’nin yönetim organlarının yapısı değişebilecekti. Ancak Bologna Mahkemesi, geçici tedbir için gerekli ilk bakışta hukuki dayanağın bulunmadığına hükmetti. Karar, genel kurulun geçerliliği konusunda nihai hüküm anlamına gelmiyor.
Golden Power tartışması: Çinli hissedarın oyları neden hedef alındı?
KKCG’nin itirazının hukuki dayanaklarından biri, İtalya’nın stratejik alanlardaki yabancı yatırımları denetlemeye yönelik Golden Power düzenlemesi. Çek yatırımcı, Ferretti’nin savunma ve güvenlik alanındaki faaliyetleri nedeniyle Çin bağlantılı FIH’nin hissedarlığına ilişkin bildirim yükümlülüğünün doğduğunu ve bu nedenle oy haklarının askıya alınması gerektiğini savundu.
Mahkeme, geçici tedbir incelemesinde Ferretti Security Division’ın 2016 yılında kurulmasının FIH’nin daha önce edinilmiş hissedarlığı için bir Golden Power bildirimi yükümlülüğü oluşturmadığı sonucuna ulaştı. Böylece FIH’nin oylarının geçersiz sayılmasını gerektirecek ön koşulun oluşmadığını değerlendirdi.
Mahkeme ayrıca açıklanmamış hissedar anlaşmaları bulunduğu ve oy haklarının kötüye kullanıldığı yönündeki iddiaları da bu aşamada yeterli bulmadı. Bu değerlendirmeler, Golden Power mevzuatının Ferretti’ye hiçbir koşulda uygulanamayacağı anlamına gelmiyor; karar somut başvurudaki geçici tedbir koşullarıyla sınırlı.
Weichai ve KKCG arasındaki yönetim mücadelesi
Ferretti’nin büyük hissedarı Çinli Weichai, FIH üzerinden şirketin yaklaşık yüzde 39,5’lik payını elinde bulunduruyor. Çek yatırım grubu KKCG’nin Ferretti’deki payı ise yüzde 23,23 düzeyinde. Mayıs ayındaki genel kurul, iki yatırımcı arasındaki yönetim rekabetinin belirleyici aşaması oldu.
Genel kurulun ardından Çinli hissedarın desteklediği liste dokuz üyeli yönetim kurulundaki sekiz koltuğu, KKCG’nin listesi ise bir koltuğu elde etti. Weichai’nin desteklediği yeni yapılanmada Tan Ning yönetim kurulu başkanı olurken Stassi Anastassov CEO görevine getirildi. Ferretti’yi yaklaşık 12 yıl yöneten Alberto Galassi ise CEO’luk görevinden ayrıldı.
KKCG’nin FIH’nin oylarını yeniden sayımdan çıkarmak istemesi, dolayısıyla yalnızca usule ilişkin bir itiraz değil; genel kurulda oluşan yönetim dengesini değiştirebilecek bir hukuki girişim niteliği taşıyor.
Esas dava henüz sonuçlanmadı
Ferretti, mahkeme kararının ardından yönetim kurulu ve diğer şirket organlarının yetkilerini kullanmaya devam ettiğini açıkladı. Şirket yönetimi, iş planının uygulanması ve ticari faaliyetlerin sürdürülmesine odaklandığını bildirdi.
Buna karşılık mahkemenin reddettiği başvuru yalnızca geçici tedbir talebi. KKCG’nin genel kurul kararlarına yönelik açtığı esas dava sonuçlanmadığı için hissedarlar arasındaki hukuki anlaşmazlık kapanmış değil. Kararın, devam eden yargılama ve olası sonraki başvurulardan bağımsız nihai bir hüküm olarak yorumlanmaması gerekiyor.
Riva, Pershing ve Custom Line’ı da ilgilendiriyor
Ferretti Group; Riva, Pershing, Custom Line, CRN, Wally, Itama ve Ferretti Yachts markalarını bünyesinde bulunduruyor. Bu nedenle hissedarların şirket yönetimi üzerindeki mücadelesi, uluslararası yat üretim ve satış ağının yatırım ve yönetim stratejileri bakımından önem taşıyor.
Ancak Bologna Mahkemesi’nin kararının yat üretim takvimini, siparişleri veya teslimatları doğrudan etkilediğini gösteren doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Mevcut durumda kesinleşen gelişme, geçici tedbir başvurusunun reddedilmesi ve yönetimin görevine devam etmesi.
