6,4 metrelik teknenin yakıtı bitti
Olay, Alaska’nın güneydoğusunda Petersburg ile Juneau arasındaki sularda meydana geldi. Yaklaşık 21 feet, yani 6,4 metre uzunluğundaki küçük teknenin yakıtının bitmesi üzerine ABD Sahil Güvenliği ile irtibat kuruldu.
Sahil Güvenliği, ilk temasın ardından yaklaşık yarım saat içinde teknede bulunanların acil tehlike altında olmadığı sonucuna vardı. Bunun üzerine çevredeki gemilere bir “marine assistance request”, yani deniz yardım talebi yayımlandı.
Bu ayrım olayın hukuki boyutu açısından önem taşıyor. Yapılan çağrı bir MAYDAY veya can güvenliğinin doğrudan tehlikede olduğunu bildiren distress çağrısı değildi.
Launchpad daha yakındı, yardıma Wilderness Legacy gitti
O sırada bölgede bulunan gemilerden biri Zuckerberg’e ait 118 metrelik Launchpad’di. Guardian ve Associated Press’in aktardığı bilgilere göre süperyat, yakıtı biten tekneye Wilderness Legacy’den daha yakın konumdaydı.
Ancak çağrıya Wilderness Legacy yanıt verdi. Küçük yolcu gemisi yaklaşık bir saat sonra 6,4 metrelik tekneye ulaştı ve tekneyi Farragut Bay’e çekti. Olay herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadan sona erdi.
Yolcunun paylaşımı tartışmayı başlattı
Olayın kamuoyuna yansımasında Wilderness Legacy’de bulunan Michael Love’ın sosyal medya paylaşımı etkili oldu.
Love, Sahil Güvenliği’nin Launchpad ile iletişim kurmaya çalıştığını ancak yatın çağrıya yanıt vermediğini ileri sürdü. Love ayrıca Wilderness Legacy kaptanının durumu yolculara anlatmasının ardından gemide tepkiler yükseldiğini aktardı.
Bu iddia kısa sürede Zuckerberg’in yüz milyonlarca dolar değerindeki süperyatının, kendisine daha yakın durumdaki küçük bir tekneye neden yardım etmediği sorusunu gündeme taşıdı.
Zuckerberg’in sözcüsü: Mürettebat çağrıyı duymadı
Zuckerberg cephesi ise Launchpad mürettebatının yardım talebini bilinçli olarak görmezden geldiği iddiasını reddetti.
Zuckerberg’in sözcüsü Brian Baker, mürettebatın Sahil Güvenliği’nin çağrısını başlangıçta duymadığını açıkladı. Baker’a göre Launchpad mürettebatı başka bir radyo kanalında çalışıyordu. Sahil Güvenliği’nin temasından haberdar olduklarında Wilderness Legacy yardım operasyonuna başlamıştı.
Baker ayrıca Zuckerberg ile ailesinin olay sırasında Launchpad’de bulunmadığını bildirdi.
Dolayısıyla mevcut bilgiler Launchpad’in yardım talebini aldığı halde bilinçli biçimde reddettiğini doğrulamıyor. Kesin olarak bilinen, yatın küçük tekneye daha yakın olmasına rağmen yardım operasyonuna katılmadığı ve yardımı Wilderness Legacy’nin gerçekleştirdiği.
Kanal 16 tartışması
Olayın dikkat çeken diğer tarafı deniz telsizi kullanımı oldu.
Associated Press’e konuşan deniz hukuku uzmanı Ian Ralby, Launchpad mürettebatının çağrıyı kaçırmasının alışılmış bir durum olmadığını belirtti. Gemilerde VHF Kanal 16’nın takip edilmesi genel denizcilik uygulamalarının temel parçalarından biri.
Bununla birlikte Sahil Güvenliği, Kanal 16’yı mümkün olduğunca açık tutmak amacıyla ilk duyurunun ardından gemileri ayrıntıların aktarılacağı başka bir kanala yönlendirebiliyor. Bu nedenle Launchpad’in hangi çağrıyı hangi aşamada duyup duymadığı kamuya açıklanan bilgilerle kesin biçimde ortaya konmuş değil.
Launchpad’in hukuki yardım zorunluluğu var mıydı?
Denizde can güvenliği tehlikeye girdiğinde yardım yükümlülüğü uluslararası deniz hukukunun temel kurallarından biri. Ancak Alaska’daki olayda önemli bir fark bulunuyor: ABD Sahil Güvenliği küçük teknenin “distress”, yani acil tehlike durumunda olmadığına karar verdi.
Associated Press’e konuşan emekli ABD Sahil Güvenliği kaptanı Aaron C. Davenport’a göre yalnızca yakıtın bitmesi, başka bir tehlike ortaya çıkmadığı sürece gemiyi otomatik olarak acil durumdaki tekne haline getirmiyor. Bu nedenle Launchpad’in söz konusu koşullarda tekneye yardım etmek için hukuki zorunluluğu bulunmadığını belirtti.
Davenport buna karşılık başka denizcilere yardım etmenin denizde genel bir dayanışma ve teamül meselesi olduğunu vurguladı. Alaska gibi uzak ve sert koşullara sahip sularda yakıtı biten bir teknenin durumu, hava koşulları veya sürüklenme nedeniyle kısa sürede gerçek bir acil duruma dönüşebiliyor.
118 metrelik Launchpad 2024’te teslim edildi
Tartışmanın merkezindeki Launchpad, Hollandalı Feadship tarafından 2024’te teslim edildi. Tersanenin resmi verilerine göre yat 118 metre uzunluğa ve 16,3 metre genişliğe sahip. Dış tasarımını Espen Øino, iç tasarımını Zuretti Interior Design hazırladı. Deniz mimarisi Feadship De Voogt Naval Architects’e ait.
Dört MTU 20V4000M93 ana makineyle donatılan Launchpad’in yakıt kapasitesi 423 bin 700 litre. Yat, 14 knot seyir hızında 5 bin 250 deniz mili menzile sahip.
Launchpad’de hareketli tabana sahip yüzme havuzu, beach club, sahibine ayrılmış açık güvertede jakuzi, iki sertifikalı helikopter pisti ve üst güvertede tamamen kapalı bir gözlem salonu bulunuyor. Feadship, Launchpad’in inşa edildiği dönemde tersanenin bugüne kadar tamamladığı en büyük yat olduğunu belirtiyor.
Guardian, yatın değerini yaklaşık 300 milyon dolar diye aktardı.
Tartışmanın merkezinde yardım çağrısının niteliği var
Alaska’daki olay, ilk sosyal medya paylaşımlarında “Zuckerberg’in yatı acil durumdaki tekneye yardım etmeyi reddetti” şeklinde yayıldı. Ancak Sahil Güvenliği’nin açıklaması ve Zuckerberg cephesinin yanıtı daha farklı bir tablo ortaya koyuyor.
Küçük tekne yakıtı bittiği için yardım istedi ancak Sahil Güvenliği tarafından acil tehlike altında kabul edilmedi. Launchpad olay yerine Wilderness Legacy’den daha yakındı fakat yardım çağrısına yanıt vermedi. Zuckerberg tarafı bunun çağrının duyulmamasından kaynaklandığını savunuyor. Launchpad mürettebatının çağrıyı aldığı halde yardımı bilinçli olarak reddettiğini doğrulayan resmi bir bulgu ise bulunmuyor.
Sonuçta 6,4 metrelik teknenin yardımına 118 metrelik süperyat değil, daha uzaktaki Wilderness Legacy gitti.
