“Kabotaj Hakkı, Bağımsızlığımızın Teminatıdır”
Kıran, kabotajın bir devletin kendi limanları arasında yük ve yolcu taşıma hakkı olduğunu belirterek, bu hakkın 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Antlaşması’yla geri alındığını ve 1926’da çıkarılan Kabotaj Kanunu’yla Türk vatandaşlarına tanındığını hatırlattı.
Bu kazanımın Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile daha da pekiştiğini ifade eden Kıran, Türkiye’nin boğazlar üzerindeki denetimini bu sayede sağlamlaştırdığını ve Karadeniz’de istikrarın garantörlerinden biri haline geldiğini söyledi.
“Denizlerdeki Haklarımızdan Vazgeçmeyiz”
Kıran, “Mavi Vatan” vizyonunun Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini koruma iradesinin bir yansıması olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, sadece kıyılarımız değil kıta sahanlığımız da bize aittir. Denizlerimizde yürütülen enerji arama faaliyetleri, liman yatırımları, donanma kapasitemiz ve deniz yetki alanlarımızı koruma irademiz bu vizyonun temelidir.”
Türk Sahipli Filoda Dünya İlk 10’u Hedefliyor
Denizcilik sektörünün Türkiye ekonomisindeki gelişimine de değinen Kıran, 2024 yılı itibarıyla Türk sahipli filonun 52 milyon DWT kapasiteyle dünyanın en büyük filoları arasında 11. sırada yer aldığını ve ilk 10 hedefine yaklaşıldığını kaydetti.
“Denizciliğe Yatırım, Bağımsızlığa Yatırımdır”
Kıran, Atatürk’ün “Denizciliği Türk’ün büyük ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” sözlerini hatırlatarak şu mesajla tamamladı:
“Denizciliğe yapılacak her yatırım, aslında bağımsızlığımıza, güvenliğimize ve kalkınmamıza yapılan bir yatırımdır. Türk milleti denizlerdeki hakimiyetini barış içinde, ancak kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.”



















































