Bu alandaki idari para cezaları bugüne kadar yönetmelikle belirleniyordu. Cezaların kanun metnine yazılması, kabahatte kanunilik ilkesine ilişkin bir düzeltme niteliği taşıyor. Ancak yönetmelikteki maktu tutarlar yürürlükte kaldığı için aynı fiil için iki farklı tutar rejimi yan yana duruyor.
Bendin Kapsamı: LH 2,5 – 24 Metre Özel Tekneler Ve LH 24 Metre Üstü Özel Yatlar
28/A maddesinin ikinci fıkrasının (k) bendi iki grup deniz aracını kapsıyor.
Birincisi, ticari amaç olmaksızın münhasıran gezi, eğlence, spor ve amatör balıkçılık gibi faaliyetlerde kullanılan, ulusal standarda göre ölçüldüğünde gövde boyu (LH) 2,5 metre dâhil ile 24 metre dâhil arasında olan özel tekneler.
İkincisi, yat tipinde inşa edilmiş, kamarası, tuvaleti, lavabosu ve mutfağı olan, özel olarak kullanılan, gezi ve spor amacıyla yararlanılan ve ulusal standarda göre ölçüldüğünde gövde boyu (LH) 24 metreden büyük olan gemiler.
Bu araçların asgari teknik şartları ve bunları kullanacak kişilerin yeterliklerine ilişkin olarak Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara, her bir metre için 1.000 Türk lirasından 2.500 Türk lirasına kadar olmak üzere tekne tam boyu üzerinden hesaplanarak idari para cezası uygulanıyor.
Bendin kapsam tarifi, Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik’in 4 üncü maddesindeki özel tekne ve özel yat tanımlarıyla birebir örtüşüyor. Yönetmelik 17 Ocak 2026 tarihli ve 33140 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, 20 nci maddesi uyarınca yayımından altı ay sonra, 17 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmişti. Kanun bundan 14 gün sonra yayımlandı.
Dört Ayrı Maktu Ceza Tek Bir Banda Dönüştü
Yönetmeliğin 18 inci maddesi dört ayrı fıkrada maktu ceza öngörüyor.
İkinci fıkra, özel tekne veya yatını ticari faaliyet için kullandıran veya EK-1’de tanımlı yetki yazısı olmadan başkasına kullandıran tekne sahiplerine metre başına 2.500 Türk lirası ceza veriyor.
Üçüncü fıkra, amatör denizci belgesiyle kendisine veya başkasına ait özel tekneyi sevk ve idare ederek ticari faaliyette kullanan kişilere metre başına 2.500 Türk lirası öngörüyor.
Beşinci fıkra, amatör denizci belgesi olmadığı veya askıda olduğu halde özel tekne kullananlar ile sahibi olduğu belgenin azami tekne boyunun üzerinde özel tekne kullananlar için metre başına 2.500 Türk lirası belirliyor.
Sekizinci fıkra ise EK-2’de yer alan bulundurulması zorunlu asgari emniyet teçhizatını teknede bulundurmayan tekne sahibine metre başına 1.000 Türk lirası ceza uygulanmasını, ayrıca teknenin seyrine müsaade edilmemesini düzenliyor.
Kanun, yönetmelikteki 1.000 ve 2.500 Türk lirası tutarlarını tek bir aralığın alt ve üst sınırı haline getirdi. Dört ayrı fiil için dört ayrı maktu tutar yerine, tümü için 1.000 – 2.500 Türk lirası bandı geçerli.
Kabahatler Kanunu Uyarınca İdareye Takdir Yetkisi Doğuyor
Alt ve üst sınır gösterilerek belirlenen idari para cezalarında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası uygulanıyor. Anılan fıkra uyarınca ceza miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulunduruluyor.
Yönetmelikteki maktu yapıda böyle bir değerlendirme alanı bulunmuyordu. Kanun’un getirdiği bant, aynı fiil için farklı tekne sahiplerine farklı tutarlar uygulanması sonucunu doğurabilecek nitelikte.
Yönetmeliğin Dayanağı Değişmedi
Yönetmeliğin 3 üncü maddesi dayanağını 618 sayılı Limanlar Kanunu, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 28 inci maddesi ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 478 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi olarak gösteriyor.
7590 sayılı Kanun, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye 28 inci maddeden sonra gelmek üzere 28/A maddesini ekledi; 28 inci maddeyi değiştirmedi ve yönetmeliğin dayanak maddesine ilişkin bir düzenleme getirmedi.
Sonuç olarak amatör denizci belgesiz seyir gibi bir fiil için yönetmelik metre başına 2.500 Türk lirası, kanun ise 1.000 – 2.500 Türk lirası aralığı öngörüyor. Normlar hiyerarşisinde kanun üstün olduğuna göre uygulamanın kanundaki aralığa göre yürümesi bekleniyor. Yönetmeliğin maktu tutarları yürürlükte kaldığı sürece liman başkanlıkları düzeyinde farklı uygulamalar doğabilecek nitelikte.
Kanun Cezanın Muhatabını Belirtmiyor
Yönetmelik cezanın muhatabını fıkra bazında ayırıyor. On sekizinci maddenin ikinci ve sekizinci fıkralarında ceza tekne sahibine, üçüncü ve beşinci fıkralarında tekneyi kullanan kişiye yöneltiliyor.
Kanun’un (k) bendi ise cezayı “Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara” uygulanmak üzere düzenliyor; malik, işleten veya kullanan ayrımı yapmıyor. Emniyet teçhizatı eksikliğinde cezanın tekne sahibine mi yoksa seyri gerçekleştiren kişiye mi yöneltileceği kanun metninden doğrudan anlaşılmıyor.
Ticari Kullanım Cezasının Dayanağı
Kanun’un (k) bendi iki başlık sayıyor: asgari teknik şartlar ve kullanacak kişilerin yeterlikleri.
Yönetmeliğin 18 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki ticari kullanım cezaları ise yönetmeliğin 5 inci maddesinin on birinci fıkrasındaki “özel tekneler, hiçbir şekilde ticari amaçla kullanılamaz” hükmüne dayanıyor. Bu, teknik şart veya yeterlik başlığı değil, bir kullanım kısıtı.
Ticari kullanım cezalarının (k) bendindeki iki başlıktan hangisine dayandığı kanun metninden anlaşılmıyor. Konu Denizcilik Genel Müdürlüğü’ne veya deniz hukuku alanında çalışan bir hukukçuya yöneltilebilecek nitelikte.
Kapsam Gövde Boyundan, Ceza Tam Boydan Hesaplanıyor
Her iki metin de kapsamı gövde boyu (LH) üzerinden belirlerken cezayı tam boy üzerinden hesaplıyor. Kanun metni bunu “tekne tam boyu üzerinden hesaplanarak” ifadesiyle açıkça belirtiyor.
Baston veya pasarella nedeniyle tam boyu gövde boyundan belirgin şekilde uzun olan teknelerde, cezanın kapsam ölçütünden farklı bir boy üzerinden hesaplanması sonucu doğuyor. Yelkenli tekneler bu farkın en belirgin görüldüğü grup.
Aynı ölçüm ikiliği amatör denizci belgesi sisteminde de mevcut. Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (b) bendi ADB 10’u tam boyu 10 metreye kadar özel tekneler için, (c) bendi ADB 24’ü gövde boyu 24 metreye kadar özel tekneler için tanımlıyor. Buna karşılık 18 inci maddenin beşinci fıkrası cezayı “sahibi olduğu amatör denizci belgesinin azami tekne boyunun üzerinde” kullanma haline bağlarken hangi boyun esas alındığını belirtmiyor.
Metre Kesirleri İçin Kanunda Hüküm Bulunmuyor
Yönetmeliğin 18 inci maddesinin on birinci fıkrası, ceza miktarının tam boy ile metre başına belirlenen tutarın çarpılmasıyla bulunacağını ve hesaplamada kullanılacak tekne boyunun tespitinde bir metreden küçük değerlerin dikkate alınmayacağını düzenliyor.
Kanun’un (k) bendinde buna karşılık gelen bir hüküm yok. Tam boyu 12,4 metre olan bir teknede cezanın 12 metre üzerinden mi hesaplanacağı, kanun metninden çıkmıyor.
Bağlama Kütüğü Cezası Boy Üzerinden Değil, Maktu Aralık Olarak Hesaplanıyor
İkinci fıkranın (o) bendi, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen yönetmeliğe aykırı davranış hallerini düzenliyor.
Bent kapsamındaki fiiller şunlar: bağlama kütüğü kayıt zorunluluklarına uymamak, geçerli bağlama kütüğü ruhsatnamesi bulunmaması, bağlama kütüğü kayıtlarında yapılması gereken değişiklikleri bildirmemek, adı ve bağlama limanını mevzuata uygun şekilde markalamamak, bağlama kütüğü ruhsatnamesinin aslını veya elektronik nüshasını ibraz edememek, Türk bayrağı çekme yükümlülüğüne uymamak.
Bu hallerde gemi, deniz ve içsu araçlarının ilgisine göre malik veya işletenlerine 5.000 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanıyor.
Ceza geçerli bağlama kütüğü ruhsatnamesi olmaması nedeniyle uygulanıyorsa, verilen cezaya ilave olarak ruhsatnamenin düzenlenmesi veya yenilenmesi gereken tarihten itibaren gecikilen her ay için 1.000 Türk lirasından 10.000 Türk lirasına kadar ceza ekleniyor. Geç kalınan süre içinde bir aydan az olan günler bir aya tamamlanıyor.
Bu ceza boy üzerinden değil maktu aralık olarak hesaplanıyor. Küçük tekneler açısından sonucu, metre başına hesaplanan cezalardan ağır olabilecek nitelikte.
Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrası, bağlama kütüğü ruhsatnamesinin veya gemi sicil tasdiknamesinin seyir esnasında teknede bulundurulmasını ve denetimlerde ibrazını zorunlu kılıyor, ancak karşılığında bir ceza öngörmüyordu. Aynı fıkra, belgelerin çevrimiçi doğrulanabildiği takdirde fiziki ibrazın aranmayacağını da belirtiyor. Yaptırım kanunla geldi.
Ödeme Süresi Ve Yeniden Değerleme Yönetmelikte Kaldı
Yönetmeliğin 18 inci maddesinin on ikinci fıkrası cezaların tebliğinden itibaren en geç bir ay içinde ödenmesini, on üçüncü fıkrası ise tutarların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298 inci maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanmasını düzenliyor.
Kanun’un 28/A maddesinde bu iki konuya ilişkin doğrudan bir hüküm bulunmuyor. Maddenin altıncı fıkrası, verilecek idari para cezalarına ilişkin olarak 28 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi hükümlerinin ayrıca uygulanacağını belirtiyor.
Cezayı Uygulamaya Yetkili Personel
28/A maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, madde kapsamındaki idari para cezalarını uygulamaya Ulaştırma ve Altyapı Bakanının yetkilendireceği Bakanlık personeli yetkili.
Yedinci fıkra, madde kapsamında düzenlenecek idari para cezası karar tutanakları ile diğer tutanaklarda görevli ve yetkili personelin personel tanıtım numarasının açık kimliği yerine kullanılabileceğini düzenliyor.
Yönetmeliğin 17 nci maddesi ise İdare’nin özel tekneleri, yatları ve kullananları seyir, can, mal ve çevre emniyeti bakımından her zaman denetleyebileceğini belirtiyor.





















































