YAT MARİNA / ÖZEL
Gemi mühendisleri Caner Dinçol ve M. Tansel Ergün ile konuştuk. İşte yat sahiplerinin göz önünde bulundurması gereken başlıca riskler, çözümler ve yeni teknolojiler:
Yangına Giden İlk Adım: Mühendislik Dışı Elektrik Bağlantıları
1. Elektrik arızaları yatlarda ne kadar yaygın bir risk?
Tekne üzerinde yapılacak proje aşamasında öngörülmemiş her yeni bağlantı, ilave edilecek her yeni ekipman, oluşturabileceği riskler hesap edilerek ve mühendislik danışmanlıklar alınarak yapılmalıdır. Mühendislik öngörüleri yapılmadan uygulanan her yeni montaj, her yenileme işlemi teknelerde risk oluşturacaktır. Özellikle itina ile yapılmamış her elektrik bağlantısı, en ufak bir atlamada teknede yangın riski oluşturacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
Servis Sürekliliği Olmadan Elektrik Sistemlerinde Güven Zor
2. Yat sahiplerinin elektrik sistemlerinde en sık karşılaştığı sorunlar nelerdir?
Daima hareket halinde bulunan bir taşıt olan teknelerde günümüzde; bölgemizdeki en büyük sorun serviste süreklilik olmamasıdır. Tekneyi tanıyan yetkili bir servisten alınacak verim ile daha sonra tespitte bulunup onarım yapacak servisten alınacak verim farklı olacaktır.
Eski ve Yeni Yatlar Arasındaki Risk Uçurumu
3. Eski ve yeni yatlarda elektrik sistemleri açısından riskler nasıl değişiyor?
Yeni teknelerde elektrik sistemleri projelendirilmiş olduğu için daha kontrol edilebilir durumdadır, önceki yıllarda yapılmış, projesi olmayan ve sürekli değişiklikler yapılan teknelerdeki durum ise daha risklidir.
Elektrik Tesisatının Ömrü ve Sigorta Yenilemesinde Gözden Kaçanlar
4. Bir yatın elektrik tesisatının ömrü nedir? Hangi periyotlarla kontrol edilmesi gerekir?
Yıllık periyodik bakımlar esnasında genel gözden geçirmenin dışında her an kontrol altında tutulmalıdır. Ayrıca her sigorta yenilemesinde de sigorta eksperlerinin kontrolünden geçmesinde fayda vardır.
Seyir Halinde Artan Elektrik Riski: Neden Daha Fazla Ekipman, Daha Fazla Tehlike Demek?
5. Yatlar marinaya bağlıyken veya seyirdeyken elektrik riskleri değişir mi?
Her iki durumda da kontrol altında tutulması gerekir, tabii ki seyir esnasında daha çok ekipman devreye girip çıktığından daha risklidir.
Marin Tip Donanım: Tuzlu Suya Karşı İlk Savunma Hattınız
6. Elektrik arızalarının yangına dönüşmesini engellemek için ne tür güvenlik önlemleri alınmalı?
Tüm elektrik bağlantıları ve junction box’lar (dağıtım kutuları), mutlaka marin tip ve sızdırmaz özellikte olmalıdır. Bu gereklilik, teknenin yaşam alanları gibi su sıçramasına doğrudan maruz kalmayan bölümleri için bile geçerlidir.
Çünkü denizde karşılaşılabilecek ani fırtınalar, sert dalgalar veya kazalar gibi olağan dışı durumlarda, havada uçuşan tuzlu su zerrecikleri bile elektrik sistemlerinde kısa devre, ısınma ve hatta yangına neden olabilmektedir.
Son yıllarda, özellikle bakımı ihmal edilen elektrik tesisatları nedeniyle çıkan tekne yangınlarında ciddi bir artış gözlenmektedir. Bu nedenle;
- Kullanılan tüm elektrikli cihazlar ve bağlantı elemanları marin tip olmalı,
- Tesisat planlaması ve montajı, tuzlu suyun her bölgeye ulaşabileceği varsayımıyla yapılmalıdır,
- Bu sistemler düzenli olarak kontrol edilmeli ve bakımları aksatılmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki, deniz ortamı son derece agresiftir. Sadece açık güvertede değil, kapalı yaşam alanlarında bile marin standartlarına uygun elektrik altyapısı olmadan tam güvenlik sağlanamaz.
Elektrik Yangınlarına Karşı Hangi Söndürme Sistemleri
7. Elektrik kaynaklı yangınlarda özel bir yangın söndürme altyapısı önerir misiniz?
Elektrik yangınlarında sıklıkla kullanılan yangın söndürücü tipleri şunlardır: Karbondioksit (CO2) söndürücüler, kuru kimyevi tozlu (ABC tipi) yangın söndürücüler ve halokarbon (FM200) ve Novec sistemleri. Bu söndürücüler, elektrik ekipmanlarına zarar verme riskini en aza indirmek ve yangını etkili bir şekilde söndürmek için tasarlanmıştır.
Kaptan ve Sahip İçin Elektrik Bilgisi Ne Kadar Gerekli?
8. Yat sahipleri elektrik sistemleri bakımını kendi yapabilir mi, yoksa mutlaka profesyonel destek mi almalı?
Bir teknenin elektrik tesisatı, sadece konfor değil, aynı zamanda hayat güvenliği açısından da kritik öneme sahiptir. Bu nedenle, yat sahibinin elektrik sistemi hakkında temel bilgiye ve farkındalığa sahip olması, öncelikle kendi hayatını koruması açısından son derece değerlidir.
Ayrıca tekne kaptanının da, seyir halindeyken ortaya çıkabilecek acil elektrik arızalarına müdahale edebilmesi, bazı basit onarımları yapabilecek bilgi ve ekipmana sahip olması gerekir.
Bu nedenle teknede mutlaka:
- Temel bir marin tip elektrik tamir seti,
- Multimetre, kablo kesici, izole bant, bağlantı pabuçları, sigorta yedekleri vb.,
- Ve sistemle ilgili etiketli devre şeması bulundurulmalıdır.
Profesyonel Elektrik Kontrolünde Hangi Testler Uygulanmalı?
9. Sizce yılda kaç defa profesyonel elektrik kontrolü yapılmalı? Bu kontrolde hangi testler uygulanıyor?
Teknenin her sezon sonunda karaya çekilmeden önce ve karaya alındıktan sonra, elektrik sistemine ait tüm bileşenlerin kapsamlı bir şekilde kontrol edilmesi büyük önem taşır. Bu kontroller sayesinde, sezon içerisinde yaşanabilecek arızalar ve güvenlik riskleri önceden tespit edilerek giderilebilir.
Kontrol Edilmesi Gereken Başlıca Unsurlar:
- Bataryalar: Voltaj, kapasite ve şarj tutma özellikleri test edilmelidir.
- Kutup Başları: Oksidasyon, gevşeklik ve korozyon belirtileri kontrol edilmelidir.
- Kablolar: İletkenlik testi yapılmalı; ezilme, gevşek bağlantı veya izolasyon hasarı olup olmadığı incelenmelidir. Termal kamera ile basit bir kontrol hangi noktalarda ısınmanın arttığını belirlemek açısından basit ve faydalı bir uygulama olur.
- Elektrikli Cihazlar: Tüm sistemlerin çalışması test edilmeli.
- Yük Testi: Cihazların tükettiği akımlar ölçülerek olağandışı yük artışları belirlenmelidir.
Anormallikler Kayıt Altına Alınmalı:
Tespit edilen her türlü anormallik ya da şüpheli durum, kayıt altına alınmalı ve tekne sezon başlamadan önce uzman kişilerce giderilmelidir. Bu uygulama, sezonda yaşanabilecek arızaların önüne geçer ve sorunsuz, güvenli bir deniz sezonu sağlar.
Unutmayın: Elektrik sistemi, sadece çalışıyor olmakla değil, doğru ve güvenli çalışıyor olmakla değerlendirilmelidir.
Yeni Yat Alırken Elektrik Sisteminde Neye Dikkat Etmeli?
10. Yeni yat alacak birine elektrik sistemi konusunda nelere dikkat etmesini önerirsiniz?
Teknenin projesine uygun yapıldığı ve daha sonra üzerine değişiklik yapılıp yapılmadığı kontrol edilmeli. Her bağlantının önemli olduğu göz önünde bulundurulmalı, kablolar dahil malzemede yorulma olup olmadığına bakılmalıdır.
Yatlarda Kablosuz İzleme: Wi-Fi Destekli Güvenlik Sistemleri
11. Sektörde elektrik sistemleri açısından yeni gelişen teknolojiler veya güvenlik standartları var mı?
Yeni gelişen teknolojiler sayesinde, teknelerde kablosuz bağlantı üzerinden güvenlik ve izleme sistemleri artık çok daha etkili ve erişilebilir hale gelmiştir.
Wi-Fi üzerinden çalışan sistemler ve bu ağlara bağlı sensör cihazları sayesinde, kablo bağlantısına ihtiyaç duymadan:
- Yangın dedektörleri,
- Duman ve gaz sensörleri,
- Akü voltajı ve sıcaklık izleyicileri,
- Su kaçağı ve sintine alarm sistemleri,
- Ve diğer birçok cihaz sürekli izlenebilir hale gelmiştir.
Akıllı Uyarılar, Anlık Bildirimler:
Bu sistemler, tekne ortamındaki değişiklikleri anlık olarak takip eder ve herhangi bir risk algılandığında, akıllı telefonlara bildirim göndererek tekne sahibi ve kaptanı haberdar eder.
Özellikle:
- Tekne limanda yalnızken,
- Sahibi ya da mürettebat teknede değilken,
- Beklenmedik hava koşullarında,
Tekneye uzaktan erişim ve izleme imkânı sağlanarak riskler büyük ölçüde azaltılmaktadır. Wi-Fi destekli kablosuz güvenlik ve kontrol sistemleri, artık modern teknelerde standart hale gelmeye başlamıştır. Bu sistemler sayesinde hem donanım arızalarının erken fark edilmesi sağlanır, hem de yangın ve su baskını gibi büyük tehlikelerin önüne geçilir.
Uzakta olsanız bile, tekneniz kontrolünüz altında kalır.
Elektrikli ve Hibrit Yatlarda LFP Bataryaların Güvenlik Avantajı
12. Elektrikli veya hibrit motorlu yatlar bu riskleri azaltıyor mu, yoksa yeni tür riskler mi getiriyor?
Eski nesil lityum bataryalar (NMC/NCA) bazı güvenlik riskleri barındırmaktadır. Bu batarya tiplerinde özellikle termal kaçak, yangın riski ve hassas şarj-deşarj dengeleri gibi kritik sorunlar ön plandadır.
Ancak yeni nesil LFP (Lityum Demir Fosfat) bataryalar, bu riskleri büyük ölçüde azaltarak sistem güvenliğini ve dayanıklılığını önemli ölçüde artırmıştır.
Elektrikli ve Hibrit Sevk Sistemlerine Katkı:
LFP bataryaların sunduğu:
- Yüksek termal stabilite,
- Düşük yangın riski,
- Uzun çevrim ömrü
Gibi avantajlar sayesinde, bu batarya teknolojisi elektrikli ve hibrit sevk sistemlerinin yaygınlaşmasına ciddi katkı sağlamaktadır.
Bu gelişmeler, hem performans hem de güvenlik açısından modern denizcilik uygulamalarında LFP teknolojisinin tercih edilmesini kaçınılmaz hale getirmiştir.
LFP vs. NMC/NCA: Akü Seçiminde Teknik Kıyaslama
13. Eski tip lityum aküler (NMC/NCA) ve yeni nesil LFP piller arasında bakım açısından ne fark var?
| Özellik | NMC/NCA (Eski Nesil) | LFP (Yeni Nesil) |
|---|---|---|
| Güvenlik (Termal riskler) | Sıcak ortamlarda tehlikeli olabilir, yangın riski var (özellikle makine dairesinde) | Isı toleransı yüksek, delinme veya arıza durumunda bile alev alma olasılığı çok düşük |
| Deniz ortamında dayanıklılık | Tuzlu nem ve sıcaklık, BMS ve hücre dengesini bozabilir | LFP kimyası daha stabil, deniz ortamına daha uygundur |
| Alan ve yerleşim esnekliği | Soğutma ve havalandırma ihtiyacı nedeniyle daha dikkatli yerleşim gerekir | Pasif soğutma yeterlidir, dar alanlara daha güvenle monte edilebilir |
| Bakım sıklığı | Hücre dengesi ve kapasite testi daha sık yapılmalı | Daha uzun süre müdahale gerekmeden çalışabilir |
| Kullanım kolaylığı (şarj aralığı vs.) | %20-80 aralığında tutmak gerekir, kullanıcı kontrolü şart | Geniş SoC aralığıyla çalışabilir, “tak ve unut” tipi kullanım daha mümkün |
| Bekleme süresi / Demirde kalma | Uzun süreli kullanım dışı kalmalarda akü bozulabilir veya tehlikeye girebilir | Haftalarca kullanılmadan kalabilir, düşük kendi kendine deşarj oranı sayesinde |
| Şarj/Deşarj Hızı | Hızlı şarj mümkün ama aşırı ısınabilir | LFP yüksek deşarj akımlarını daha rahat tolere eder, inverter ile uyumlu |
| Güvenlik belgeleri / sigorta | Bazı marina ve sigorta firmaları NMC/NCA’ya karşı çekimser | LFP sistemler sigorta açısından daha kolay kabul görür |
Termal Kaçak Riski: Eski Lityum Bataryaların En Zayıf Noktası
14. Eski tip lityum akülerle çalışan sistemlerde en sık karşılaştığınız sorunlar neler?
Yukarıda da belirtildiği üzere, eski nesil lityum bataryalarda karşılaşılan en ciddi sorunların başında, aşırı ısınma ve buna bağlı yangın riski gelmektedir. Özellikle NMC/NCA kimyasına sahip bataryalarda, yüksek sıcaklık altında termal kaçak riski oluşmakta; bu da ciddi güvenlik tehditlerine yol açabilmektedir.
LFP Batarya Dönüşümü: Maliyet, Tasarruf ve Amortisman Süreci
15. Eski pil sistemlerinin yeni nesil (LFP) pillerle değiştirilmesi süreci nasıl işliyor? Maliyetli mi, ne kadar sürer?
Yeni bir LFP (Lityum Demir Fosfat) batarya sisteminin kurulumu öncesinde, teknenin kullanım amacı, mevcut elektrikli ekipman ve cihazların tüketim profili, ve jeneratörün günlük kullanım süresi gibi değişkenlerin dikkate alındığı kapsamlı bir fizibilite çalışması yapılmalıdır.
Bu çalışma kapsamında:
- Elektrik tüketimi saatlik ve günlük bazda analiz edilir,
- Jeneratör yakıt tüketimi, bakım ve yedek parça giderleri ortaya konur,
- LFP batarya sisteminin bu tüketimleri ne ölçüde azaltacağı hesaplanır,
- Ve sonuç olarak, sistemin toplam kurulum maliyeti ile sağladığı tasarruf karşılaştırılarak ne kadar sürede kendini amorti edeceği net olarak ortaya konur.
Jeneratör Bağımlılığının Azalması:
LFP bataryaların yüksek çevrim ömrü, hızlı şarj kabiliyeti ve derin deşarj toleransı sayesinde:
- Jeneratör kullanımı önemli ölçüde azalır,
- Dolayısıyla yakıt tüketimi, servis sıklığı ve yedek parça ihtiyacı da düşer,
- Bu da doğrudan işletme giderlerinde ciddi tasarruf sağlar.
Yatırımın Geri Dönüşü:
Bu veriler doğrultusunda hazırlanacak fizibilite raporuyla:
- LFP batarya sisteminin kaç sezon içinde kendini amorti edeceği,
- Ve sonrasında ne kadar net tasarruf sağlayacağı öngörülebilir.
LFP Batarya Geçişi İçin Fizibilite ve Amortisman Analizi:
Bu veriler ışığında, tekneye özel optimize edilmiş bir LFP sistem önerisi geliştirilebilir. Bu öneri, hem elektriksel kapasite ihtiyacını karşılayacak hem de jeneratöre olan bağımlılığı minimuma indirecek şekilde yapılandırılır.
Jel mi Lityum mu? Ticari Tekneler İçin En Verimli Akü Çözümü
16. Lityum piller yerine jel piller mi kullanılmalı?
Jel akülerin performansı ve ekonomik kullanım süreleri göz önüne alındığında, lityum akülerin üstünlüğü yadsınamaz. Ancak, hangi akü tipinin tercih edileceği, akünün monte edileceği araç tipi ve kullanım amacına göre değişkenlik gösterir.
Charter ve Ticari Teknelerde Elektrik Tüketimi:
Günümüzde charter ve ticari teknelerdeki yüksek elektrik tüketimi, geleneksel jel akülerin ömrünü kısaltmakta ve sürekli jeneratör çalıştırma ihtiyacını zorunlu kılmaktadır. Bu durum;
- Jeneratör işletim maliyetlerinin artmasına,
- Her 2-3 yılda bir akü değişiminin gerekliliğine yol açmaktadır.
Lityum Akülerin Avantajları:
- Akülerin kullanım ömrü 10 yıla kadar uzamakta,
- Hızlı şarj olabilme,
- Aynı koşullarda akünün neredeyse tam kapasite boşalmasına rağmen akım ve güç stabilitesini koruyabilme.
“Hotel Mode” ile Sessiz Gece Konaklamaları:
En azından bir koydaki gece konaklamalarında, charter tekneler jeneratör çalıştırmadan tüm ekipmanlarını gece boyunca faal tutabilmekte. Bu sayede sessiz ve konforlu bir “hotel mode” konaklama deneyimi sağlamaktadır.
Hızlı Şarj ve Operasyonel Verimlilik:
Gece sonrasında, tüm servis aküleri jeneratörün tam yüküyle sadece 2-3 saatte hızlı şarj edilerek tam kapasiteye ulaşabilmektedir. Bu özellik, operasyonel sürekliliği ve enerji verimliliğini artırmaktadır.
YAT MARİNA / ÖZEL































































