Pazar, Eylül 6, 2026
  • Künye
  • Reklam
  • İletişim
  • Yat & Marina
  • Yat Magazin
  • Yat Mevzuatı
  • Tersaneler
  • Marinalar
    • Marina Rehberi
    • Marina Haberleri
    • Marina Bilgi Formu
  • Etkinlikler
  • Yatlar
  • Yat Teknik / Bakım
No Result
View All Result
Yat Marina
  • Yat & Marina
  • Yat Magazin
  • Yat Mevzuatı
  • Tersaneler
  • Marinalar
    • Marina Rehberi
    • Marina Haberleri
    • Marina Bilgi Formu
  • Etkinlikler
  • Yatlar
  • Yat Teknik / Bakım
No Result
View All Result
Yat Marina
No Result
View All Result
En iyilerin seçimiAFS YACHT Usturmaça askısı Halat Şişirilebilir usturmaça Usturmaça kılıfı Bot kamçısı afsyacht.comReklam
Home Çevre

Balıkçı Bugün Yaşasaydı Ne Derdi? | Tuna Altunkaya YatMarina’da

Türk denizciliğinin ve Bodrum kıyılarının korunması için yıllardır mücadele veren Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Tuna Altunkaya, bundan böyle görüşlerini YatMarina.com.tr okurlarıyla paylaşacak.

1 Haziran 2026
in Çevre, Kültür Sanat
0 0
A A
0
Balıkçı Bugün Yaşasaydı Ne Derdi? | Tuna Altunkaya YatMarina’da

Altunkaya’nın ilk yazısı, Türk denizciliğinin köklerine ve Mavi Yolculuk kültürünün bugün geldiği noktaya uzanıyor. Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın — yani “Halikarnas Balıkçısı”nın — gözünden bugünün denizciliğine bakan yazar, tekne sahipliği ile deniz insanı olmak arasındaki farkı, kıyılarımızın üzerindeki baskıyı ve Mavi Yolculuk’un ruhunu kaybetme tehlikesini ele alıyor.

Marinaların dolduğu, yat satışlarının rekor kırdığı bir dönemde denizin gerçek anlamını sorgulayan bu yazı, sektörün çoğu zaman göz ardı ettiği bir soruyu masaya yatırıyor: Deniz bir mülk müdür, yoksa yaşanacak bir kültür mü?

İşte Tuna Altunkaya’nın ilk yazısı:

Solfix Solfix Solfix

Balıkçı Bugün Yaşasaydı Ne Derdi?

Cevat Şakir Kabaağaçlı bir an için karşıma çıkıverse…

Beyaz saçları rüzgârda dalgalansa, elinde sigarası, gözleri denizin mavisinden biraz daha mavi olsa…

Ve ben ona sorsam:
“Balıkçı, bugünleri görseydin ne derdin?”

…

Önce çok kızardı diye düşündüm ama sonra hatırladım; o insanlara değil, düşüncelere kızardı.

Ama muhtemelen şöyle derdi:
“Denizi sahip olunacak bir şey sanıyorsunuz.”

Oysa deniz kimsenin değildir.
Biz yalnızca kısa süreli misafirleriz.
Deniz bizden önce vardı.
Bizden sonra da var olacak.

….

Bugün Türkiye kıyılarında her zamankinden fazla tekne var.

Marinalar dolu.
Sipariş defterleri dolu.
Ünlü markaların yat satışları rekor kırıyor.

Pandemi sonrası insanlar denizin özgürlüğünü keşfetti.

Ama aynı dönemde başka bir şey daha oldu.

Denizcilik ile tekne sahipliği birbirine karıştırıldı.

Tekne sahibi olmak ile deniz insanı olmak aynı şey değildir.

…

Balıkçı bunu herkesten iyi bilirdi.

Çünkü onun anlattığı deniz, satın alınabilecek bir şey değildi.

Onun denizi bir yaşam biçimiydi.

Mavi Yolculuk da tam olarak buydu.

Bugün lüks turizm broşürlerinde gördüğümüz bir rota değildi.

Bir keşifti.

Bir dönüşümdü.

Bir insanın karadan kopup yeniden insan olma çabasıydı.

Balıkçı, Azra Erhat ve Sabahattin Eyüboğlu ilk yolculuklara çıktıklarında ne marina vardı ne de VIP iskeleler.

Onlar koylara giderken “nereye demirleriz?” diye değil, “orada ne öğreniriz?” diye düşünürdü.

Bir koy onlar için bir mülk değil, bir hikâyeydi.

Bir burun yalnızca coğrafi bir şekil değil, binlerce yıllık bir hafızaydı.

Bir zeytin ağacı sadece ağaç değildi.

Anadolu’nun yaşayan tarihiydi.

Bugün ise bazen tam tersini görüyoruz.

Milyonlarca euro değerindeki tekneler günlerce aynı koyda duruyor.

Denize çıkmayan tekneler görüyoruz.

Sahibini yılda birkaç kez gören tekneler görüyoruz.

Koyları manzara gibi tüketen ama ruhunu hiç tanımayan tekneler görüyoruz.

Mavi Yolculuk’un bugün karşı karşıya olduğu en büyük tehlike de budur.
Koyların kalabalıklaşması değil.
Teknelerin çoğalması değil.

Ruhunu kaybetmesi.

…

Bir zamanlar insanların yıldızları seyrederek geçtiği gecelerde şimdi jeneratör sesleri duyuluyor.

Bir zamanlar süngerci hikâyelerinin anlatıldığı sofralarda artık ekran ışıkları yanıyor.

Bir zamanlar rotalar dostluklarla çizilirken bugün aplikasyonlarla çiziliyor.

Ama yine de umutsuz değilim.

Çünkü Balıkçı da umutsuz olmazdı.

O sürgün olarak geldiği Bodrum’da bir cennet gördü.

Herkes taşlık ve kurak bir yarımada görürken o bir uygarlıklar bahçesi gördü.

Herkes yoksulluk görürken o geleceği gördü.

Belki bugün yaşasaydı yine aynı şeyi yapardı.

Yine insanlara denizi anlatırdı.

Yine çocukları teknelere bindirirdi.

Yine Gökova’nın ışığını göstermeye çalışırdı.

Ve muhtemelen bize şöyle seslenirdi:

“Merak etmeyin.
Deniz kendini korumayı bilir.
Yeter ki onu seven birkaç kişi kalsın.”

İşte ben buna inanıyorum.
Bugün Mavi Yolculuk eski günlerindeki kadar güçlü olmayabilir.

Kıyılarımız baskı altında olabilir.
Koylarımız kalabalıklaşmış olabilir.
Kapitalizmin sert dalgaları her yere vuruyor olabilir.

Ama hâlâ bir yerlerde gün doğumunu izlemek için sessizce demir atan insanlar var.

Hâlâ çocuklarına yıldızları gösteren kaptanlar var.

Hâlâ bir koyun adını öğrenmek için harita açan insanlar var.

Hâlâ denizi tüketilecek bir ürün değil, yaşanacak bir kültür olarak görenler var.

Belki sayıları az.

Ama zaten Mavi Yolculuk hiçbir zaman kalabalıkların hikâyesi olmadı.

Her zaman birkaç hayalperestin hikâyesiydi.

Ve ben inanıyorum ki Balıkçı’nın hayal ettiği mavi yolculuk, bütün gürültüye rağmen, bütün baskılara rağmen, Gökova’nın rüzgârlarında yaşamaya devam edecek.

Çünkü bazı fikirler ölmez.

Bazı yolculuklar bitmez.

Ve bazı denizler, kendilerini sevenleri asla unutmaz.

Tags: Bodrumbodrum denizciler derneğiCevat Şakir Kabaağaçlıdeniz insanıdenizcilik kültürüGökovaHalikarnas Balıkçısıköşe yazısıManşetlermarinamavi yolculuktuna altunkayaYat
ShareSendShare
En iyilerin seçimiAFS YACHT Usturmaça askısı Halat Şişirilebilir usturmaça Usturmaça kılıfı Bot kamçısı afsyacht.comReklam

Kategoriler

  • Çevre
  • Etkinlikler
  • Kültür Sanat
  • Lüks Yat Tanıtımları
  • Marina Haberleri
  • Megayat
  • Milyarderler
  • Motoryat
  • Rotalar
  • Sağlık
  • Tersane Haberleri
  • Yat Magazin
  • Yat Mevzuatı
  • Yat Teknik / Bakım
  • Yat ve Marina Haberleri

Etiket

Akdeniz arama kurtarma Arel 7 Bilgin Yachts Bodrum Denizcilik Deniz Güvenliği deniz kazası deniz turizmi Ege Denizi Feadship Fethiye graywolf Göcek halit yukay lüks yat Lüks Yatlar Lürssen Manşetler marina marmara adası Marmara Denizi Marmaris mavi yolculuk mega yat Muğla Sahil Güvenlik Süperyat tekne kazası tekne yangını tersane Türkiye yat sektörü türk tersaneleri Türk yat sektörü Yalova Yalıkavak Marina Yat Fuarı yat haberleri yat kazası Yat Marina Yat Sektörü Yat Tasarımı Yat Turizmi yat üretimi İstanbul

© 2024 YatMarina.com.tr - Yat, Yelkenli, Motoryat, Megayat Haberleri YatMarina. Yazılım ve Teknik Destek SosyalWebia.com

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • Yat & Marina
  • Yat Magazin
  • Yat Mevzuatı
  • Tersaneler
  • Marinalar
    • Marina Rehberi
    • Marina Haberleri
    • Marina Bilgi Formu
  • Etkinlikler
  • Yatlar
  • Yat Teknik / Bakım

© 2024 YatMarina.com.tr - Yat, Yelkenli, Motoryat, Megayat Haberleri YatMarina. Yazılım ve Teknik Destek SosyalWebia.com