“Atığını verecek yer yok”
Bağlı, Hisarönü Körfezi’nde yüzlerce teknenin faaliyet gösterdiğini ancak bu teknelerin atık su ve çöplerini teslim edebileceği yasal bir tesisin bulunmadığını belirtti. Sahil Güvenlik’in denetim yaptığını ancak alternatif üretilmediğini vurgulayan Bağlı, “Nereye gidiliyor? Bir alternatif ürettiniz mi insanlara? Nereye basacaklar veya bunu nereye boşaltacaklar?” diye sordu.
Tesislerin yokluğunda teknecilerin atıklarını gece denize boşaltmak zorunda kaldığını ifade eden Bağlı, “Sen bu adama bir alternatif sundun mu? Sunmuyorsun. Sunmayınca vatandaş kendi çözümünü kendi üretiyor” dedi.
Göcek tonozları: “Keşke adam çapa atsaydı”
Göcek’te Poseidonya çayırlarını korumak amacıyla yerleştirilen tonozlara da sert eleştiri yönelten Bağlı, uygulamanın çevreyi korumak yerine daha fazla tahrip ettiğini öne sürdü. Bağlı’ya göre 1.800 civarında tonoz için denize bırakılan 4 metrekarelik beton bloklar yaklaşık 7.500-8.000 metrekarelik alanı kaplamış durumda. “Doğanın üstünü beton blokla kapattınız. Biz ağaçlar kurumasın derken 8.000 metrekare beton bıraktık” diyen Bağlı, “Keşke adam çapa atsaydı da bu kadar geniş alanı betonla doldurmasaydık” ifadesini kullandı.
Tonozların teknik açıdan da sorunlu olduğunu belirten Bağlı, zincir olmadan tonozun tutulamayacağını, zincirlerin ise Poseidonya çayırlarında sürekli tarama etkisi yarattığını açıkladı.
“İhtiyaç var”
Selimiye ve Bozburun’daki projeleri doğrudan onaylamak yerine “ihtiyaç” çerçevesinden değerlendiren Bağlı, yasal tesis olmaksızın bölgenin korunamayacağını savundu. “Bu tesisler hukuki tesis olduğu zaman bunların içinde mecburiyetten atık alım tesisleri olması gerekiyor” diyen Bağlı, planlamanın üniversiteler ve uzmanlarla birlikte yapılması gerektiğini de ekledi.
Bağlı, konuya ilişkin görüşünü şu sözlerle özetledi: “Eğer bu koyları koruyacaksak, bu koyları daha iyi bir şekilde işleteceksin. Bir düzene, bir tesise ihtiyacımız var.”
ÖZEL HABER – YatMarina.com.tr






















































