Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Bozburun Yarımadası, Türkiye’nin en sıkı koruma statülerinden birini taşıyor. Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi 1990’dan bu yana yasalarca güvence altında; üzerine 2022’de “Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı” tescili eklendi. Buna karşın YatMarina.com.tr’nin incelediği resmi Çevresel Etki Değerlendirmesi belgeleri, aynı alanda Ekim 2025’ten Mayıs 2026’ya uzanan yedi ay içinde üç farklı şirkete ait, toplam 775 yat/tekne kapasiteli projelerin sürece girdiğini ortaya koyuyor. Her projenin hazırladığı rapor bu koruma statüsünü açıkça tescil ediyor; ancak hiçbiri süreci durdurmaya yetmiyor.
Üç Kat Koruma
Söz konusu yarımada, Türk hukukunda iç içe geçmiş üç ayrı koruma şemsiyesi altında bulunuyor.
Birincisi, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi. 18 Ocak 1990’da Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edilen ve 20702 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen bu statü, bölgeyi otuz beş yıldır koruma altında tutuyor.
İkincisi, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında tescil edilen “Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsü. Portmarin’in Nihai ÇED Raporu’na göre bu statü 17 Haziran 2022 tarihli ve 3926394 sayılı Bakanlık kararıyla kesinleşti. Asia Marina’nın Bozburun Tekne Bağlama İskelesi Proje Tanıtım Dosyası’na göre ise yarımadanın “4. Etap Bozburun ve Selimiye Doğal Sit Alanı” tescili 25 Aralık 2024 tarihli ve 11333496 sayılı Bakanlık Oluru ile ayrıca onaylandı.
Üçüncüsü, 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’ndaki gösterimler. Portmarin’in raporunda proje alanının “Hassas-Endemik Biyotoplar (Poseidon Çayırları)” ve “Doğal Karakteri Korunacak Alanlar” lejantında kaldığı belgeleniyor.
Yedi Ayda 775 Kapasite
Bu üç katmanlı koruma altında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın e-ÇED sistemi kayıtlarına göre şu projeler art arda sürece girdi.
Portmarin Liman İşletmeciliği Turizm İnşaat A.Ş., Selimiye Mahallesi Derinazmağı Mevkii’nde 145 yat/tekne kapasiteli yüzer iskele için ÇED Nihai Kararını 2 Ekim 2025’te, ÇED Olumlu kararını ise 22 Aralık 2025’te aldı.
Asia Marina Turizm İşletmeciliği A.Ş., Bozburun Mahallesi Bük Mevkii’nde 10 Şubat 2026’da 13.550 metrekarelik tekne imalat ve çekek yeri, 3 Nisan 2026’da ise 180 tekne kapasiteli ayrı bir bağlama iskelesi için ÇED süreçlerini başlattı. Aynı şirket, tek bir koyda iki ayrı dosyayla hem karasal hem deniz alanı talep ediyor.
Selimiye Yat Marina ve Yelken Akademisi Turizm Ticaret İthalat İhracat A.Ş., 6 Mayıs 2026’da Portmarin’in hâlihazırda ÇED aldığı Selimiye Mahallesi’nde 434 yat kapasiteli, sezonda 450’ye çıkan ayrı bir yüzer iskele projesi için süreci başlattı.
Planlanan toplam kapasite 775 yat/teknedir: Selimiye koyunda Portmarin ve Selimiye Yat Marina projeleri birleştiğinde 595, Bozburun’da Asia Marina’nın iki projesiyle 180. Mevcut durumda aynı mevkiide faaliyet gösteren MUÇEV Turizm Ticaret A.Ş.’nin 70 kapasiteli iskelesi de tabloya eklendiğinde bölgedeki toplam mevcut ve planlanan kapasite 845’e ulaşıyor.
“Nitelikli Doğal Koruma Alanı” Ne Anlama Geliyor?
2863 sayılı Kanun’un 9. maddesi, Koruma Yüksek Kurulu ilke kararlarına aykırı olarak sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamayacağını, inşaat, tesisat, sondaj ve benzeri işlemlerin bu kapsamda değerlendirileceğini açıkça hükmediyor. Aynı kanun uyarınca bir alanın sit olarak ilanı, o alandaki her ölçekte plan uygulamasını durduruyor.
Bakanlığın 113 Numaralı İlke Kararı’nda nitelikli doğal koruma alanları şöyle tanımlanıyor: “Doğal yapısı değişmemiş veya az değişmiş, modern yaşam ve önemli ölçüde insan faaliyetleri tarafından etkilenmemiş, doğal süreçlerin hâkim olduğu kara, su ve deniz alanları.” Bu alanlarda madencilik, taş-toprak-kum alımı tamamen yasak; diğer faaliyetler için koşulları, kapsamı ve süresi Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonları tarafından belirlenmek şartıyla izin mekanizması işletiliyor.
Projeler bu mekanizmayı kullanıyor. Portmarin’in raporu, koruma amaçlı imar planı dosyasının hazırlandığını ve ÇED sürecinin tamamlanmasının ardından Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne onay için sunulacağını belirtiyor. Başka bir ifadeyle: ÇED Olumlu kararı verilmiş, ancak koruma amaçlı imar planı henüz onaylı değil.
Raporların İçindeki Kurum Görüşleri
Portmarin’in kendi hazırlattığı Nihai ÇED Raporu’na dahil edilen kurum görüşleri bu gerilimi belgeler nitelikte.
Marmaris Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 3 Aralık 2024 tarihli yazısı şunu kaydediyor: “Planlama alanı, Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı sınırları içinde kalmaktadır. Bu kapsamda teklif planın koruma amaçlı imar planı olarak hazırlanması gerekmektedir.” Aynı yazı, proje alanının Çevre Düzeni Planı’nda “Kıyı Yapıları İçin Araştırma ve Düzenleme Yapılması Gereken Alanlar”, “Hassas-Endemik Biyotoplar (Poseidon Çayırları)” ve “Doğal Karakteri Korunacak Alanlar” olmak üzere üç ayrı hassas gösterim kapsamında kaldığını da tescil ediyor.
Bir başka kurum görüşünde daha doğrudan bir tespit yer alıyor: “Selimiye Koyu ‘Kapalı Koy’ durumunda olduğundan dolayı her iki projenin faaliyete geçmesi ile çevre kirliliği vb. sebepler oluşturmamak adına gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.” Bu tespit süreci durdurmadı; koşullu onaya dönüştü.
Kiralama Zinciri
Projelerin arka planında dikkat çekici bir unsur daha var: alanların kullanım hakkının devredilme biçimi. Portmarin’in raporuna göre Selimiye Mahallesi Derinazmağı Mevkii’ndeki 69.510 metrekarelik alan “Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altında” bulunuyor. Bu alan, yat/tekne bağlama iskelesi yapımı için önce MUÇEV Turizm Ticaret A.Ş.’ye tahsis edilmiş; MUÇEV ise bunu Portmarin’e 12 Mayıs 2023’ten itibaren 10 yıl süreyle kiraya vermiş. Ön izin sözleşmesini Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü imzaladı — koruma statüsünün idari sahibi konumundaki kurumun aynı zamanda kiralama iznini de veren kurum olduğu görülüyor.
Büyükşehir Belediyesi Portmarin İçin Dava Açtı, Selimiye Yat Marina’ya da Karşı Çıkıyor
Selimiye Yat Marina projesinin gündeme gelmesi, bölgedeki hukuki sürecin henüz tamamlanmadığı bir döneme denk geliyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, Portmarin’in 145 kapasiteli projesine 27 Mayıs 2025’te olumsuz görüş vermişti. ÇED Olumlu kararının ardından Büyükşehir, yürütmenin durdurulması ve kararın iptali istemiyle 12 Aralık 2025’te Muğla 2. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. 2026/49 esas numarasıyla görülen davada mahkeme, 20 Ocak 2026’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulundu. Dava sürüyor.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Selimiye Yat Marina’nın 450 kapasiteli projesine de aynı kararlılıkla karşı çıktı: “Buna asla izin vermeyeceğiz. Aynı bölgede daha önce yapılmak istenen yat bağlama iskelesi projesine karşı dava açtık ve süreç hâlen devam ediyor. Şimdi ise aynı bölgenin yanına 450 yat kapasiteli yeni bir bağlama iskelesi için ÇED süreci başlatıldığını öğrendik. ÇED raporunun olumlu çıkması durumunda yeniden dava sürecini başlatacağız. Burası Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde yer alan çok hassas bir alan.”
Projelerin Ortak Dili
İncelenen belgelerin tamamı projeleri meşrulaştırmak için benzer bir gerekçe öne sürüyor: bölgede kontrolsüz demirleme yapıldığı, bunun Poseidon çayırlarına zarar verdiği, planlı iskelenin bu kaosa düzen getireceği. Portmarin’in raporu şu cümleyle açıyor: “Hâlihazırda birçok yat ve teknenin kontrolsüz şekilde denizde açıkta bırakılmasıdır. Bu proje ile korunaklı bir alan oluşturulacak ve tekne atıklarının denize kontrolsüz şekilde bırakılması önlenecektir.” Selimiye Yat Marina PTD’si neredeyse aynı ifadeyi yineliyor. Asia Marina Bağlama İskelesi PTD’si ise bağlama kapasitesinin yetersiz kaldığını sıralıyor; ancak aynı koyda zaten ÇED almış olan Portmarin projesinden söz etmiyor.
Yanıt Bekleyen Sorular
Belgelerin ortaya koyduğu tablo birkaç soruyu açıkta bırakıyor. “Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı” tescilini yapan Bakanlık, aynı alan için nasıl ön izin ve ardından ÇED Olumlu kararı verebildi? Portmarin’in ÇED süreci tamamlanmış olmakla birlikte Marmaris Belediyesi’nin zorunlu gördüğü koruma amaçlı imar planı henüz onaylı değilse inşaat izni hangi aşamada gerçekleşebilecek? Selimiye koyunda zaten ÇED almış bir proje varken aynı koya 450 yat daha ekleyecek ikinci başvurunun kümülatif çevresel etkisi kim tarafından, nasıl değerlendiriliyor?
ÖZEL HABER – YatMarina.com.tr























































