Yat ve tekne sahiplerinin denizde karşılaşabileceği idari yaptırımlar tek bir tarife üzerinden işlemiyor. 618 sayılı Limanlar Kanunu, Limanlar Yönetmeliği ve deniz kirliliğinde 2872 sayılı Çevre Kanunu birbirinden farklı yaptırım rejimleri oluşturuyor. Hangi ihlalin hangi kanun kapsamında değerlendirileceği ise çoğu yatçının farkında olmadığı bir ayrım.
Taban Ceza Nerede Başlıyor?
618 sayılı Limanlar Kanunu‘nun ceza hükmü 500 TL ile 20.000 TL arasında baz tutarlar belirliyor. Bu miktar, her yıl Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılıyor. 2026 için yeniden değerleme oranı yüzde 25,49 olarak açıklandı. Sahadaki uzman kaynaklarına göre bu tablonun 2026 karşılığı yaklaşık 15.259 TL ile 605.279 TL arasında uzanıyor.
Bodrum davası bu çerçevede okunduğunda uygulanan 8.000 TL, yasal zeminin altında kalan sembolik bir rakam. Hukuki değerlendirmeyi yapan uzman, Liman Başkanlığı’nın “oldukça anlayışlı bir uygulama yaptığını” ifade etti.
15 Gün Kuralı
Limanlar Yönetmeliği’nin 22. maddesi uyarınca, izinli demirleme alanları dışında bir deniz aracının aynı bölgede kalış süresi en fazla 15 gün. Liman başkanının onayıyla bu süre bir kez daha uzatılabiliyor ve toplamda 30 günü geçemiyor. Süre sonunda yüzer araçların kaldırılması sorumluluğu liman başkanına geçiyor; kaldırma masrafı ise ayrı bir kalem olarak tekne sahibine yükleniyor.
Bodrum Denizciler Derneği bu konuda net bir tutum sergiliyor: “15 günün üzerinde kalan, ister ticari ister özel olsun tüm teknelere karşıyız. Bu bir işgaldir.”
İzinsiz Demirleme ve Bağlama
Limanlar Yönetmeliği, liman başkanlığından izin alınmadan demirleme sahalarının değiştirilmesini yasaklıyor. Usulsüz demirleme, yanaşma ve bağlama ihlallerinde önce uyarı ve yer değiştirme talimatı modeli uygulanıyor. Ancak bu, bütün ihlallerde otomatik “uyarı gelirim” güvencesi anlamına gelmiyor. Çevre kirliliği, yanlış acil durum sinyali ve emniyet teçhizatı ihlallerinde doğrudan yaptırım uygulanabiliyor.
Liman başkanlığından izin alınmadan liman sahalarında onarım, raspa, boya, kaynak ve diğer sıcak çalışmalar da yasak kapsamında.
Bildirim Zorunluluğu
Bu başlık sahadaki uygulamada en çok atlanan yükümlülükler arasında. Liman sahasına gelen gemi ve deniz araçları; seyir sırasında, demirleme sahasında veya kıyı tesisinde meydana gelen deniz kazalarını, önemli makine arızalarını ve genel seyir güvenliği bakımından saptadıkları sakıncaları olaydan itibaren en geç üç saat içinde VHF veya diğer uygun iletişim araçlarıyla bildirmek zorunda. Küçük arıza da bu yükümlülük kapsamında değerlendiriliyor.
Deniz Kirliliği: Asıl Ağır Tablo
Denize atık boşaltımında yaptırım rejimi hem en ağır hem de en sık yanlış anlaşılan başlık. 2872 sayılı Çevre Kanunu, petrol ve petrol türevleri — ham petrol, akaryakıt, sintine, slaç, slop, rafine ürün, yağlı atık — deşarjı yapan gemiler için cezayı groston başına hesaplıyor. 2026 yılında 1.000 grostona kadar olan gemilerden petrol türevi deşarjının cezası groston başına 5.752,34 TL. Büyük tonajlı gemilerde toplam rakam çok hızlı büyüyor.
Tehlikeli madde ve atık deşarjında uygulanacak ceza, petrol ve türevleri kategorisinin on katı olarak hesaplanıyor. Yasal değişikliklerin ardından deniz kirliliği gerekçesiyle gemilere kesilen cezaların 12 kata kadar artabildiği görülüyor.
Cezanın derhal ödenmemesi veya yeterli teminat gösterilmemesi halinde gemi ya da deniz aracı en yakın liman yetkilisine teslim edilerek seferden ve faaliyetten men ediliyor.
Özel Hükümler ve Üst Sınırlar
Limanlar Yönetmeliği’nin idari yaptırımlar maddesi bazı ihlaller için baz tutarları ayrıca düzenliyor. Can kurtarma, emniyet veya acil durum sinyalinin yanıltıcı biçimde kullanılması ile tehlikeli seyir ve manevra ihlallerinde 5.000 TL ile 50.000 TL arasında baz ceza öngörülüyor; bu tutarlar da yeniden değerleme rejiminde uygulanıyor. Kılavuzluk ve römorkörcülük yükümlülüklerine aykırı hareket edenlere ise 100.000 TL’den 2.000.000 TL’ye kadar idari para cezası verilebilir. 5312 sayılı Kanun kapsamındaki kirlenme olaylarında liman başkanı tarafından uygulanabilecek üst sınır ise 5.000.000 TL.
Pratik Sonuç
Türkiye’de yat ve tekne ihlallerinde ceza rejimi tek kalemden işlemiyor; ihlalin türüne, ilgili kanuna, tonaja ve tekrarına göre sonuç değişiyor. Bodrum davası bu tablonun somut bir özeti: yasal taban ile yasal tavan arasındaki fark 75 kat. Liman başkanlığına önceden danışmak, sonradan ceza ödemekten her koşulda daha az maliyetli.
ÖZEL HABER – YatMarina.com.tr






















































