Fransa, İspanya ve İtalya, Posidonia çayırlarını korumak için farklı yöntemler uygulayan ülkeler arasında öne çıkıyor. Bu ülkelerde geliştirilen haritalama çalışmaları, bağlama sistemleri ve yasal düzenlemeler, deniz çayırlarının korunmasına yönelik kapsamlı bir yaklaşım ortaya koyuyor.
Posidonia Çayırlarının Ekosistemdeki Rolü
Posidonia oceanica yalnızca Akdeniz’de bulunan bir deniz bitkisi. Ortalama 5 ile 40 metre derinlikte yaşayan bu bitki yılda yalnızca birkaç santimetre büyüyor. Bu nedenle oluşan çayırların bazıları yüzlerce yıllık ekosistemler olarak değerlendiriliyor.
Bilimsel çalışmalar Posidonia çayırlarının şu işlevleri yerine getirdiğini gösteriyor:
-
Deniz suyunda yüksek miktarda oksijen üretmek
-
Atmosferden karbonu tutarak deniz tabanında depolamak
-
Kıyı erozyonunu azaltmak
-
Balık ve omurgasızlar için yaşam alanı oluşturmak
-
Deniz suyunun berraklığını artırmak
Bu özellikleri nedeniyle Posidonia çayırları “mavi karbon ekosistemleri” arasında kabul ediliyor.
Çapa Hasarı ve Yat Trafiği
Posidonia çayırlarına zarar veren başlıca faktörlerden biri tekne çapaları. Çapa zincirleri deniz tabanında sürüklenirken kök ağını parçalayabiliyor. Çayırların çok yavaş büyümesi nedeniyle oluşan hasarın geri dönüşü uzun yıllar alabiliyor.
Bu nedenle Akdeniz’deki birçok ülke, yoğun yat trafiğinin bulunduğu koylarda çapa atılmasını sınırlandıran veya alternatif bağlama sistemleri kuran uygulamalar geliştirdi.
İspanya: Balear Adaları’nda Posidonia Haritaları
İspanya, Posidonia koruma konusunda en kapsamlı sistemlerden birini uygulayan ülkelerden biri. Balear Adaları yönetimi, deniz tabanındaki Posidonia çayırlarını ayrıntılı şekilde haritalandırdı.
Bu haritalar kamuya açık dijital platformlarda yayımlandı. Tekne kaptanları GPS tabanlı uygulamalar aracılığıyla hangi bölgelerde Posidonia bulunduğunu görebiliyor.
Çayır alanlarına çapa atılması yasak. Denetim ekipleri tarafından yapılan kontrollerde ihlal tespit edilmesi halinde yüksek para cezaları uygulanabiliyor. Bu sistem sayesinde özellikle İbiza ve Formentera çevresindeki çayır alanlarının korunması hedefleniyor.
Fransa: Korsika’da Eco-Mooring Sistemleri
Fransa’da Posidonia çayırlarının yoğun bulunduğu bölgelerden biri Korsika kıyıları. Bu bölgede birçok koy Deniz Koruma Alanı statüsünde bulunuyor.
Fransız yönetimi, çapa atılmasının çayır alanlarına zarar verdiği koylarda çevre dostu bağlama sistemleri kurdu. “Eco-mooring” olarak adlandırılan bu sistemlerde tekneler sabit bağlama noktalarına bağlanıyor.
Bu yöntem sayesinde zincirlerin deniz tabanında sürüklenmesi engelleniyor ve Posidonia çayırlarının zarar görmesi önlenmeye çalışılıyor.
İtalya: Sardinya’da Çapa Kısıtlamaları
İtalya’da özellikle Sardinya kıyılarında Posidonia çayırlarının korunmasına yönelik düzenlemeler uygulanıyor. Deniz koruma alanlarında belirli bölgelerde çapa atılması yasaklanmış durumda.
Bazı koylarda yalnızca sabit bağlama sistemlerinin kullanılmasına izin veriliyor. Ayrıca İtalya’da Posidonia çayırlarının bulunduğu bölgelerde kıyı yapılaşmasına yönelik çevresel etki değerlendirmeleri daha sıkı şekilde yürütülüyor.
Bu uygulamalarla birlikte Sardinya çevresindeki birçok koyda deniz çayırlarının korunması hedefleniyor.
Akdeniz’de Ortak Yaklaşım: Haritalama ve Sabit Bağlama
Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde Posidonia çayırlarının korunmasına yönelik uygulamalar farklı yöntemler içeriyor. Ancak genel yaklaşım benzer:
-
Deniz tabanı haritalarının hazırlanması
-
Çayır alanlarında çapa kullanımının sınırlandırılması
-
Sabit bağlama sistemlerinin kurulması
-
Deniz koruma alanlarının genişletilmesi
Bu yöntemler, yoğun yat trafiğinin bulunduğu bölgelerde deniz tabanındaki ekosistemlerin zarar görmesini sınırlamayı amaçlıyor.
Göcek İçin Benzer Bir Model Mümkün mü?
Türkiye’de Posidonia çayırlarının yoğun bulunduğu bölgeler arasında Göcek koyları da yer alıyor. Bu bölgede uygulanmaya başlanan mapa şamandıra sistemi, çapa kullanımının azaltılmasını hedefleyen uygulamalardan biri olarak değerlendiriliyor.
Akdeniz’deki diğer ülkelerin deneyimleri incelendiğinde, Posidonia çayırlarının korunması için bilimsel haritalama, düzenli denetim ve uygun bağlama sistemlerinin birlikte uygulanması gerektiği görülüyor.
Uzmanlar, deniz tabanındaki bu ekosistemin korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda deniz turizmi ve balıkçılık açısından da önemli olduğunu belirtiyor.
ÖZEL HABER – YatMarina.com.tr























































