“Yeni Bir Karar Türü Değil, Aynı Kararın Yeni Adı”
Sarıca, ÇED Yönetmeliği’nde yapılan düzenlemeyle karar kategorilerinin yeniden adlandırıldığını, ancak uygulamada bir değişiklik olmadığını belirtti:
“Aslında hiçbir şey değişmedi, sadece algı için ismini değiştirdiler. ‘ÇED gerekmez’ ifadesi halkta tepki yarattığı için buna da ‘ÇED olumlu’ dediler. Ama ÇED prosedürünü işletmeden eski ‘ÇED gerekli değildir’ kararı veriyorlar.”
Avukat, iki ayrı listeye tabi projelerin iki farklı süreçten geçtiğini, sonuçta her ikisinin de “ÇED olumlu” adını taşıdığını anlattı:
“Ek-1 listesinde mutlaka ÇED raporu alınmak zorunda. Halkın katılımı toplantısı, İnceleme Değerlendirme Komisyonu süreçleri sırasıyla izleniyor. Bu süreç yaklaşık bir yılı buluyor. Ek-2 listesinde ise başvuruyu yapıyorsunuz, proje tanıtım dosyasını veriyorsunuz, onayla projeye başlıyorsunuz. İki karar da ‘ÇED olumlu’ oluyor, ama biri Ek-1, biri Ek-2.”
Sarıca, Göcek dosyasında proje tanıtım dosyasının yeterli görüldüğünü, ayrıca ÇED raporu düzenlenmesine gerek olmadığı yönünde karar verildiğini kaydetti. Avukata göre, anlatılmasında çekilen güçlük bu durumun bir kelime oyunundan ibaret olmasından kaynaklıdır.
Yürütmeyi Durdurma Kararı Devre Dışı Kalıyor
Projeye ilişkin daha önce açılan davada yürütmeyi durdurma kararı alındığını hatırlatan Sarıca, projenin revize edilerek yeni başvuru yapıldığını, 25 Ağustos tarihli yeni kararın önceki yargı kararını işlevsiz bıraktığını söyledi:
“Onu bypass ediyor. O dava konusuz kalacak. Yani kazanmışız gibi olacak, ama yeni bir ‘ÇED gerekli değildir’ kararıyla projeye devam etmeye çalışacaklar.”
Avukat, önceki davada alınan bilirkişi raporunun kendi lehlerine sonuçlandığını, bu sürecin devamında ikinci ÇED başvurusunun yapıldığını belirtti.
Yeni Dava ve Yeni Yürütmeyi Durdurma Talebi
Sarıca, hukuki sürecin duracağı yönündeki soruya, yeni kararın da yargıya taşınacağı yanıtını verdi:
“Hızlıca dava açıp bir yürütmeyi durdurma daha almamız gerekiyor. Fikri takip var, dava açılacak. Ama bunun için hazırlık yapmak gerekiyor.”
“Kümülatif Değerlendirme Yapılmıyor”
Sarıca, kıyı ve koylardaki bağlama başvurularının birbirinden bağımsız biçimde işleme alındığını, dosyalar arasında bütünlüklü bir değerlendirme yapılmadığını söyledi:
“Biz mümkün olan her yere yapalım, izinleri alalım diye bakıyoruz. Olanı yaparız, itiraz edileni bekletiriz. Bizde kümülatif değerlendirmeler maalesef olmuyor.”
Avukat, hazırlanan dosyaların elden ele dolaştığını, iptal edilenlerin takılan dosyalar olduğunu, çok büyük çoğunlukla tüm izinlerin yeterince bilimsel inceleme yapılmadan kolaylıkla alındığını belirtti. Sarıca, Göcek dosyasında alınan yürütmeyi durdurma kararının ardından yeni bir başvurunun hemen sunulduğunu, bu nedenle yeniden dava açmak zorunda kalacaklarını ifade etti.
ÖZEL HABER – YatMarina.com.tr
