Finlandiya merkezli Saxdor Yachts, Amerika Birleşik Devletleri’nde tekne üretimine başladı. Şirketin Florida eyaletindeki Fort Pierce tesisinde üretilen ilk Saxdor 320 GTO tamamlanırken modelin seri üretim süreci de başlatıldı. Yeni üretim merkezi, Saxdor’un Kuzey ve Güney Amerika pazarlarındaki büyüme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Mart 2026’da Amerikan tekne üreticisi Malibu Boats tarafından satın alınan Saxdor, ABD’deki üretim faaliyetlerini grubun mevcut tesisinde yürütüyor. Finlandiya ve Polonya’daki üretimini sürdüren şirket, Florida’daki kapasitesini aşamalı olarak genişletmeyi ve Amerikan pazarına yönelik teslimatlarını artırmayı hedefliyor.
Florida’da İlk 320 GTO Tamamlandı, Sırada 270 GTO Var
Saxdor’un ABD’deki ilk üretim modeli olan 320 GTO, markanın yaklaşık 10 metrelik dıştan takma motorlu spor tekneleri arasında yer alıyor. Florida’daki ilk teknenin tamamlanmasının ardından seri üretime geçilirken daha küçük Saxdor 270 GTO modelinin de aynı tesiste üretilmesi planlanıyor.
Şirket, üretim faaliyetleri geliştikçe diğer modelleri de ABD’deki programa dahil etmeyi hedefliyor. Bununla birlikte Florida tesisine yapılan yatırımın büyüklüğü, yıllık üretim kapasitesi ve oluşturulacak yeni istihdam konusunda henüz ayrıntılı rakam açıklanmadı.
ABD’deki üretim, Finlandiya ve Polonya’daki tesislerin yerini almayacak. Saxdor, mevcut Avrupa üretimini koruyarak Amerikan müşterilerine daha yakın bir üretim ve teslimat ağı oluşturmayı amaçlıyor.
Malibu Boats Satın Almasının Ardından İlk Büyük Üretim Adımı
Saxdor’un ABD’deki üretime geçişi, Malibu Boats tarafından satın alınmasından yaklaşık yedi ay sonra gerçekleşti. Amerikan şirketi, Mart 2026’da Finlandiyalı üreticiyi yaklaşık 150 milyon euro başlangıç bedeliyle bünyesine kattı. Anlaşmada belirlenen performans hedeflerine bağlı ek ödeme hükümleri de bulunuyor.
Sakari Mattila tarafından 2019 yılında kurulan Saxdor, kısa sürede uluslararası pazarlarda büyüyen tekne markalarından biri haline geldi. Şirketin 2025 yılındaki ciro büyümesi yüzde 65’e ulaşırken Kuzey Amerika, toplam satışların yaklaşık üçte birini oluşturdu.
Malibu Boats’un mevcut üretim altyapısından yararlanılması, Saxdor’un ABD’de sıfırdan bir fabrika kurmadan üretime başlamasını sağladı. Bu yapı, üretim faaliyetlerinin yanı sıra dağıtım, satış sonrası hizmetler ve Amerikan pazarına yönelik yeni modellerin geliştirilmesini de kapsıyor.
MarineMax ile ABD’deki Satış Ağı Genişletiliyor
Saxdor, üretim faaliyetlerine paralel olarak Amerika kıtasındaki bayi ve servis ağını da genişletiyor. Şirket, Kanada, Arjantin ve Karayipler’de yeni iş ortaklarıyla anlaşırken ABD’de MarineMax ile yürüttüğü dağıtım faaliyetlerini Malibu Boats’un bayi ağıyla destekleme kararı aldı.
Yapılan düzenlemeye göre MarineMax’in faaliyet göstermediği bölgelerde Malibu Boats grubunun mevcut bayileri de Saxdor modellerinin satışını destekleyebilecek. Böylece şirket, yeni üretim kapasitesini daha geniş bir satış ve servis organizasyonuyla birleştirmeyi planlıyor.
Saxdor’un Amerika kıtası satışlarından sorumlu başkanı Don Smith, bölgenin şirket için temel pazarlardan biri olduğunu belirtti. Smith, ilk 320 GTO’nun tamamlanması ve yeni modellerin üretime alınmasıyla müşterilere daha yakın bir üretim yapısı oluşturduklarını, bayi ve servis altyapısına yönelik yatırımların da süreceğini ifade etti.
Fort Lauderdale’de Altı Model Sergilenecek
Saxdor, 28 Ekim–1 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Fort Lauderdale International Boat Show’a altı modelle katılacak. MarineMax iş birliğiyle gerçekleştirilecek fuar programında 460 GTC, 350 GTW, 400 GTS, 400 GTC, 320 GTO ve 270 GTO modelleri yer alacak.
Fuarın yeniliklerinden biri, daha önce 340 GTWA olarak sunulan modelin geliştirilmiş versiyonu Saxdor 350 GTW olacak. Yeni modelde sürgülü kapı sistemi yeniden düzenlenirken kumanda konsoluna entegre klima, ilave depolama alanları ve isteğe bağlı L biçimli oturma düzeni sunulacak. Motor seçenekleri arasında iki adet 350 beygirlik Mercury Verado V10 da bulunacak.
Cannes Yachting Festival’de dünya tanıtımı yapılan 460 GTS modelinin ise son testleri sürüyor. Saxdor, bu modelin ABD pazarına 2027 yılının ortalarında sunulmasını planlarken 460 GTC’nin kıç kabinli yeni versiyonu üzerinde de çalışıyor.
Otonom Yanaşma ve Yapay Zekâ Teknolojilerine Yatırım
Saxdor’un büyüme programında tekne üretiminin yanında dijital teknolojiler de yer alıyor. Şirket, Navico Group tarafından geliştirilen Simrad AutoCaptain otonom yanaşma teknolojisini ürün geliştirme çalışmalarına dahil ederken teknelerde kullanılan elektronik sistemleri de genişletiyor.
Daha önce Cenova’da tanıtılan AutoCaptain, yanaşma manevralarında otomasyon desteği sağlamak üzere geliştirildi. Saxdor’un dijital çözümleri arasında bulunan Boat IQ ise teknelerin çok işlevli ekranlarına entegre çalışan, Saxdor AI bilgi platformuyla bağlantılı bir yapay zekâ asistanı olarak sunuluyor.
Şirket, bu teknolojilerin satış sonrası hizmetler kapsamında desteklenmesi için Navico Group ile teknik eğitim programları üzerinde de çalışıyor. Amaç, yeni sistemlerin kullanıldığı teknelerde yerel servis ekiplerinin teknik yeterliliğini artırmak ve bakım süreçlerini geliştirmek.
ABD’de Yerel Üretim, Uluslararası Rekabeti Nasıl Etkileyecek?
Saxdor’un Florida’da üretime başlaması, tekne üreticilerinin büyük pazarlara erişiminde farklı bir üretim modelini öne çıkarıyor. Avrupa’da üretilen teknelerin Amerika’ya ihraç edilmesine alternatif olarak hedef pazarda üretim yapılması, özellikle taşıma ve teslimat süreçlerinde avantaj sağlayabilir.
Bununla birlikte yerel üretimin toplam maliyet üzerindeki etkisi; işçilik giderleri, tedarik zinciri, üretim ölçeği ve kullanılan parçaların menşeine göre değişiyor. Dolayısıyla ABD’de üretimin başlaması, tek başına daha düşük maliyet veya daha rekabetçi satış fiyatı anlamına gelmiyor.
Türkiye’deki seri tekne üreticileri açısından da benzer bir rekabet konusu bulunuyor. Avrupa ve Amerika pazarlarına ihracat yapan Türk tersaneleri için üretim maliyetlerinin yanında teslimat süreleri, dağıtım ağı ve satış sonrası hizmet kapasitesi giderek daha fazla önem taşıyor.
Saxdor’un ABD yatırımı, bu unsurların tek bir büyüme stratejisi altında birleştirildiği örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Florida’daki üretimin ilerleyen dönemde kaç modele ve ne kadar kapasiteye ulaşacağı ise şirketin Amerikan pazarındaki büyümesinin belirleyici unsurları arasında olacak.
