“Ankara’dan bakınca deniz görünmüyor”
Aegean Yacht CEO’su ve kurucusu Özer’e göre temel sorun, kararların sahadan kopuk biçimde alınması. Kamu yönetimini doğrudan hedef almadan, bakış açısındaki daralmaya dikkat çeken Özer, denizcilik sektörünün Ankara merkezli değerlendirmelerde yeterince görülmediğini ifade etti. Sektörün “zenginlerin gezinti alanı” gibi algılanmasının üretim gerçeğini örttüğünü vurguladı.
Ayakkabı benzetmesi: “42 numara serbest, altı yasak”
Yat ihracatında 24 metre altı teknelerin kapsam dışı bırakılmasını eleştiren Özer, bu durumu “42 numara ve üstü ayakkabıların ihracatı serbest, 42 numaranın altı yasak” sözleriyle örnekledi. Özer’e göre 24 metre, teknik bir sınır; ancak uygulamada pazarın önemli bir bölümünü dışlayan bir yasak gibi işliyor.
KDV muafiyetleri ve toplu cezalandırma
Konuşmada KDV muafiyetleri de gündeme geldi. Özer, tekil bir suistimal gerekçe gösterilerek sektör genelinde muafiyetlerin iptal edilmesini toplu cezalandırma olarak nitelendirdi. Devam eden teslimatlar varken alınan bu kararların üretici üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. 24 metre üstü için muafiyetlerin geri geldiğini, ancak her yeni düzenlemede alanın daraltıldığını kaydetti.
Fransa örneği: Pazarın yön değiştirmesi
Özer, Fransa’da 24 metre üzeri teknelerin sahile 100 metreden fazla yaklaşmasını zorunlu kılan düzenlemeye dikkat çekti. Bu uygulamanın doğal sonucu olarak 24 metre altı teknelerde yeni bir pazar oluştuğunu belirten Özer, Türkiye’de ise ters yönde adım atıldığını ifade etti.
Bodrum üretimi geride kaldı
Bodrum özelinde değerlendirmelerde bulunan Özer, ilçede aktif tersane sayısının ciddi biçimde azaldığını söyledi. Geçmişte siparişlerin yıllar öncesinden verildiğini hatırlatan Özer, bugün sınırlı sayıda tersanenin düzenli çalışabildiğini, Antalya ve İstanbul’un üretimde Bodrum’un önüne geçtiğini dile getirdi.
Gulet tartışması: “Ahşabı değil, formu korumalıydık”
Guletin yalnızca ahşapla özdeşleştirilmesini stratejik hata olarak değerlendiren Özer, fiber, çelik veya alüminyum alternatiflerin zamanında geliştirilmediğini söyledi. Avrupa pazarında ahşap tekne talebinin düştüğünü, geçmişte yaşanan kalite sorunlarının gulet algısını zedelediğini belirtti. Buna rağmen gulet formunun Akdeniz için hâlâ güçlü bir konsept olduğunu, ancak teknolojik bir yeniden başlangıç gerektiğini vurguladı.
Motor yat gerçeği
Dünya genelinde üretimin motor yatlara kaydığını hatırlatan Özer, Bodrumlu üreticilerin bu dönüşümü yeterince yakalayamadığını söyledi. El işçiliğine dayalı üretimin sürdürülebilir olmadığını, modern ve seri üretim modellerinin kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
“Batı’da sektör yönlendirir, bizde danışılmıyor”
Özer, Batı ülkelerinde sektörün kamu politikalarını yönlendirdiğini, Türkiye’de ise sektörle ilgili düzenlemelerin çoğu zaman danışılmadan çıkarıldığını söyledi. Bu durumun belirsizliği artırdığını ve rekabet gücünü zayıflattığını dile getirdi.
Özel Haber – YatMarina.com.tr
İlgili Haberler
Ömer Koray YachtMeet’de Konuştu: Makul Fiyat Çıtasını Kaybettik
Yat sektöründe maliyet artışları, Türkiye’nin uzun yıllar sahip olduğu fiyat avantajını aşındırıyor. ALIA Yachts kurucu ortağı Ömer Koray, sektördeki bu...
YachtMeeT Bodrum’da: Yat Sektöründe Güvenlik, Daralma ve Dijital Dönüşüm Masada
YachtMeeT adıyla düzenlenen sektörel seminer ve panel programında, yat sektöründe emniyet, teknik yeterlilik, pazar daralması ve dijital dönüşüm başlıkları Bodrum’da...
Erdem Ağan: Pazarlama Yapamadık, Seri Üretim Yerine 50 Metre Üstüne Yöneldik
Ağanlar Shipyard’ın sahibi Erdem Ağan, YachtMeet’te yaptığı konuşmada Türkiye’nin seri üretime geçememesinin temel nedenlerinden birinin pazarlama ve satış kabiliyeti eksikliği...























































