Düzenlemenin sektöre bakan bölümü, Kanun’un 29 ve 30 uncu maddeleriyle 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen 28/A ve 28/B maddelerinde toplandı. 28/A maddesi, deniz ve içsular ulaştırması ile tersaneler ve kıyı yapıları alanındaki idari para cezalarını bent bent sayıyor. Özel teknelerden yat limanlarına, çekek yerlerinden bağlama kütüğü kayıtlarına kadar geniş bir alan tek maddede düzenlenmiş durumda.
Cezalar Yönetmelikten Kanuna Taşındı
Düzenlemenin en dikkat çekici yönü, cezaların içeriğinden çok hangi metinde yer aldığı. Bu alandaki idari para cezaları bugüne kadar büyük ölçüde yönetmeliklerle belirleniyor, yönetmelikler de 655 sayılı KHK’nın 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki yetki devrine dayanıyordu. Söz konusu bent, Bakanlık birimlerine “hangi hallerde uygulanacağını ve miktarını açıkça belirtmek kaydıyla” idari para cezası öngörme yetkisi tanıyordu.
Bu yetki devri mekanizması Anayasa Mahkemesi önüne taşındı. E.2024/54, K.2025/163 sayılı dosyada, 28 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki “Hangi hallerde uygulanacağını ve miktarını açıkça belirtmek kaydıyla” ve “idari para cezası uygulaması öngörmek” ibarelerinin iptali istendi. Yüksek Mahkeme ayrıca 17 Haziran 2025 tarihli, E.2022/91, K.2025/133 sayılı kararıyla aynı maddenin bir fıkrasının altıncı ve yedinci cümlelerini iptal etmişti; iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.
7590 sayılı Kanun’la cezaların tek tek kanun metnine yazılması, bu çerçevede kabahatte kanunilik ilkesine ilişkin bir düzeltme niteliği taşıyor.
Deniz Turizmi Araçlarında Seyir İzin Belgesi Cezası
28/A maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendi, kruvaziyer gemiler hariç olmak üzere 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nda tanımlanan deniz turizmi araçlarını kapsıyor. Türk ve yabancı bayraklı araçların tamamı düzenlemenin içinde.
Ceza uygulanacak haller üç başlıkta toplanıyor: seyir izin belgesi alma zorunluluğu bulunmasına rağmen belge almaksızın yurda usulsüz giriş veya çıkış yapılması, 2634 sayılı Kanun’un 28 inci maddesine aykırı olarak giriş ve çıkış işlemlerinin deniz hudut kapılarında yaptırılmaması ve usulüne uygun giriş çıkış yapılmış olsa dahi seyir izin belgesindeki bilgilerin değişmesine karşın bunun bildirilmemesi.
Ceza tam boy üzerinden hesaplanıyor:
- Tam boyu 10 metreden küçük gemiler: metre başına 100 Türk lirası
- 10 metre ile 25 metre arası gemiler: metre başına 500 Türk lirası
- 25 metre ve daha büyük gemiler: metre başına 1.000 Türk lirası
Özel Tekne Ve Yatlarda Metre Başına 2.500 Türk Lirasına Kadar
İkinci fıkranın (k) bendi, gövde boyu (LH) 2,5 metre ile 24 metre arasındaki özel tekneler ile yat tipinde inşa edilmiş, kamarası, tuvaleti, lavabosu ve mutfağı olan, gezi ve spor amacıyla kullanılan 24 metreden büyük gemileri kapsıyor. Bu araçların asgari teknik şartlarına ve bunları kullanacak kişilerin yeterliklerine ilişkin Bakanlıkça belirlenen esaslara uyulmaması halinde, tam boy üzerinden hesaplanmak üzere her bir metre için 1.000 Türk lirasından 2.500 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanacak.
Bendin kapsam tarifi, 17 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 17 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik’teki tanımlarla neredeyse birebir örtüşüyor.
Bağlama Kütüğünde Aylık Gecikme Cezası
İkinci fıkranın (o) bendi, bağlama kütüğü kayıt zorunluluklarına uymayan, geçerli bağlama kütüğü ruhsatnamesi bulunmayan, kayıtlarda yapılması gereken değişiklikleri bildirmeyen, adını ve bağlama limanını mevzuata uygun şekilde markalamayan, ruhsatnamesinin aslını veya elektronik nüshasını ibraz edemeyen ve Türk bayrağı çekme yükümlülüğüne uymayan gemi, deniz ve içsu araçlarının malik veya işletenlerine 5.000 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına kadar ceza öngörüyor.
Ceza geçerli ruhsatname bulunmaması nedeniyle uygulanıyorsa, buna ilave olarak ruhsatnamenin düzenlenmesi veya yenilenmesi gereken tarihten itibaren gecikilen her ay için 1.000 Türk lirasından 10.000 Türk lirasına kadar ceza ekleniyor. Geç kalınan süre içinde bir aydan az olan günler bir aya tamamlanıyor.
Bu bent, boy üzerinden değil maktu aralık olarak hesaplandığı için küçük tekneler açısından diğer cezalardan ağır sonuç doğurabilecek nitelikte.
Yat Limanları Kanun Metninde İsmen Sayıldı
Üçüncü fıkranın (h) bendi, 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamındaki kıyı tesislerini sayarken yat limanını ismen anıyor. Bent; liman, iskele, yanaşma yeri, balıkçı barınağı, yat limanı, barınma yeri, boru hattı ve şamandıra/platform sistemi gibi kıyı tesislerini kapsıyor.
Düzenleme Bakanlığa; gemilerin ve gemi niteliği taşımayan deniz araçlarının yanaşıp ayrılması, kıyı tesislerinde barınması, tahmil tahliye yapılması, yolcuların gemilere binmesi ya da gemiden indirilmesi, kıyı tesisi işletmecilerinin hizmet esasları ile deniz çevresinin petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesinde acil müdahale yükümlülüklerine ilişkin esasları belirleme yetkisi veriyor. Bu esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut izin kapsamı dışında faaliyet gerçekleştirilmesi halinde 30.000 Türk lirasından 150.000 Türk lirasına kadar ceza uygulanacak.
Bentte şamandıra ve platform sistemlerinin kıyı tesisi olarak sayılması, Türkiye kıyılarındaki mapa-şamandıra uygulamaları bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir düzenleme.
Yeşil Liman Sertifikasında Saat Başına 5.000 Türk Lirası
İkinci fıkranın (m) bendi, Yeşil Liman Sertifikası almak zorunda olmasına rağmen başvuru yapmayan yahut başvurusu reddedilen ve istisna belgesi bulunmayan kıyı tesislerini hedefliyor. Zorunluluğun başladığı tarihten itibaren bu tesislere yanaşan her bir geminin kıyı tesisinde bulunduğu saat başına 5.000 Türk lirası ceza uygulanacak; bir saatten kısa süreler bir saate tamamlanacak.
Bir kıyı tesisine bir takvim yılı içinde uygulanacak ceza tutarı 10.000.000 Türk lirasını aşamayacak. Yoğun bağlama trafiği bulunan tesisler açısından tavana kısa sürede ulaşılabilecek bir hesap yapısı söz konusu.
Tarama Faaliyetinde Ceza Tavanı 8,25 Milyon Türk Lirası
Üçüncü fıkranın (ç) bendi, deniz ve içsularda gerçekleştirilecek tarama faaliyetlerini düzenliyor. Yetkilendirme, belgelendirme, personele ilişkin yeterlikler, tarama izinleri, bildirim zorunlulukları ve taramanın emniyetli yürütülmesi gibi konularda Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut izin kapsamı dışında faaliyet gerçekleştirilmesi halinde 850.000 Türk lirasından 8.250.000 Türk lirasına kadar ceza uygulanacak. Bu, maddedeki en yüksek ceza aralıklarından biri.
Çekek Yeri Ve Tersanelerde İzinsiz Faaliyet
Üçüncü fıkra, tersane, tekne imal ve çekek yerlerini kapsayan ayrı bir ceza seti içeriyor:
- Tersane, tekne imal ve çekek yerlerinde işletme izni esasları, teknik ve personel yeterlikleri, yükümlülükler ve bildirim zorunluluklarına aykırılık ya da izinsiz veya izin kapsamı dışında faaliyet: 60.000 – 600.000 Türk lirası (a bendi)
- İzin belgesi olmaksızın faaliyet gösteren tesis işleticisi: 165.000 – 950.000 Türk lirası (b bendi)
- Gemi geri dönüşüm tesislerinde aynı nitelikteki aykırılıklar: 100.000 – 1.000.000 Türk lirası (c bendi)
Refit Ve Bakım-Onarımda Kontrol Mühendisi De Sorumlu
Üçüncü fıkranın (d) bendi, gemi ve su araçlarının inşa, tadilat, bakım ve onarımlarında Bakanlıkça belirlenen nitelik, yeterlik, denetim ve belgelendirmelere uygun davranılmaması ile standartlara uygun üretim, denetim ve dokümantasyonun sağlanamaması halini düzenliyor. Ceza, kusura göre tesis sahibine veya temsilcisine, gemi ve su aracı sahibine veya temsilcisine ve kontrol mühendisine ayrı ayrı uygulanabiliyor: 20.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar ve/veya tam boy esas alınarak metre başına 500 Türk lirasından 5.000 Türk lirasına kadar.
Aynı ihlallerde klas kuruluşuna veya yetkilendirilmiş klas kuruluşuna 50.000 ile 250.000 Türk lirası arasında ceza öngörülüyor (e bendi). İnşa veya tadilat izni bulunmayan ya da tesis dışında işlem yapıldığı tespit edilen gemilerde ise tesis sahibi veya temsilcisi, gemi sahibi veya temsilcisi, klas kuruluşu ve kontrol mühendisine tam boy üzerinden metre başına 5.000 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına kadar ceza uygulanıyor (f bendi).
Karina Boyası Ve Antifouling Denetim Kapsamında
Üçüncü fıkranın (ı) bendi, gemilerin karinalarında kullanılan organik kirlenmeyi önleyici sistemler ile deniz suyu balast tankları, çift cidar alanları ve kargo tanklarının koruyucu kaplamalarının temel gereklerine ilişkin esaslara uymayanları hedefliyor. Kusura göre tesis sahibine, yetkilendirilmiş kuruluşa ve gemi boya denetmenine 120.000 Türk lirasından 590.000 Türk lirasına kadar; gemi sahibine ise tam boy esas alınarak metre başına 2.500 Türk lirasına kadar ceza uygulanacak.
Gemi ve su araçlarında sac kalınlık ölçümü ile kamera ile su altı sörveyi hizmeti verenler için de 100.000 ile 600.000 Türk lirası arasında ceza öngörülüyor (ikinci fıkra, g bendi).
Ticari Yatlarda Eksik Gemiadamı Başına 250 Bin Türk Lirası
İkinci fıkranın (b) bendi, asgari donatım belgesinde yer alan ya da ilgili mevzuatında belirlenen gemiadamı nitelik ve sayısında eksiklik bulunan gemiye, her gemiadamı eksikliği için 250.000 Türk lirası ceza öngörüyor. Maktu ve yüksek tutarlı bu ceza, mürettebatlı ticari yat işletmeciliği açısından doğrudan sonuç doğuracak nitelikte.
Aynı fıkranın (c) bendi, gemide bulunan gemiadamlarının nefeste saptanacak kan alkol seviyesinin (BAC) yüzde 0,05 ya da 0,25 mg/ml oranından fazla olması halinde gemiadamına 50.000 Türk lirası ceza uygulanmasını düzenliyor.
Gemiadamları ve kılavuz kaptanların mesleki yetersizlikleri, disiplinsizlikleri, denizcilik örf ve adetlerine uygun olmayan davranışları ile görev ihmalleri veya kasıtlı kötü davranışları, Bakanlık bünyesinde kurulan Gemiadamları Disiplin Komisyonu’nca incelenecek; komisyon 5.000 ile 50.000 Türk lirası arasında ceza uygulayabilecek (ç bendi). Gemi acenteleri ve acente personeli için ise ayrı bir Gemi Acenteleri Disiplin Komisyonu kuruluyor; bu komisyonun uygulayabileceği ceza aralığı 20.000 ile 200.000 Türk lirası (d bendi).
Denetime Engel Olana 500 Bin Türk Lirasına Kadar
Maddenin dördüncü fıkrası, denetimlerle ilgili görevli ve yetkililere istenen bilgi veya belgeleri ibraz etmeyenlere, taşıt, araç veya işletmede kontrol edilmesi gereken alanların denetlenmesine izin vermeyen veya mâni olanlara 50.000 Türk lirasından 500.000 Türk lirasına kadar ceza öngörüyor.
Sekizinci fıkra Bakanlığa, yetki ve sorumluluk alanıyla ilgili faaliyet ve hizmetlere dair gerçek ve tüzel kişilerden bilgi, belge ve elektronik ortamda düzenlenenler dâhil fatura ile diğer mali belgeleri talep etme yetkisi veriyor. Dokuzuncu fıkra ise Bakanlığın denetim amacıyla gerekli fiziki ve teknik altyapıyı kurmasını veya kurdurmasını öngörüyor.
Cezaları uygulama yetkisi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanının yetkilendireceği Bakanlık personelinde. Düzenlenecek idari para cezası karar tutanakları ile diğer tutanaklarda, görevli personelin açık kimliği yerine personel tanıtım numarası kullanılabilecek.
Belge Ve Sörvey Ücretleri Döner Sermayeye
Kanun’un 30 uncu maddesiyle 655 sayılı KHK’ya eklenen 28/B maddesi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca verilecek her türlü yetki belgesi, işletme ruhsatı, lisans, tahsis belgesi, tescil belgesi, izin belgesi, emniyet belgesi, denize elverişlilik sertifikası ve her türlü mesleki yeterlik belgesi ücretlerinin Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılmasını düzenliyor.
Aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamında her türlü gemi sörvey ve denetim hizmetleri, denizdibi tarama hizmetleri, deniz emniyetine yönelik acil müdahale hizmetleri ile teknik test, kontrol ve rapor hizmetlerinin ücretleri de aynı hesaba yatırılacak.
Ocak Ayındaki Yönetmelikle İlişkisi
Özel tekneler bakımından tabloyu karmaşıklaştıran bir nokta var. Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmelik 17 Ocak 2026 tarihli ve 33140 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, 20 nci maddesi uyarınca yayımından altı ay sonra, 17 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmişti. Kanun ise bundan 14 gün sonra yayımlandı.
Yönetmeliğin 18 inci maddesi maktu cezalar öngörüyor: amatör denizci belgesi olmadan veya belgenin izin verdiği boyun üzerinde tekne kullananlara, teknesini ticari faaliyette kullandıranlara ve yetki yazısı olmadan başkasına kullandıranlara metre başına 2.500 Türk lirası; asgari emniyet teçhizatını bulundurmayanlara metre başına 1.000 Türk lirası. Kanun ise bu iki tutarı tek bir aralığın alt ve üst sınırı haline getirerek 1.000 – 2.500 Türk lirası bandını benimsiyor. Bu, Kabahatler Kanunu’nun 17 nci maddesi uyarınca idareye takdir yetkisi tanınması anlamına geliyor.
Yönetmelikteki bazı yaptırımların kanunda karşılığı bulunmuyor. Amatör denizci belgesinin altı ay süreyle askıya alınması, emniyet teçhizatı eksikliğinde seyre müsaade edilmemesi ve kapasite üstü kişiyle yola çıkma halinde 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun’un 21 inci maddesine göre işlem yapılması yönetmelikte kalmaya devam ediyor.
Aynı fiil için iki metnin farklı tutarlar öngörmesi, yönetmelikte bir uyumlaştırma değişikliğini gündeme getirebilecek nitelikte.
İki Metinde De Süren Ölçüm Tutarsızlığı
Hem yönetmelik hem kanun, kapsamı gövde boyu (LH) üzerinden belirlerken cezayı tam boy üzerinden hesaplıyor. Baston veya pasarella nedeniyle tam boyu gövde boyundan belirgin şekilde uzun olan teknelerde, cezanın kapsam ölçütünden farklı bir boy üzerinden hesaplanması sonucu doğuyor.
Yönetmeliğin 18 inci maddesinin on birinci fıkrası hesaplamada bir metreden küçük değerlerin dikkate alınmayacağını belirtiyor; kanunda buna karşılık gelen bir hüküm bulunmuyor. Cezaların ödeme süresi ve yeniden değerleme oranında artırılması konularında da kanun metni doğrudan hüküm içermiyor, 28/A maddesinin altıncı fıkrası bu konularda 28 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendine atıf yapıyor.
Turizm Prim Desteği Ve Sit Alanı Hizmet Bedelleri
Kanun’un 11 inci maddesiyle 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen geçici 36 ncı madde, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında turizm işletmesi belgesine sahip özel sektöre ait konaklama tesisi işyerlerine 2026 yılı Mayıs–Aralık dönemi için prim ödeme gün sayısı başına 116,67 Türk lirası tutarında sigorta primi desteği getiriyor. Madde metni desteği konaklama tesisleriyle sınırlı tutuyor; bu haliyle turizm işletmesi belgesi bulunsa dahi marinaların ve deniz turizmi aracı işletmelerinin kapsam dışında kaldığı görülüyor. Uygulama usul ve esasları, Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenecek.
Kanun’un 3 ve 4 üncü maddeleriyle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na eklenen ek 9 uncu madde ise, Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili olduğu her türlü belge talebi ile itiraz ve yeniden değerlendirme başvurularından ve Bakanlıkça özel bir çalışma, araştırma veya inceleme gerektiren taleplerden hizmet bedeli alınmasını öngörüyor. Kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan plan, proje ve yapım işleri kapsamında talep edilenler bu kapsamın dışında. Bedeller, Kanun’a ekli (1) sayılı ücret tarifesinde belirlenecek ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılacak. Düzenleme, sit alanlarında ve kıyı bölgelerinde yürütülen marina, iskele ve çekek yeri projelerinin koruma kurulu süreçlerini doğrudan etkileyecek nitelikte.
Yürürlük
7590 sayılı Kanun’un yat, marina, tersane ve deniz turizmini ilgilendiren 29 ve 30 uncu maddeleri ile 2863 sayılı Kanun’a ilişkin 3 ve 4 üncü maddeleri, 31 uncu maddenin (f) bendi uyarınca yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Turizm sektörü sigorta primi desteğini düzenleyen 11 inci madde 2026 yılı Mayıs ayı döneminden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde, 5510 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılmasını öngören 15 inci madde ise 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giriyor.






















































