Küresel Pazarın Genel Görünümü
2025’te süperyat pazarında satış adetleri büyük bir çöküş göstermedi ancak karar süreçleri uzadı. Alıcılar daha uzun araştırma yapıyor, fiyat ve teslim takviminde pazarlık payı arttı.
Yeni inşa tarafında özellikle 45 metre altı segmentte talep zayıflarken, 50 metre üzeri yatlarda göreli bir direnç gözlendi. Bunun temel nedeni, ultra yüksek gelir grubunun faiz ve küresel belirsizliklerden daha sınırlı etkilenmesi.
İkinci el pazarında ise dikkat çekici bir eğilim öne çıktı: Satış adedi yatay seyrederken el değiştiren yatların ortalama boyu büyüdü. Daha az ama daha büyük yat satıldı.
Yeni İnşa: Sipariş Defterleri Yüksek, Yeni Satışlar Daha Temkinli
Tersaneler açısından 2025, geçmiş yıllarda alınan siparişlerin teslim edildiği bir yıl oldu. 2021–2022 döneminde dolan sipariş defterleri hâlâ üretim hatlarını besliyor. Buna karşın yeni sözleşmeler daha seçici ilerliyor.
Spekülatif olarak inşa edilen ve “stokta yat” olarak bekleyen projeler, özellikle orta segmentte fiyat baskısı yaratıyor. Bu durum, bazı tersaneleri indirimli satışlara ve esnek teslim koşullarına yöneltti.
İkinci El Pazarında Denge Arayışı
İkinci el pazarı 2025’te sektörün denge unsuru hâline geldi. Yeni inşa bekleme sürelerinden kaçınan alıcılar, iyi bakılmış ve bilinir geçmişe sahip yatlara yöneldi.
Burada kalite belirleyici unsur oldu. Refit geçmişi güçlü, klas sertifikaları güncel yatlar daha hızlı el değiştirirken, bakım ihtiyacı yüksek tekneler pazarda uzun süre kaldı.
Charter Pazarı: Normalleşme Dönemi
Kiralama tarafı 2025’te istikrarlı bir çizgi izledi. Pandemi sonrası yaşanan aşırı yoğunluk yerini daha rasyonel fiyatlamaya bıraktı. Charter gelirleri devam ediyor ancak sezonlar arası dalgalanma daha belirgin.
Regülasyonlar, vergilendirme ve bölgesel kısıtlamalar destinasyon tercihlerini doğrudan etkiliyor. Akdeniz hâlâ merkez konumda olsa da Karayipler ve Orta Doğu alternatif olarak öne çıkıyor.
Üretimde Lider Ülkeler
Küresel süperyat üretiminde tablo büyük ölçüde netleşmiş durumda:
-
İtalya, yüksek üretim hacmi ve güçlü tedarik zinciriyle liderliğini sürdürüyor. Seri ve yarı-özel üretimde ölçek avantajına sahip.
-
Hollanda, tam özel üretim ve üst segment kalite algısında referans noktası olmaya devam ediyor.
-
Almanya, büyük tonajlı ve teknik açıdan karmaşık projelerde öne çıkıyor.
Bu ülkeler, yüksek marka değeri ve yerleşik müşteri ağlarıyla pazarın üst segmentini kontrol ediyor.
Türkiye’nin Küresel Konumu
Türkiye, 2025 itibarıyla süperyat üretiminde artık “yükselen ülke” değil, üst lig oyuncusu konumunda değerlendiriliyor. Antalya Serbest Bölge başta olmak üzere gelişen tersane altyapısı, Türkiye’yi tam özel üretimde güçlü bir alternatif hâline getirdi.
Türkiye’nin avantajları net:
-
Rekabetçi maliyet–kalite dengesi
-
Esnek proje yönetimi
-
Görece daha kısa teslim süreleri
Bu unsurlar, Avrupalı rakiplere kıyasla Türkiye’yi özellikle 30–60 metre aralığında cazip kılıyor. İhracat rakamları da bu tabloyu destekliyor; yat ve gemi ihracatı 2025’te güçlü seyrini sürdürdü.
Ekonomist Gözüyle 2025
Makro açıdan bakıldığında 2025, yüksek faiz ortamının ve jeopolitik belirsizliklerin hissedildiği bir yıl oldu. Yat sektörü bu koşullarda dayanıklılık gösterdi ancak hızlı büyüme beklentisi rafa kalktı. Sermaye artık daha seçici, yatırım geri dönüşü daha dikkatle hesaplanıyor.
Sektör Temsilcisi Gözüyle 2025
Sahadan bakıldığında ise mesele net: İşçilik kalitesi, teslim disiplini ve satış sonrası destek öne çıkıyor. Türkiye, bu üç başlıkta ciddi mesafe aldı. Önümüzdeki dönemde markalaşma ve global servis ağlarının güçlenmesi, Türkiye’nin konumunu daha da yukarı taşıyacak başlıklar olarak görülüyor.
Genel Değerlendirme
2025, dünya yat sektörü için bir duraklama değil; ayıklama ve dengeleme yılı oldu. Lider ülkeler konumlarını korurken Türkiye, üretim kapasitesi ve ihracat performansıyla küresel tabloda kalıcı bir yer edindi.




















































