Avrupa’da deniz taşımacılığından kaynaklanan emisyonların azaltılması için yürütülen MaRLEN programının 2026 yılı çağrısında Türkiye, araştırma ve geliştirme projelerine 500 bin avroluk kaynak ayırdı. TÜBİTAK aracılığıyla sağlanacak destek, sıfır emisyonlu denizcilik teknolojileri geliştiren Türk kuruluşlarının uluslararası araştırma ortaklıklarına katılmasını hedefliyor.
Ufuk Avrupa Programı kapsamında desteklenen MaRLEN, deniz taşıtlarının çevresel etkilerini azaltacak teknolojilerin geliştirilmesini amaçlıyor. Program, farklı ülkelerdeki şirketleri, üniversiteleri ve araştırma kuruluşlarını ortak projelerde buluşturuyor.
Türkiye 500 bin avroluk kaynak ayırdı
MaRLEN 2026 uluslararası çağrı belgesine göre Türkiye’nin TÜBİTAK üzerinden taahhüt ettiği fon 500 bin avro olarak belirlendi. Çağrıya Almanya 3 milyon avro, Norveç 889 bin avro, Belçika ve Romanya ise 500’er bin avroluk kaynakla katılıyor.
Türkiye’nin ayırdığı tutar, tek bir şirkete verilecek hibe miktarını değil, çağrı kapsamında Türk proje ortaklarının desteklenmesi için taahhüt edilen toplam kaynağı ifade ediyor. Projelerin alacağı destek, başvuru koşulları, uygun harcamalar ve değerlendirme sonuçlarına göre belirlenecek.
Türk araştırmacıların ve şirketlerin projeleri, TÜBİTAK’ın 1071 Uluslararası Araştırma Fonlarından Yararlanma Kapasitesinin ve Uluslararası Ar-Ge İşbirliklerine Katılımın Artırılmasına Yönelik Destek Programı kapsamında değerlendirilecek.
Hidrojen, batarya ve yeni sevk sistemleri kapsamda
MaRLEN çağrısı, deniz taşımacılığında fosil yakıt kullanımını azaltacak ve sıfır emisyon hedeflerine katkı sağlayacak araştırma projelerine odaklanıyor. Alternatif yakıtlar, elektrifikasyon, enerji verimliliği ve yeni sevk teknolojileri programın temel araştırma alanları arasında bulunuyor.
Hidrojenle çalışan sistemler, batarya teknolojileri, rüzgâr destekli sevk çözümleri ve gemilerin enerji tüketimini azaltacak yenilikçi tasarımlar bu kapsamda değerlendirilebilecek teknolojiler arasında yer alıyor.
Program yalnızca mevcut deniz taşıtlarının dönüştürülmesini değil, yeni nesil deniz araçlarında kullanılabilecek teknolojilerin geliştirilmesini de desteklemeyi amaçlıyor. Projelerin uluslararası çağrı koşullarını ve ilgili ülkelerin ulusal destek kurallarını karşılaması gerekiyor.
Yat tersaneleri ve denizcilik yan sanayisi de katılabiliyor
Türkiye’den programa üniversiteler, araştırma merkezleri, yeni kurulan teknoloji girişimleri, KOBİ’ler, büyük ölçekli şirketler, belediyeler ve kamu kuruluşları katılabiliyor. Başvuru koşullarını karşılayan yat tersaneleri ve denizcilik yan sanayi şirketleri de uluslararası proje ortaklıklarında yer alabilecek kuruluşlar arasında bulunuyor.
Elektrikli yatlar için sevk sistemleri, enerji depolama çözümleri, alternatif yakıt teknolojileri ve verimli gövde tasarımları geliştiren şirketler açısından program, uluslararası araştırma ortaklıklarına katılma olanağı sunuyor.
Bununla birlikte destek, ticari amaçla yeni bir yat inşa edilmesinden çok, sıfır emisyon hedeflerine katkı sağlayan araştırma, teknoloji geliştirme ve yenilik faaliyetlerine yönelik. Başvuran kuruluşların projelerini uluslararası bir konsorsiyum içerisinde yürütmesi gerekiyor.
Uluslararası ortak proje başvurularında en az iki farklı ülkeden iki bağımsız kuruluşun bulunması gerekiyor.
Türkiye’deki başvurularda son aşama
MaRLEN 2026 çağrısının uluslararası proje başvuruları 30 Eylül’de sona erdi. Uluslararası başvurusunu tamamlayan Türkiye’deki kurum ve şirketler için TÜBİTAK üzerinden yürütülen ulusal ön başvuru onay süresi de 7 Ekim saat 17.30’da kapandı.
Ulusal ön başvuruların elektronik imza işlemlerinin ise 14 Ekim saat 17.30’a kadar tamamlanması gerekiyor. Bu tarih yeni proje başvuruları için değil, süresi içinde onaylanan başvuruların imza işlemleri için geçerli.
TÜBİTAK, başvuruları öncelikle ulusal uygunluk koşulları açısından inceleyecek. Desteklenecek projeler, uluslararası değerlendirmelerin ardından belirlenecek.
Desteklenecek projeler 2027’de başlayacak
MaRLEN 2026 takvimine göre uluslararası değerlendirme sonuçlarının 31 Ocak 2027’de açıklanması, destek almaya hak kazanan projelerin ise 1 Haziran 2027’de başlaması planlanıyor. Olumlu değerlendirilen projelerin Türkiye ortaklarından daha sonra ayrıntılı ulusal başvuru yapmaları istenecek.
En fazla 36 ay sürebilecek projelerin, Avrupa’da denizcilik kaynaklı emisyonların azaltılmasına yönelik teknoloji geliştirme çalışmalarına katkı sağlaması bekleniyor.
Programın Türkiye’deki yat tersaneleri, ekipman üreticileri ve deniz teknolojisi girişimleri açısından önemi uluslararası Ar-Ge konsorsiyumlarına katılımı desteklemesi. Bu iş birlikleri Türk şirketlerinin elektrikli sevk, alternatif yakıt ve enerji verimliliği alanlarında geliştirdikleri teknolojileri uluslararası ortaklarla ilerletmesine olanak sağlayabilecek.
