Uluslararası Yat Sektörü Çalışanları Derneği (PYI Global), 7590 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un deniz turizmine ilişkin hükümlerine karşı kamuoyu duyurusu yayımladı. Duyuru, Dernek Yönetim Kurulu adına Yönetim Kurulu Başkanı Levent Baktır imzasını taşıyor.
Duyuruda derneğin tutumu şu sözlerle özetlendi: “Bizim itirazımız güvenliğe değil; güvenliğin sağlanma yöntemine.”
Kanun Ne Getirdi
24 Temmuz 2026’da TBMM’de kabul edilen 7590 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun’un 29’uncu maddesiyle 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye “İdari para cezaları” başlıklı 28/A maddesi eklendi.
28/A maddesinin deniz ve içsular ulaştırmasını düzenleyen ikinci fıkrasında, asgari donatım belgesinde ya da ilgili mevzuatında belirlenen gemiadamı nitelik ve sayısında eksiklik bulunan gemiye, her gemiadamı eksikliği için 250 bin lira idari para cezası uygulanması öngörülüyor. Tutar bir alt-üst aralık olarak değil, sabit miktar olarak düzenlendi; geminin boyu, tonajı, yolcu kapasitesi veya işletme ölçeğine göre kademelendirme bulunmuyor.
Aynı fıkrada özel teknelere ve deniz turizmi araçlarına yönelik metre esaslı cezalar da yer alıyor. Gövde boyu 2,5 ile 24 metre arasındaki özel tekneler ile 24 metreden büyük özel yatların teknik şartlarına ve kullanıcı yeterliklerine aykırılıkta tekne tam boyu üzerinden metre başına 1.000 ila 2.500 lira; kruvaziyerler dışındaki deniz turizmi araçlarının seyir izin belgesi yükümlülüklerine aykırılıkta ise 10 metreden küçük araçlarda metre başına 100 lira, 10-25 metre arasında 500 lira, 25 metre ve üzerinde 1.000 lira ceza uygulanacak.
Kanun’un 31’inci maddesine göre 29’uncu madde, yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Bu hükümler için geçiş süresi öngörülmedi.
Düzenlemenin Arkasındaki Anayasa Mahkemesi Kararı
655 sayılı KHK’nin idari para cezalarını düzenleyen eski 28’inci maddesi, Anayasa Mahkemesinin 22 Temmuz 2025 tarihli E.2024/54, K.2025/163 sayılı kararıyla iptal edilmişti. Mahkeme, cezalandırılan fiillerin kanunda yeterince tanımlanmadığını ve idarenin takdirini sınırlayacak objektif ölçütlerin bulunmadığını belirlemişti. İptal kararının yürürlüğü dokuz ay ertelenerek 9 Eylül 2026’ya bırakılmıştı. 7590 sayılı Kanun, bu tarih gelmeden cezaların kanuni zeminini kurdu.
PYI Global’in İtiraz Ettiği Dört Başlık
Dernek duyurusunda dört başlıkta itiraz kaydedildi.
Birinci itiraz, ticari yatlarla büyük ticaret gemilerinin aynı yaptırım kategorisinde değerlendirilmesine yönelik. Duyuruda, 24 metrelik bir charter yatı ile 330 metrelik konteyner gemisi, ham petrol tankeri, LNG gemisi ve dökme yük gemisinin aynı operasyonel risklere sahip olmadığı, bu nedenle aynı yaptırım sistemine tabi tutulmalarının adil olmadığı ileri sürüldü.
İkinci itiraz, 250 bin liralık cezanın uygulanma biçimine ilişkin. Derneğe göre cezanın teknenin boyuna, tonajına, yolcu kapasitesine, işletme ölçeğine ve ihlalin ağırlığına bakılmaksızın uygulanması ölçülülük ilkesine açıkça aykırı. Duyuruda bu yaptırımın birçok küçük ve orta ölçekli deniz turizmi işletmesi açısından caydırıcılığın ötesine geçerek faaliyetin sona ermesine yol açabileceği belirtildi.
Üçüncü itiraz, kusur ile mücbir sebep ayrımının yapılmamasına yönelik. Dernek, hastalık, ani personel ayrılığı, vize sorunu, ulaşım iptali ve sağlık problemi gibi işletmenin kontrolü dışında gelişebilecek durumlar bakımından kanunda herhangi bir ayrım bulunmadığını, iyi niyetli işletmeler ile bilinçli ihlal yapanların aynı yaptırıma tabi tutulmasının hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti.
Dördüncü itiraz geçiş süresine ilişkin. Duyuruda düzenlemenin turizm sezonunun en yoğun döneminde yürürlüğe girdiği, işletmelere personel planlaması, sertifikasyon ve operasyonel uyum için makul bir süre tanınmadığı, bunun hukuki öngörülebilirlik ilkesini ve sektörün sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediği kaydedildi.
Derneğin Çözüm Önerileri
PYI Global, cezaların kaldırılmasını değil “adil ve akil hale getirilmesini” talep ettiğini belirterek altı öneri sıraladı:
- Ticari yatlar için ayrı bir yaptırım sistemi oluşturulması
- Cezaların tek tip değil, risk esaslı ve kademeli olması
- Kusur ile mücbir sebep ayrımının yapılması
- İdareye makul değerlendirme yetkisi verilmesi
- Geçiş süresi öngörülmesi
- Deniz turizmini ilgilendiren düzenlemeler hazırlanırken sektörü temsil eden sivil toplum kuruluşlarının görüşünün alınması
Duyuru, “Deniz turizmi petrol tankeri değildir. Ticari yat, yük gemisi değildir. Aynı ceza her zaman adalet değildir” ifadeleriyle sona eriyor. Dernek, 7590 sayılı Kanun’un deniz turizmini ilgilendiren hükümlerinin sektör temsilcileri, meslek kuruluşları ve ilgili kamu kurumlarının katılımıyla yeniden değerlendirilmesini talep etti.
Sektörden İkinci Açıklama
PYI Global’in duyurusu, düzenlemeye ilişkin ikinci dernek açıklaması oldu. Bodrum Denizciler Derneği Yönetim Kurulu adına Başkan Tuna Altunkaya da yazılı açıklamasında, gemiadamı istihdamına yönelik idari para cezalarının küçük ve orta ölçekli deniz turizmi işletmeleri açısından ağır sonuçlar doğuracağını belirterek deniz turizmi araçlarının büyük ticaret gemilerinden ayrı değerlendirilmesini, cezaların işletme ölçeği ve risk durumuna göre kademelendirilmesini, sabit 250 bin liralık tutarın yeniden ele alınmasını, ilk ihlallerde eksikliklerin giderilmesi için süre tanınmasını ve deniz turizmi işletmelerinin istihdam desteklerinden yararlandırılmasını talep etmişti.
