Yacht Club de Monaco’da düzenlenen 6. Monaco Smart & Sustainable Marina Rendezvous, marina sektörüne yönelik yeni bir sertifikasyon sisteminin ilk uygulamasına sahne oldu.
M3 Monaco tarafından geliştirilen S³ – Smart & Sustainable Standard, sürdürülebilirlik çalışmalarının yanı sıra işletmelerin teknolojik ve operasyonel gelişimini de değerlendiren bir sistem olarak devreye alındı. Yeni standardın ilk sertifikaları Monaco, Fransa, Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar’daki altı tesise verildi.
İlk sertifikayı altı tesis aldı
Yacht Club de Monaco’nun açıkladığı ilk S³ sertifikalı kuruluşlar şöyle:
Yacht Club de Monaco, Jeddah Yacht Club & Marina, Corinthia Yacht Club, Port de Saint-Florent, Ayla Oasis ve AMAALA Yacht Club.
Sertifikalar kendi içinde farklı seviyelerde sınıflandırıldı. Jeddah Yacht Club & Marina ile Corinthia Yacht Club Regatta, Port de Saint-Florent Flagship, Ayla Oasis ile AMAALA Yacht Club ise Sovereign kategorisinde açıklandı.
S³ sistemi, yalnızca mevcut çevre uygulamalarının kontrol edilmesine dayanmıyor. Değerlendirme; işletmenin olgunluk seviyesinin belirlenmesini, risk analizini ve sürekli iyileştirme yol haritasının oluşturulmasını kapsıyor.
Süreçte işletme verileri ve görüşmelerin yanı sıra tesiste gerçekleştirilen yerinde denetimler kullanılıyor. Amaç, marinaların hangi alanlarda gelişmesi gerektiğini belirlemek ve gelecekte yapılacak yatırımların daha doğru yönlendirilmesini sağlamak.
Marina yarışmasının yerini standart aldı
S³, Monaco Smart & Sustainable Marina Rendezvous’nun marina işletmelerine yaklaşımında da değişiklik anlamına geliyor.
Önceki yıllardaki marina yarışması modeli yerine 2026 programında tesislerin uzun vadeli gelişimini izleyebilecek bir standart oluşturuldu. M3 Monaco, sistemi sürdürülebilirlik, yenilik ve operasyonel mükemmellik doğrultusunda ilerleyen marina ve tesisleri tanımlayacak bir araç olarak konumlandırıyor.
Böylece değerlendirme tek bir proje veya uygulamanın ödüllendirilmesinden çıkarak, tesisin bütünü üzerinde çalışan devamlı bir gelişim modeline dönüşüyor.
Marina yatırımları da masadaydı
Yeni standardın devreye alınması, marina yatırımlarının küresel ölçekte hızlandığı bir döneme denk geliyor.
Monaco’daki görüşmelerde, uzun yıllar gayrimenkul veya turizm tesisi olarak değerlendirilen marinaların giderek başlı başına bir altyapı yatırım sınıfı olarak ele alınmaya başladığı vurgulandı.
Özellikle mevcut marinaların önemli bölümünün daha küçük teknelerin ihtiyaçlarına göre tasarlanmış olması, büyüyen yat ve süperyat filosuyla birlikte yeni yatırım ihtiyacını artırıyor. Havuzların yeniden düzenlenmesi, bağlama yerlerinin büyütülmesi, kıyı elektriği ve yeni hizmet altyapılarının kurulması marina ekonomisinin önemli başlıkları arasında bulunuyor.
Etkinlik öncesinde açıklanan sektör verilerine göre dünya genelindeki marina projelerinde 1 milyar euroyu aşan yatırım taahhüdü bulunuyor. Talebin özellikle yeni bağlama kapasitesi ve süperyatlara uygun modern altyapı ihtiyacından kaynaklandığı belirtiliyor.
Setur Marinas biyoçeşitlilik çalışmalarını anlattı
Monaco’daki etkinlikte Türkiye’den Setur Marinas da yer aldı.
Setur Marinas’tan Gonca Melek Özkan, biyoçeşitliliğin marina işletmelerine nasıl dahil edilebileceğinin ele alındığı bölümde şirketin üniversiteler ve uzmanlarla yürüttüğü çalışmaları anlattı.
Çalışmaların odağında marinalardaki canlı türlerinin belirlenmesi, ekosistemin mevcut durumunun ölçülmesi ve zaman içindeki değişimin takip edilmesi bulunuyor. Etkinlikte yalnız gözlem yapmanın yeterli olmadığı, çevresel çalışmaların ölçülebilir veriler ve göstergelerle desteklenmesi gerektiği de öne çıkan başlıklar arasındaydı.
Elektrikli tekneler için mobil şarj robotu ödül aldı
Monaco Smart & Sustainable Marina Rendezvous kapsamında marina teknolojileri de ayrı kategorilerde değerlendirildi.
İsviçre merkezli Kolbev, elektrikli teknelerin şarj edilmesi için geliştirdiği mobil robotik sistemle pre-revenue kategorisinde öne çıktı. Sistem, marinaların başlangıç aşamasında büyük sabit şarj altyapısı yatırımı yapmadan elektrikli teknelere hizmet verebilmesini hedefliyor.
Finlandiyalı The Warming Surfaces Company, yüzey ve mobilyalara entegre edilebilen çok düşük voltajlı Halia ısıtma teknolojisiyle post-revenue kategorisinin kazananı oldu.
İtalyan Seares ise Seadamp sistemiyle ölçeklenme kategorisinde ödül aldı. Mekatronik bağlama sistemi dalga hareketlerine göre tepki verirken, hareketten elde edilen enerjiyi bağlama koşullarını gerçek zamanlı izleyen sensörlerde kullanabiliyor.
Nemo’s Gardenın deniz altında bitki yetiştirilmesine yönelik biyosferleri de jüri özel ödülüne değer görüldü.
Marinalarda yapay zekâ ve siber güvenlik dönemi
İki günlük toplantılarda marina altyapısının geleceği yalnız çevresel yatırımlarla sınırlı kalmadı.
Kıyı elektriği, su ve veri altyapısı, bağlantılı ekipmanlar, yapay zekânın marina ve tersanelerdeki uygulamaları, siber güvenlik, yeni ponton malzemeleri, dalgakıranlar ve bağlama sistemleri de programın başlıkları arasında yer aldı.
Altıncı kez düzenlenen Monaco Smart & Sustainable Marina Rendezvous’ya 30 farklı ülkeden marina yöneticileri, yatırımcılar, mimarlar, teknoloji şirketleri ve sektör temsilcileri katıldı.
Etkinlikle birlikte Smart Marina Connect adlı yeni B2B platformu da devreye alındı. Platformun marina işletmeleri, proje geliştiricileri ve teknoloji şirketleri arasındaki bağlantının yıl boyunca devam etmesini sağlaması hedefleniyor.
ÖZEL HABER – YatMarina.com.tr
