Antik çağ tekniğiyle yeniden inşa edilen Hippoi, Ege’nin rüzgârıyla tarih ve kültürü buluşturacak
Kavela-zıvana tekniğiyle, hiç çivi kullanılmadan inşa edilen ve pruvasındaki at başı figürüyle dikkat çeken tekne, tarihsel miras ile günümüz arasında köprü kurmayı amaçlıyor. Projenin ana destekçisi ise Enerjisa Üretim.
Antik Yolculuğun İzinde
Truva Savaşı sonrası Akdeniz dünyasında yaşanan “karanlık çağlar”da Homeros’un hayalinde doğan bu yolculuk, savaşın gölgesinden barış ve bilginin ışığına geçişi simgeliyor. 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği Başkanı Mualla Erkurt, Hippoi’nin önemini şöyle ifade etti:
“Bu yolculuk yalnızca tarihsel bir canlandırma değil aynı zamanda geçmişin mirasıyla geleceğin vizyonunu birleştiren bir çağrıdır. İlyada’da anlatılan tahta at figürünün, dönemin denizcilik geleneğinde kullanılan at başlı Hippoi teknelerinden biri olabileceğini düşünüyoruz.”
Enerjisa’dan Sürdürülebilirlik Vurgusu
Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, rüzgârın hem antik denizciler hem de bugünün dünyası için taşıdığı anlamı şöyle dile getirdi:
“Rüzgar, binlerce yıldır sadece yelkenleri değil, insanlığın hayal gücünü de taşıyor. Antik çağların denizcilerini taşıyan bu yelkenli, geçmişin bilgeliğini hatırlatırken biz de rüzgar yatırımlarımızla geleceğe yön veriyoruz. Bu proje, kültürle, tarih ile ve doğayla kurduğumuz bağın bir yansımasıdır.”
Derneğin Önceki Çalışmaları
2004 yılında Urla’da kurulan 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği, Uluburun Gemisi, Kybele Bireme Gemisi, Foça-Marsilya Tarihe Yolculuk ve Sualtı Arkeoparkı gibi birçok projeyi hayata geçirdi. Arkeolog, tarihçi, mühendis ve denizcilerden oluşan ekip, deneysel arkeoloji projeleriyle geçmişin denizcilik mirasını günümüze taşıyor.
Fenikelilerin At Başlı Gemileri
Hippoi adı verilen tekneler, Fenikeliler tarafından hız, güç ve koruyuculuk simgesi olarak kullanılıyordu. Pruvasındaki at başı figürüyle tanınan bu tekneler sayesinde Fenikeliler, Akdeniz’in dört bir yanında ticaret ve keşif faaliyetlerini sürdürdü. Bugün Hippoi, Akdeniz’in denizcilik tarihindeki köklü geleneklerin bir sembolü olarak yeniden hayat buluyor.























































