Yat turizminin büyümesine rağmen yeni marina yatırımları sınırlı kalıyor. Peki neden?
Türkiye’nin eşsiz kıyı şeridi, dünya yatçılığı için büyük potansiyel taşısa da, marina yatırımları hâlâ çok düşük bir hızla ilerliyor. Uzmanlara göre bunun arkasında hem yapısal hem de yasal engeller bulunuyor.
1. Kıyı Tahsisi ve Hukuki Karmaşa
Marina kurmak isteyen yatırımcıların karşılaştığı en büyük engel: kıyı tahsisi.
-
İlgili kurumlar: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı
-
Her kurum farklı izin süreçlerine sahip
-
Kıyılar “devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlar” olduğundan özel mülkiyetin yapılamaması süreci karmaşıklaştırıyor
-
İzin süreci ortalama 3 ila 7 yıl arasında sürebiliyor
2. Yatırım Maliyeti ve Teknik Altyapı Gereksinimi
-
Ortalama bir marinada sadece ponton sistemleri değil, derinleştirme, iskele, mendirek, dalgakıran, altyapı, enerji ve atık sistemleri gibi onlarca mühendislik bileşeni gerekiyor
-
100 teknelik bir marina kurulumunun maliyeti: 20–30 milyon € arasında
-
Bu seviyede yatırım yapacak firma sayısı sınırlı, kamu teşviki yok denecek kadar az
3. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Süreci
-
Her marina projesi için zorunlu olan ÇED raporu, hem zaman alan hem de iptale açık bir süreç
-
Sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın itirazları yatırımın geri çekilmesine neden olabiliyor
-
En sık karşılaşılan gerekçeler: ekosisteme zarar, caretta caretta yuvalama alanı, kıyı flora-faunası
4. Risk ve Geri Dönüş Süresi
-
Marina yatırımı uzun vadeli bir iş
-
Ortalama geri dönüş süresi: 8 ila 15 yıl
-
Belirsizlik, kur riski ve sabit giderler, yatırımcıyı caydırıyor
5. Alternatif Model Eksikliği: Kooperatif / Belediye Marinaları
-
Avrupa’da yaygın olan kooperatif ve belediye destekli marinalar Türkiye’de çok sınırlı
-
Oysa bu modelle:
-
Yat sahipleri ortak olur
-
Marinalar kar amacı gütmez
-
Fiyatlar regüle edilebilir
-
Yerli denizci korunur
-
Sonuç: Yat Turizmi Büyüyor, Altyapı Geri Kalıyor
Türkiye, yat turizmi potansiyeliyle dünyanın ilk 5 ülkesi arasında. Ancak marina yatırımlarındaki zorluklar aşılmadığı sürece bu potansiyelin sadece küçük bir kısmı değerlendirilebilecek.
Daha güçlü mevzuat, şeffaf yatırım ortamı ve çevreyle dost planlamalar sayesinde, Türkiye denizcilikte bir merkez ülkeye dönüşebilir.




















































