“Mali yükümlülükler doğal olarak fiyatlara yansıyor”
Ertem, özel kullanımlı teknelerde KDV uygulamasının yarattığı maliyet baskısının bazı tekne sahiplerini marina dışındaki alternatiflere yönelttiğini belirterek bunun güvenlik riski doğurduğunu vurguladı.
“Marinalar; güvenlik, çevre yönetimi ve teknik altyapı açısından tekneler için en sağlıklı bağlama alanlarıdır” diyen Ertem, sorunun kaynağını net biçimde ortaya koydu: “Marina işletmelerinin kamuya karşı yüksek mali yükümlülükleri bulunuyor ve bu durum doğal olarak fiyatlara yansıyor.”
“Deniz turizmini destekleyecek özel teşvik modelleri şart”
Ertem’e göre çözüm, genel bir vergi indirimi değil sektöre özgü bir teşvik modelidir: “Deniz turizmini destekleyecek özel vergi ve teşvik modellerinin sektör açısından faydalı olacağına inanıyoruz.”
Aynı ihtiyacı yabancı bayraklı yatlar için de dile getiren Ertem, “Türkiye’nin özellikle yabancı bayraklı yatlar ve yüksek harcama potansiyeline sahip donatanlar için daha stratejik teşvik modelleri geliştirmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
“Yunanistan, Hırvatistan ve Karadağ zaman zaman daha çevik”
Türkiye’nin coğrafi avantajı, doğal koyları ve marina altyapısıyla güçlü bir destinasyon olmayı sürdürdüğünü belirten Ertem, Akdeniz havzasındaki rekabetin giderek sertleştiğini de vurguladı.
“Yunanistan, Hırvatistan ve Karadağ gibi ülkeler zaman zaman daha çevik uygulamalarla avantaj elde edebiliyor” diyen Ertem, doğru planlama ve sürdürülebilir turizm politikalarıyla Türkiye’nin Akdeniz’de çok daha güçlü bir konuma ulaşacağına inandığını ifade etti.
Mapa-şamandıra: “Güvenlik standartlarını yetkili kurumlar belirleyecek”
Göcek koylarında hayata geçirilmesi planlanan 918 mapa, 891 şamandıra ve 857 tonozluk sisteme ilişkin tartışmaları değerlendiren Ertem, sektör temsilcilerinin kötü hava koşullarında oluşabilecek güvenlik risklerine dair endişelerini dikkatle takip ettiklerini söyledi. “Bu hassasiyetin dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Güvenlik standartlarının Kıyı Emniyeti ve Sahil Güvenlik Komutanlığı gibi yetkili kurumların değerlendirmeleri doğrultusunda şekilleneceğini belirten Ertem, Deniz Turizm Birliği olarak sektörün görüşlerini ilgili kurumlarla paylaşmayı sürdürdüklerini de ifade etti.
“Uzun vadeli çözüm marina altyapısıdır”
Bağlama kapasitesine yönelik kalıcı çözüm konusunda Ertem’in tutumu nettir: “Sürdürülebilir, güvenli ve çevresel açıdan kontrollü çözümün marina altyapısı olduğu kanaatindeyim.”
Mapa-şamandıra uygulamalarının belirli bölgelerde kısa vadeli rahatlama sağlayabileceğini kabul eden Ertem, yeni marina yatırımlarının önündeki en büyük engelin finansman değil, izin ve mevzuat süreçlerinin karmaşıklığı olduğunu vurguladı: “Süreçlerin daha sade, öngörülebilir ve koordineli hale gelmesi gerekiyor. Özellikle proje süreçlerinin sınırlı sayıda kurum koordinasyonunda ilerlemesi ciddi hız kazandırabilir.”
İstanbul ve süperyat trafiği: “Côte d’Azur ile kıyaslamak mümkün değil”
İstanbul’un süperyat trafiğinde neden geride kaldığı sorusuna Ertem’den kapsamlı bir yanıt geldi. Bir destinasyonun süperyat merkezi haline gelmesinin yalnızca marina yatırımıyla değil, yaşam kültürü, uluslararası etkinlikler, teknik altyapı ve sosyal ekosistemin birlikte gelişmesiyle mümkün olduğunu vurgulayan Ertem, İstanbul’un güçlü bir potansiyele sahip olduğunu da sözlerine ekledi: “Özellikle uluslararası fuarlar, spor organizasyonları ve büyük etkinlik dönemlerinde marina trafiğinde bunu net biçimde görüyoruz. Formula 1 gibi organizasyonların da bu hareketliliğe önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum.”
Ancak Ertem, Côte d’Azur ile Marmara Denizi arasındaki farkı da açıkça ortaya koydu: “Cote d’Azur gibi bölgelerde yer alan ülkeler, kendi ekosistemlerini birbirinden güzel tatil kasabalarından oluşan çekici ve güzel bir kıyı şeridinde uzun yıllara ve geçmiş geleneklere, toplumların yaşam tarzı ile iç içe geçmiş kültürel ve sosyal dinamikler üzerine tesis etmişlerdir. Denizcilik aktiviteleri de toplumsal kültürlerinin ayrılmaz bir parçası olarak hayatlarına işlemiştir.”
Türkiye’de ise bu ölçekte karşılaştırılabilecek bölgeler olduğunu belirten Ertem, “Göcek-Fethiye, Marmaris Bozburun-Selimiye ile Bodrum yarımadası bölgeleri bu ölçekte belki mukayese edilebilir” dedi.
“Türkiye dünyanın ikinci büyük megayat üreticisi”
Marmara bölgesinin süperyat trafiği açısından potansiyelini de değerlendiren Ertem, kıyı tersaneleri ve refit kapasitesiyle bölgenin dönemsel bir çekim merkezi olabileceğini vurguladı. Türkiye’nin bu segment yatların dünyada ikinci büyük üreticisi konumunda olduğunu da hatırlatan Ertem şunları söyledi: “Yakın bir gelecekte üretimde bulunan birçok megayatın denizle buluşacağını ve bu yatların da bölgesel bir ekosistem oluşmasına katkı sunacağını değerlendirmekteyim.”
Körfez krizi ve Ukrayna: “Türkiye güvenli destinasyon olarak öne çıkabilir”
Bölgesel çatışmaların turizm hareketliliğini olumsuz etkilediğini vurgulayan Ertem, bu süreçte Türkiye’nin güvenli ve güçlü altyapıya sahip bir destinasyon olarak öne çıkma fırsatı yakaladığını söyledi: “Bu fırsatın kalıcı kazanıma dönüşebilmesi için kamu ve özel sektörün koordineli şekilde hareket etmesi büyük önem taşıyor.”
Akdeniz’in güvenli liman algısının her zamankinden daha önemli hale geldiğini de belirten Ertem, uluslararası platformlarda Türkiye’nin deniz turizmi potansiyelinin daha görünür hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Mavi yolculuk sektörü: “Gerilim değil, maliyet farklılığı”
Mavi yolculuk sektörü ile marina işletmeleri arasındaki ilişkiyi “gerilim” olarak nitelendirmeyen Ertem, durumu dönemsel görüş ve maliyet farklılıkları olarak tanımladı: “Mavi yolculuk, Türkiye deniz turizminin en değerli ve en özgün alanlarından biri. Bugün dünyada ‘Mavi yolculuk’ modeli önemli bir marka haline gelmiş durumda.”
Temel sorunun marina işletmelerinin yüksek operasyonel giderleriyle ticari yat işletmelerinin bütçe beklentilerinin zaman zaman örtüşmemesi olduğunu belirten Ertem, çözüm önerisini de paylaştı: “Ticari yat işletmelerine uygun bağlama ve hizmet alanlarının artırılması, sektör içerisindeki dengeyi güçlendirecek ve ihtilafı giderecek önemli adımlardan biri olacaktır.”






















































