Kalite ve Tasarımda Öne Çıkıyor
Uzun yıllar boyunca sadece uygun fiyatlı üretimle anılan Türk tersaneleri, artık büyük ve özelleştirilebilir projelerde İtalya ve Hollanda gibi ülkelerle yarışır hale geldi. Turquoise Yachts’ın 79 metrelik “Nympheas” projesi, bu değişimin önemli bir örneği olarak gösteriliyor.
Yine Denison Yachting’in Türkiye’de 10 tersaneyi kapsayan 2025 tarihli teknik incelemesi, altyapı gücünün ve teknolojik yetkinliğin önemli ölçüde arttığını ortaya koydu.
Vergi ve Enflasyon Sektörü Zorluyor
2025 yılında yürürlüğe giren %8’lik lüks yat vergisi, sektör oyuncularını tedirgin etti. Daha önce bu tür tekneler özel tüketim vergisinden muaftı. Bu değişiklikle birlikte, hem iç pazarda satışlarda daralma hem de dış pazarda rekabet avantajının azalması endişesi gündeme geldi.
Ayrıca, döviz kurlarındaki oynaklık ve enflasyon, girdi maliyetlerini artırarak kar marjlarını daraltıyor. Çelik, alüminyum, kompozit gibi ana malzemeler ile motor, elektronik ve iç mekân donanımlarında ithal bağımlılığı sektörün kırılganlığını artırıyor.
Sipariş Defterlerinde Daralma Var
Türkiye, 24 metre üzeri süperyat üretiminde hâlâ dünya sıralamasında ilk üçte yer alsa da, ihracat verileri 2025’in ilk yarısında sert bir düşüş yaşandığını gösteriyor. Haziran 2025 verilerine göre, Türkiye’nin yat ve gemi ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla %61,8 azaldı. Bu gerileme, finansmana erişim zorlukları ve artan üretim maliyetleriyle birlikte değerlendiriliyor.
Stratejik Avantajlar Hâlâ Geçerli
Sektör temsilcileri, Türkiye’nin hâlâ bazı önemli avantajlara sahip olduğunun altını çiziyor:
-
İş gücü maliyetleri Batı Avrupa’ya göre hâlâ daha düşük
-
Coğrafi konumu sayesinde hem Akdeniz hem de Orta Doğu pazarlarına yakın
-
Gelişmiş yat tasarım kabiliyetine sahip yeni nesil iç ve dış tasarım ofisleriyle çalışılıyor
-
Geniş hacimli tersane stokları sayesinde büyük boyutlu projeler kabul edilebiliyor
Öngörüler: Risk ve Fırsat Bir Arada
Uzmanlar, kısa vadede sektörün hem iç hem dış pazarda zorluklar yaşayabileceğini ancak teknik kapasite ve kalite algısındaki yükselişin orta vadede kalıcı avantaj sağlayabileceğini belirtiyor. Yeni vergi düzenlemelerinin gözden geçirilmesi ve döviz bazlı maliyetlerde denge sağlanması, bu büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik görülüyor.
YatMarina.com.tr – ÖZEL






















































