Yeni düzenleme, amatör denizcilere coğrafi bir seyir hattı çizmezken, açık deniz kaptanlığına karşılık gelen bir yetki de tanımlamıyor.
Metin Ne Diyor?
Yönetmelik, ADB 10 ve ADB 24 sahiplerinin özel tekneleri bölge, mesafe ve zaman sınırı olmaksızın kullanabileceğini düzenliyor. Bu ifade ilk bakışta geniş bir serbestlik alanı yaratıyor. Ancak aynı metin içinde yer alan başka hükümler, bu serbestliğin kapsamını daraltıyor.
Yönetmelik açık biçimde ADB’nin gemiadamı yeterliği yerine geçmediğini hükme bağlıyor. Bu cümle, ADB’nin profesyonel denizcilik veya kaptanlık yetkisi sağlamadığını doğrudan ortaya koyuyor. Hukuki açıdan bakıldığında, açık deniz yetkisi profesyonel yeterliklerle tanımlanan bir alan olarak kabul ediliyor.
Açık Deniz Kavramı Neden Karışıyor?
Açık deniz tartışmasının temelinde iki farklı kavram yatıyor. Birincisi, seyir yasağı bulunmaması. İkincisi ise yetki tanımı. Yeni yönetmelik, amatör denizcinin nereye kadar gidebileceğini söylemiyor; ancak neyi temsil ettiğini açıkça tanımlıyor.
Bu ayrım sahada sıkça gözden kaçıyor. “Yasak yok” ifadesi, zamanla “yetki var” şeklinde algılanıyor. Oysa mevzuatta bu iki kavram birbirinden tamamen ayrı ele alınıyor. Yasak bulunmaması, yetki tanındığı anlamına gelmiyor.
Uluslararası Uygulamalar Ne Söylüyor?
Uluslararası denizcilik pratiğinde açık deniz yetkisi, belge türleriyle açık biçimde ayrılıyor. Amatör belgeler, genellikle kıyı ve kişisel seyir faaliyetlerini kapsıyor. Açık deniz seyrine ilişkin yeterlikler ise eğitim, deniz mili tecrübesi ve teknik sınavlarla belgelendiriliyor.
Türkiye’deki ADB sistemi, bu uluslararası ayrımı koruyor. Yeni yönetmelik, ADB’yi bir “amatör yeterlik” olarak konumlandırıyor ve bu çerçevenin dışına taşmıyor. Bu yönüyle düzenleme, uluslararası denizcilik yaklaşımıyla çelişmiyor.
Pratikte ADB ile Açık Deniz Seyri Yapılabilir mi?
Yönetmelik, ADB sahiplerine “şuraya gidemezsin” demiyor. Bu nedenle fiilen açık deniz seyrine çıkan amatör denizciler bulunuyor. Ancak bu durum, hukuki ve idari sonuçlar doğuruyor.
Açık deniz seyri sırasında yaşanabilecek bir kazada, ADB sahibi kişi açık deniz kaptanı olarak değerlendirilmez. Sigorta süreçleri, arama-kurtarma operasyonları ve hukuki sorumluluk incelemeleri bu çerçevede ele alınır. Bu noktada belge türü, seyirden daha belirleyici hale gelir.
Yeni Yönetmelik Neyi Amaçlıyor?
Yeni düzenleme, ADB’ye yeni bir yetki eklemiyor. Aksine, belgenin sınırlarını daha görünür hale getiriyor. Metnin genel yaklaşımı, amatör denizciliği tanımlı bir alanda tutmak ve profesyonel denizcilikle arasındaki çizgiyi netleştirmek üzerine kurulu.
Bu yaklaşım, özellikle son yıllarda ADB’nin geniş yorumlanmasıyla ortaya çıkan belirsizlikleri azaltmayı hedefliyor.
Sonuç: Yetki Değil, Serbestlik
Yeni yönetmelik çerçevesinde ADB, açık deniz kaptanlığı belgesi niteliği taşımıyor. Belge, amatör ve ticari olmayan seyir faaliyetleri için serbestlik sağlıyor; ancak profesyonel veya açık deniz yetkisi tanımıyor.
Bu ayrım, yönetmeliğin en kritik ve en çok yanlış anlaşılan noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
ÖZEL HABER – Yatmarina.com.tr















































