Yalıkavak Marina Direktörü Deniz Akaltan yatmarina.com.tr/’ye marinanın ziyaretçi rekorunu, süperyat çekim gücünü, dijitalleşmeye temkinli yaklaşımını ve Bodrum Boat Show’un sezona katkısını anlattı.
Yalıkavak Marina, bu yaz sezonunda günlük 40 bin ziyaretçiyle rekor kırdı. Marina Direktörü Deniz Akaltan bu ilgiyi marinanın konumu, dizaynı ve barındırdığı markaların oluşturduğu bütüne bağlıyor. Akaltan’a göre teknesi olmayanlar da marinada vakit geçirmek istiyor.
“Dior’dan Alışveriş Yaparken Karşınızda 60 Metrelik Tekne”
Akaltan klasik marinayı otoparka benzetti: Tekne bağlanır, sahibi çıkar, iş biter. Yalıkavak’ta ise tekneler, mağazalar ve restoranlar iç içe:
“Dior’dan alışveriş yaparken karşınızda 60 metrelik bir tekne bağlı duruyor, onu seyrediyorsunuz. Marinanın AVM ünitesinde yürürken aslında teknelerin arasında yürüyor gibisiniz.”
Akaltan, marinanın yüzyıllardır liman işlevi gören antik bir bölgede yer aldığını da ekledi. Ona göre süperyat trafiğini çeken şey bağlama kapasitesiyle sınırlı değil, bu bütünün kendisi.
Ayrımı Lüks Değil, Tekne Boyu Yapıyor
Akaltan, Yalıkavak Marina’nın lüks segmente hitap ettiğini kabul ediyor. Ancak belirleyici unsurun tekne boyu olduğunu söyledi:
“Diğer marinalara göre daha fazla sayıda büyük tekne ve süperyat bağlayabiliyoruz. Türkiye’de en çok süperyat bağlama kapasitesine sahip marinalardan biriyiz. Tekne boyu arttığında müşterinin gelir seviyesi ve harcama limiti de otomatik olarak artıyor. Bu ikisini ayrı ayrı değerlendirmek mümkün değil.”
Asıl Zorluk Yanaşma Değil, Kalabalık
Günlük 40 bin ziyaretçi, operasyonun ağırlık merkezini de belirliyor. ABD’de Tampa’daki bir yatçılık fuarında kendi kendine yanaşabilen bir tekne tanıtıldı. Akaltan bu teknolojinin Yalıkavak için öncelik taşımadığını söyledi:
“Marinada 100 metre, 110 metrelik teknelerle manevra yapıyoruz, sıkıntımız yok. Bizim için asıl mesele sezonluk kalabalığı yönetebilmek ve oradaki herkesin güvenliğini ayrı ayrı sağlayabilmek. Tekne sahibi marinada değilken de teknesinin güvende olduğundan emin olmak. Acil durumlarda anında ve doğru şekilde müdahale edebilmek.”
Ödülün Arkasında 10 Yıllık Standart
Yalıkavak Marina, TYHA (The Yacht Harbour Association) oylamasında dünyanın en iyi süperyat marinası seçildi. Akaltan oylamanın işleyişini şöyle aktardı: 5 Altın Çıpa ödüllü yaklaşık 360 marina oylamaya kendiliğinden dahil oluyor. Oyları ise marinayı kullanan tekne sahipleri, onların çevresi ve ziyaretçiler veriyor.
Akaltan, sonucu misafirlerin teveccühüne ve on yıl önce belirlenen standartlara bağladı:
“Biz bu standartları yaklaşık 10 yıl önce belirledik ve 10 yıl boyunca dünyanın en iyisi olacak şekilde geliştirmeye devam ettik. Çünkü bizim için marinacılık sadece tekne bağlamak değil. Marina bizim için bir yaşam alanı.”
Dijitalleşmede Temkinli Adım
Yalıkavak Marina, yapay zekâyı ve kendi uygulamalarını şimdilik iç yönetim süreçlerinde kullanıyor. Tekne sahiplerine dönük tarafta ise henüz bir adım atılmadı. Akaltan bunun iki gerekçesini sıraladı: veri güvenliği ve müşteriyle yüz yüze ilişki.
“KVKK, bu konudaki sınırlamalar ve müşterilerimizin bilgilerinin gizliliği bizim için çok önemli. Bir de dijitalleşmenin işi çok fazla otomatikleştirdiğini düşünüyoruz. Biz müşteriyle yüz yüze temas kurarak prosedürleri yürütme taraftarıyız.”
Akaltan’a göre doluluk da belirleyici. Marina son 3 yıldır tamamen dolu ve sirkülasyon düşük. Bu da otomasyon ihtiyacını azaltıyor. Yine de konu önümüzdeki dönemde değerlendirmeye alınacak.
Bodrum Boat Show Bir Eksikliği Kapatıyor
Akaltan, Bodrum Boat Show’un iki önemli işlevi bulunduğunu söyledi. Birincisi, İstanbul dışında uzun süredir bu ölçekte organize bir tekne fuarı yapılmıyordu. Fuar bu boşluğu dolduruyor. İkincisi, organizasyonun arkasındaki kamu-özel sektör işbirliği:
“Bodrum bir deniz kenti, ama bunun ötesinde organizasyon için bir araya gelen kurumlar arasında çok yakın bir kamu-özel sektör işbirliği var. Bu, Türkiye’de özellikle denizcilik sektöründe pek sık görmediğimiz bir şey.”
Akaltan’a göre fuar geçen yıl beklentinin üzerinde bir başlangıç yaptı ve bu yıl büyüyerek sürüyor. Ancak büyümenin bir tavanı var:
“Bir süre sonra doğal sınırlarına ulaşacak, çünkü bağlanabilecek tekne kapasitesi de açılabilecek stant sayısı da belli. Sonraki aşama uluslararası olmak. Yurt dışından firmalar şu anda da var, ama uluslararası diyebileceğimiz kadar değil. Önümüzdeki yıllarda fuar komitesinin öncelikli hedefi bu olacaktır.”
Hedef: İkinci El ve Charter’da Akdeniz’de Söz Sahibi Olmak
Yalıkavak Marina, Cenova gibi uluslararası fuarlarda Türkiye’yi temsil ediyor. Akaltan bu deneyime rağmen organizatöre reçete yazmaktan kaçındı. Fuarcılığın ayrı bir uzmanlık alanı olduğunu ve organizatörün ticari beklentileri bulunduğunu hatırlattı:
“Dünyada bir sürü iyi ve kötü örnek var. ED Fuarcılık bu konuda tecrübeli firmalardan biri. Onlar doğrusunu bulacaklardır. Bizim görmek istediğimiz, fuarın şu anda gittiği doğrultu: özellikle ikinci el ve charter tekneler konusunda Bodrum’un bu fuarla Akdeniz’de söz sahibi olması.”
Akaltan, fuarın hemen ardından gelen ve uzun yıllardır düzenlenen Bodrum Cup ile birlikte iki etkinliğin sezonu uzattığını vurguladı:
“Bodrum Cup ve Bodrum Boat Show, sezonun Ekim sonuna kadar uzaması için çok önemli iki nokta. Tarihlerin, zamanlamanın ve etkinliklerin birbirini takip etmesi bence çok olumlu. Bu şekilde devam etmesi yalnızca denizcilik sektörünü değil, ondan ekmek yiyen diğer sektörleri de teşvik edecektir.”
Clean Marina’yı Alan Tek Türk Marinası
Sosyal sorumluluk tarafında Akaltan, Yalıkavak Marina’nın UNICEF Platin Kanatlar Programı’nda yer aldığını ve Bodrum Sağlık Vakfı’na sponsor olduklarını belirtti. Çevre konusunu ise en önemli sorumluluk alanları arasında saydı. Yalıkavak Marina’nın hem Mavi Bayrak’ı hem de TYHA’nın Clean Marina sertifikası var:
“Türkiye’de Clean Marina’yı ilk alan marinayız ve bildiğim kadarıyla hâlâ tek marinayız. TYHA çevreyle ilgili 140 kriteri denetliyor. Bizim gibi [5 Altın Çıpa] Platin ödülüne sahip dünyada 13 marina var. Bu marinalar sertifikayı almak zorunda. Diğer marinalar için ise Mavi Bayrak gibi isteğe bağlı bir başvuru.”
Genişleme: Maliyet Kapasiteyi Karşılamıyor
Rekor ziyaretçi sayısına ve tam doluluğa rağmen Akaltan, şu aşamada bir genişleme planı bulunmadığını söyledi. Gerekçesi bürokrasi ve maliyet:
“Marinanın büyümesi için takip etmemiz gereken formaliteler silsilesi yeni bir marina yapmakla aşağı yukarı aynı. Elde edeceğimiz ek bağlama kapasitesi, gelir anlamında yaptığımız yatırımı karşılamaya yetmiyor. Marina açık denize doğru büyüdükçe su derinliği arttığı için maliyet çok daha fazla yükseliyor.”
Denizcilik Ailede
Uzakyol kaptanı Deniz Akaltan’ın denizle bağı çocuklukta başladı:
“Babam bilgisayar programcısıydı ama denize çok meraklıydı. Ben 6 yaşında yelkene başladım. Adım da zaten Deniz. 1999’da mezun oldum, okulu bitirir bitirmez Ataköy Marina’da başladım. Genel müdür o zaman Sedat Bey’di. O zamandan beri marinacılık yapıyorum.”
Kardeşi Can Akaltan da aynı yolu izledi ve bugün D-Marin’de Country Director & Board Member görevini yürütüyor. Akaltan, kardeşinin kariyerini şöyle anlattı:
“Kardeşim de denizcilikte güverte bölümünü seçti. Kaptan olduktan sonra bir süre gemilerde, sonra süperyatlarda zabit olarak çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra bir-iki sezon acentelik yaptı. Sonra Çeşme Marina’da marina müdürlüğü pozisyonu açıldı. Genel müdür o zaman Kemal Bey’di. Kemal Bey ayrılınca Can genel müdür vekili oldu, sonra genel müdür. Benim herhangi bir katkım olmadı, ama Türkiye’de yolun doğal akışı biraz da bu. Aile kültürü olunca böyle oluyor.”
Rakip kurumlarda çalışan iki kardeşin ilişkisini ise şöyle özetledi:
“Eskiden daha çok konuşuyorduk açıkçası. Ama son zamanlarda bazı konuları paylaşmamız zaten yasak. Yalıkavak Marina da kurumsal, D-Marin tarafı da. Esprili bir rekabet var, birbirimizin marinasıyla ilgili birbirimize takılıyoruz.”
