Lüks süperyat dünyasının en gösterişsiz ama en derin hikâyelerinden birine sahip olan Nahlin, yalnızca çelikten bir gövde ya da estetik bir tasarım harikası değil; 20. yüzyılın siyasi kırılmalarını, aşk skandallarını ve endüstriyel dönüşümleri omzunda taşımış bir “yüzen arşiv”dir. 1930 yılında İskoçya’da inşa edilen bu 91.4 metrelik motor yat, bugün hâlâ denizlerde dolaşıyor ve her göreni geçmişe doğru bir keşif yolculuğuna çıkarıyor.
Lady Yule’un Hayaliyle Başlayan Bir Hikâye
Nahlin’in hikâyesi, 1930 yılında Clydebank, Glasgow’da Lady Annie Henrietta Yule için başlatıldı. Servetini Hindistan’daki tekstil yatırımlarından ve at yetiştiriciliğinden kazanan Lady Yule, dönemin en zarif ve modern yatlarından birini yaptırmak istedi. İnşaatı John Brown & Co. tarafından gerçekleştirilen yat, 28 Nisan 1930’da suya indirildi. Nahlin, yerli Amerikan dilinde “hızlı koşan” anlamına gelmektedir ve yatın baş kısmında bir Kızılderili figürü yer alır.
G.L. Watson & Co. yatın dış tasarımını ve mühendisliğini üstlenirken, iç dekorasyonda dönemin önde gelen ismi Sir Charles Allom görev aldı. 6 özel süit, bir hanımefendilere özel oturma salonu, üç tarafı camla çevrili bir salon ve bir spor salonu gibi zamana göre olağanüstü özellikler taşıyordu.
Kraliyet Skandalının Sahnesi: VIII. Edward ve Wallis Simpson
1936 yazında İngiltere Kralı VIII. Edward, resmi kraliyet yatı yerine Nahlin’i tercih ederek sevgilisi Wallis Simpson ile Akdeniz’e açıldı. Sibenik’ten İstanbul’a uzanan bu yolculukta Nahlin, İngiltere tarihinin en büyük anayasal krizlerinden birinin merkezinde yer aldı.
Edward, halk ve parlamentodan gizli bir şekilde Wallis Simpson ile aşk yaşamaktaydı. Yat üzerindeki fotoğrafları İngiliz basını yayınlamasa da Amerikan ve Avrupa gazeteleri manşetlere taşıdı. Bu görüntüler kamuoyu baskısını artırdı ve Kral Edward, 11 Aralık 1936’da tahtı kardeşi VI. George lehine bırakmak zorunda kaldı. Nahlin bu sürecin adeta “sessiz tanığı” oldu.
Edward’ın alkol servisi olmayan Nahlin’de kitaplıkları şarap mahzenine çevirdiği bile dönemin anekdotları arasında yer aldı.
Romanya Dönemi: Kraliyet Yatından Müze Gemisine
1937’de Nahlin, Romanya Kralı II. Carol tarafından 120.000 sterline satın alındı. “Luceafărul” (Akşam Yıldızı) adını aldı. Sonrasında sırasıyla “Răsăritul” (Gündoğumu) ve “Transilvania” adlarını da taşıdı. 1948’de Romanya’nın komünist rejime geçişiyle birlikte yat devlet mülkiyetine geçti ve “Libertatea” (Özgürlük) adını aldı. Donanmada görev aldıktan sonra Galati şehrinde müze gemi ve restoran olarak hizmet verdi.
Ancak yıllar içinde kaderine terk edilen yat, paslanan dış gövdesiyle 1990’ların sonunda bir “hayalet gemi” görünümüne büründü.
İngiltere’ye Dönüş ve Titiz Restorasyon Süreci
1998 yılında İngiliz yat komisyoncusu Nicholas Edmiston tarafından yalnızca 265.000 dolara satın alındı. Resmi olarak restorasyon amacıyla İngiltere’ye götürüleceği söylense de, bu transfer tartışmalı şekilde gerçekleşti. Yat, ağır yük gemisiyle Falmouth’a, oradan Plymouth ve Liverpool’a taşındı.
Ancak restorasyonu üstlenen Cammell Laird tersanesi iflas edince süreç aksadı. 2005 yılında Almanya’nın Rendsburg kentindeki Nobiskrug tersanesine devredildi. 2000’li yıllarda Nahlin’in buharlı sistemleri sökülerek modern bir dizel-elektrik güç sistemine dönüştürüldü.
Yeni sistem:
-
2 x MTU 16V dizel motor
-
2 x 2.000 kW elektrik motoru
-
Maksimum hız: 18 knot
-
Seyir hızı: 15 knot
Yatın orijinal tender botu (21 ft), İskoçya’da bulunarak restore edildi ve Nahlin’e yeniden bağlandı.
Dyson Hanesi ve Modern Çağ
2006 yılında Nahlin, Dyson elektrikli ev aletleri markasının kurucusu Sir James Dyson tarafından satın alındı. 2010 yılında İngiltere bayrağıyla tekrar tescil edildi ve orijinal ismi olan “Nahlin” geri verildi. Bugün hâlâ aktif durumda ve zaman zaman Akdeniz’de Türkiye kıyılarında görülüyor.

































































