“Yangın Yok, Çarpma Var”
Tümay Gören, bazı iddiaların aksine olayda yangın izine rastlanmadığını ve dışarıdan bir çarpma etkisinin daha olası olduğunu söyledi. Gören, “Lityum kaynaklı bir yangın çıksaydı çevredeki gemiler mutlaka duman görürdü, rapor edilirdi. Öyle bir kayıt yok” dedi.
Yatın ciddi şekilde parçalanmış olmasına dikkat çeken Gören, “Böyle bir yıkım %40 ihtimalle büyük bir cisme çarpmayla olur. Bu doğal bir şey olabilir, büyük bir gemi de olabilir” ifadelerini kullandı.
“AIS Cihazı Olsaydı Ne Olduğunu Bilirdik”
Tümay Gören’in en fazla üzerinde durduğu konu, AIS (Automatic Identification System) cihazının eksikliği oldu. “Eğer teknede AIS olsaydı, çarpan bir gemi varsa, hangi saat ve koordinatta çarptığını haritalarda görebilirdik” diyen Gören, bu sistemin yalnızca 15-20 bin TL değerinde olduğunu, ancak kazanın çözümüne büyük katkı sağlayabileceğini vurguladı.
Türkiye’de tekneler için AIS cihazı zorunluluğunun olmadığını hatırlatan Gören, “Bu çok büyük bir eksiklik. Uluslararası sulara çıkacak teknelerde AIS kesinlikle olmalı” dedi.
“Gece Seyri Tek Başına Yapılmamalı”
Graywolf’un gece saatlerinde seyre çıktığı biliniyor. Bu konuda da teknik bir eleştiri getiren Gören, “Gece seyri, yetkin kaptan ve uygun ekipman varsa mümkündür. Ancak bu tekne tek kişiyle gece yola çıkmış. Bu ciddi bir güvenlik zafiyeti. En az 2-3 kişi olmalıydı, biri gözcü olmalıydı” dedi.
EPIRB ve Acil Yardım Cihazları da Yok
Gören ayrıca, teknede EPIRB (Acil Durum Radyo İşaret Cihazı) gibi hayati önem taşıyan başka ekipmanların da bulunmadığını belirtti. “Tekne batarken EPIRB olsaydı, otomatik olarak uydulara sinyal gönderirdi. Şimdi elimizde hiçbir veri yok” dedi.
“Bu Kaza Önlenebilirdi”
Tümay Gören, konuşmasının sonunda bu kazanın alınacak basit önlemlerle önlenebileceğini vurguladı:
“500 dolarlık bir cihaz bu hikâyeyi aydınlatırdı. Şimdi herkes ne oldu diye kara kara düşünüyor. Oysa emniyet tedbirleri alınsaydı, böyle bir olay yaşanmazdı.”































































