Göcek ve Dalaman koylarında nisan ayında devreye giren ücretli mapa-şamandıra sistemi, ilk kapsamlı bilimsel değerlendirmesini aldı. İnşaat Mühendisleri Odası’nın 8-10 Ekim’de Muğla’da düzenlediği 11. Ulusal Kıyı ve Deniz Mühendisliği Sempozyumu’nda sunulan “Göcek Dalaman Koyları Mapa Şamandıra Uygulaması Üzerine Gözlemler, Değerlendirmeler ve Öneriler” başlıklı bildiri; sistemin tasarımını, fiyat politikasını ve paydaşlarla yaşanan kopukluğu ayrıntılı biçimde ele aldı.

Bildirinin yazarları arasında Türk kıyı mühendisliğinin duayeni, ODTÜ’nün kıyı ve liman mühendisliğindeki üstat ismi, emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner yer alıyor. Çalışmanın diğer imzaları Yalçıner Patent ve Danışmanlık Genel Müdürü Uğur Gürşad Yalçıner ile mavi yolculuk kültürünün en kapsamlı başvuru eserlerinden Mavi Yolculuk Rehberi’nin yazarı, gazeteci Ali Boratav’a ait. Boratav’ın Gökova’dan 12 Adalar’a uzanan yüzlerce koyu belgelediği rehber, 2019’daki ilk baskısından bu yana denizcilerin teknedeki temel kaynaklarından biri. Bildiriyi Boratav, YatMarina.com.tr ile paylaştı.
“Özel sektöre devredilmesin”
Yazarların tüm kıyılar için sıraladığı önerilerin en çarpıcısı, mapa-şamandıra sistemlerinin özelleştirilmeyeceğine ve özel sektöre devredilmeyeceğine, devlet tarafından işletileceğine dair güvence verilmesi. Bu talebin arka planında sistemin hukuki yapısı bulunuyor. Göcek-Dalaman’daki uygulamayı, Türkiye Çevre Ajansı’nın 16 Mart’ta yüzde 100 hissesiyle kurduğu DERİA Deniz Rehabilitasyonu İş Birliği ve Atık Yönetimi A.Ş. yürütüyor. 2022’de 7410 sayılı Kanunla yapılan değişiklik, Ajansa mapa-şamandıra sistemleri kurma ve işletme görevini verirken bu faaliyetleri şirket kurarak ya da şirketlere ortak olarak yürütme imkânı da tanıdı. 2024’te eklenen hükümle Ajansın şirketlere ortaklığına Cumhurbaşkanı karar veriyor.
Yazarlar sistemin tümüyle ücretsiz olmasını da önerdi. Ücret alınacaksa tutarın yalnızca yıllık bakım ve işletme maliyetini karşılayacak düzeyde tutulması gerekiyor.
Tüm kıyılar için “Yüzde 50 Tonozlu Koy Sınırı”
Genel öneriler arasında dikkat çeken bir diğer başlık, tüm kıyılarda “yüzde 50 tonozlu koy sınırı” getirilmesi. Buna göre bir günlük seyir mesafesi kabul edilen 20 millik bir alanda konforlu konaklama noktalarının en az yarısı serbest demirlemeye açık kalmalı. Yazarlar ayrıca şu adımları önerdi:
- Tüm kıyıların deniz çayırı haritalarının çıkarılıp Fransa’daki DONIA örneğinde olduğu gibi kamuoyuyla paylaşılması
- Kayalık ve deniz çayırlı alanlarda beton blok yerine helezonik sualtı çivisi gibi doğa dostu bağlama sistemleri kullanılması
- Dip yaşamı bulunmayan koylarda demirlemenin serbest bırakılması
- Tonoz kurulan bölgelerin yerel halkına ikametgâh şartıyla indirimli “bölge-kart” tanımlanması
- Gökova Karacasöğüt, Hisarönü Kurucabük-Kovanlı, Orhaniye ve Selimiye’de giderek çoğalan izinsiz tonozların kaldırılması
- Kaş ve Ayvalık’ta uygulanan, yalnızca baştan bağlanan düşük maliyetli modelin plato dip yapısına sahip koylarda yaygınlaştırılması
Göcek için esnek giriş, ek ücretsiz seçim
Göcek-Dalaman’a özel önerilerde yazarlar, otel mantığıyla kurulan “giriş 14.00, çıkış 12.00” düzeninin kaldırılmasını, teknelerin rezervasyon sistemine kayıt şartıyla istedikleri saatte boş tonoza bağlanabilmesini ve 24 saat sonra ayrılmasını istedi. Gün içinde hava koşulları ya da tercih nedeniyle iki üç koy değiştiren teknelerin tek günlük ödemeyle birden fazla koyu veya şamandırayı kullanabilmesi de öneriler arasında yer aldı. Kaptanın rüzgâra göre şamandıra seçmesi için talep edilen yüzde 20 ek ücretin kaldırılması gerektiğini vurgulayan yazarlar, bu tercihin denizcinin elinde olmayan koşullara bağlı olduğunu hatırlattı.
Teknik öneriler de şöyle sıralandı: Kıçtan bağlama için kıyıda 2009’daki gibi doğayla uyumlu kara mapalarına ve doğal kayalara dönülmesi, zeminin elvermediği noktalarda helezon vidalı mapa kullanılması, kıyıdaki mapa sayısının şamandıra sayısının en az iki katına çıkarılması, şamandıraların suya batmasını önleyecek kulvar halatı uygulaması ve tonozların hem deniz canlılarına barınak sağlayacak hem de yeniden kullanılabilecek şekilde delikli ve çok halkalı tasarlanması.
Beton ve çelikte malzeme hatası
Bildiri, tonozların malzemesinde de ciddi eksikler tespit etti. Tonozlara yerleştirilen mapalarda transmisyon çeliği kullanıldı. Bu çelik yüksek mukavemetine rağmen tuzlu suya karşı çok zayıf kalıyor ve hızla paslanıyor. Yazarlar yerine sıcak daldırma galvanizli çelik ya da daha iyisi 316 kalite paslanmaz çelik önerdi.
Tonozların imalatında C-40 ya da C-50 beton kullanıldı. Yazarlar tuzlu suya dayanımı daha yüksek CAC veya SRPC tipi çimentoların ya da puzolan veya yüksek fırın cürufu içeren CEM II-B, CEM III, CEM IV ve CEM V çimentoların tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Bu tür bloklarda su-çimento oranının da 0,40’ın altında tutulması gerekiyor.
Tonozlarda yalnızca tek bağlantı halkası bulunuyor ve yedek halka öngörülmedi. Sürekli hareket eden şamandıranın sürtünmesiyle halka kısa sürede aşınacak; halka işlevini yitirdiğinde tonoz da kullanılamaz hale gelecek. Eğimli zemine yerleştirilen tonozların karadan esen sert rüzgârda derine kayarak tekneyi dibe çekme riski de bildirinin uyardığı başlıklar arasında. Yazarlara göre bu sezon, kullanıcı hatasının da payıyla, bunun örneği yaşandı.
Sistem ilk kurulduğunda tekneler kıçtan tek halatla bağlanıyordu. Oysa 15-17 metreyi aşan teknelerin her zaman, küçük teknelerin de rüzgârlı havada kıçtan iki noktaya bağlanması gerekiyor. Ağustos sonunda DERİA palamar botlarının çift kıç halatı bağladığı görüldü. Tekne bağlandıktan sonra hem baş şamandırası hem de kıç mapasının şamandırası suyun altında kalıyor. DERİA’nın ağustosta yayımladığı Proje Tanıtım Dosyası kulvar halatlı sisteme geçileceğine işaret ediyor; aynı belgede kara mapası uygulamasından ise tamamen vazgeçildi.
856 bağlama yeri, doluluk yüzde 50 civarında
Sistemin toplam bağlama kapasitesi 856. Yazarların DERİA’nın internet sitesinden derlediği verilere göre doluluk 23 Haziran’da yüzde 10 seviyesindeydi; temmuz ve ağustosun yoğun haftalarında yüzde 46 ile 52 arasında seyretti, 31 Ağustos’ta yüzde 36’ya geriledi, 9 Eylül’de yüzde 47’ye çıktı. Göcek Halk Meclisi’nin Ağustos 2022’deki sayımında koylarda bin 100 tekne bulunuyordu.
Bildiri, haziran başında Göcek Adası ve Göcek Doğu’daki şamandıralara çok az tekne bağlanırken 120 teknenin geceyi Göcek koyunda alargada geçirdiğini fotoğraflarla belgeledi. Sistem kurulmayan Büyük Yassıca, Domuz Adası, Hamam, Manastır ve Kuyrucak (Binlik) koylarında ise yer bulma mücadelesi yaşandı.
Yüksek sezonda 12-14,99 metrelik bir tekne, sistemin atadığı şamandıra için KDV dahil günlük 1.500 TL, kendi seçtiği şamandıra için 1.800 TL ödüyor. Bu tutar 20-24,99 metrelik teknelerde 4.800 ve 5.760 TL’ye, 40 metrelik teknelerde 12 bin ve 14 bin 400 TL’ye çıkıyor. Bildiriye göre sistem şamandıra atarken günün rüzgâr koşullarını hesaba katmıyor, sahada şamandıra değişikliği talepleri de kabul görmüyor.
ÖÇKK ve TURMEPA’nın 2009-2011 arasında kıyıya yerleştirdiği 370 mapanın yaklaşık 220’si hâlâ kullanılabilir durumda. Yeni uygulamada bu mapalara ya da kayalara bağlanan tekneler uyarılıyor ve ceza kesilebileceği söyleniyor. Ancak 10 Eylül itibarıyla 3 ve 11 günlük konaklama sınırlarını da kapsayan yeni kuralları düzenleyen bir yasal metin yayımlanmadı.
Esnaf mutsuz, kaptanlar memnun
Bildirideki paydaş görüşleri tablonun iki yüzünü ortaya koydu. Göcek ve Dalaman esnafı, koylardaki tekne sayısının yüzde 30-40 düştüğünü ve bunun cirolara doğrudan yansıyacağını dile getirdi. Özel teknelerde çalışan profesyonel kaptanlar ise yer bulma ve demirleme stresinden kurtuldukları için memnun.
Ticari yat tarafında DERİA ile Dalaman Ticaret Odası arasında koylardaki en iyi 200 tonozun yönetiminin odaya devri için müzakere yürüdü. Türkiye Çevre Ajansı, ticari teknelere planlanan indirimin kaldırılmasını ve odanın 200 tonoz için ödeme garantisi vermesini şart koştu; anlaşma sağlanamadı. Kuşaklardır bu koyları serbestçe kullanan yerel denizciler ise kendilerine “Göcek-Kart” benzeri bir ayrıcalık tanınmamasına tepkili.
