İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi altında kurulan İTÜ Hydros’un çalışmalarını, takım adına Esat Erkin Özkal Yatmarina.com.tr’ye anlattı.
Hidrofoil Nedir, Neden Önemli?
Hidrofoil teknolojisinin kökeninin 1800’lü yıllara uzandığını belirten Esat Erkin Özkal, 1950–60’lı yıllarda özellikle ABD Donanması tarafından yoğun AR-GE çalışmaları yürütüldüğünü söyledi. Özkal şöyle devam etti:
“Ancak o dönemlerde kontrol ve stabilizasyon sistemlerinin sınırlı olması nedeniyle teknoloji istenen seviyeye ulaşamadı. Modern dönemde ise elektrikli motorların denizcilikte daha görünür hale gelmesiyle hidrofoil sistemleri yeniden gündeme geldi.”
Yatmarina.com.tr’ye konuşan Özkal, hidrofoil sistemlerinde teknenin belirli bir hızdan sonra su yüzeyinin üzerine kalktığını, bu sayede ıslak yüzey alanının azaldığını ve sürtünmenin düştüğünü belirtti. Bu durumun özellikle elektrikli teknelerde daha düşük güç ihtiyacı ve daha verimli menzil anlamına geldiğini ifade etti.
Türkiye Neden Hidrofoil Alanında Yok?
Türkiye mega yat üretiminde üst sıralarda yer alsa da hidrofoil alanında belirgin bir üretim ekosistemi bulunmuyor.
Özkal, Yatmarina.com.tr’ye yaptığı değerlendirmede Türkiye’de üretimin daha çok fiyat-performans odaklı ilerlediğini, hidrofoil sistemlerinin ise yazılım, otomasyon, kompozit malzeme ve hafiflik gibi ileri mühendislik bileşenleri gerektirdiğini söyledi. Bu durumun maliyetleri artırdığını ve pazarda temkinli bir yaklaşım oluşturduğunu ifade etti.
Kuzey Avrupa ülkelerinde elektrikli deniz ulaşımı ve küçük tekne kültürünün daha yaygın olduğunu aktaran Özkal, bu nedenle hidrofoil çözümlerinin o pazarlarda daha hızlı karşılık bulduğunu belirtti.
Amaç: İnsan Kaynağı Oluşturmak
İTÜ Hydros’un temel hedefi yalnızca bir tekne üretmek değil. Takım, hidrofoil alanında deneyimli genç mühendisler yetiştirmeyi ve sektörel bilgi paylaşımını amaçlıyor.
“Bir firma yönünü hidrofoillere ve elektrikli teknelere çevirmek isterse, yurt dışından mühendislik desteği almadan ilerleyebilecek bir insan kaynağı oluşturmak istiyoruz” diyen Özkal, Türkiye’nin bu teknolojiyi geliştirebilecek kapasiteye sahip olduğunu vurguladı.
Takımın üç ay önce kurulduğunu belirten Özkal, kısa sürede yaklaşık 14–15 sponsorluk görüşmesi gerçekleştirdiklerini Yatmarina.com.tr ile paylaştı. Bu süreçte önceliğin ihtiyaçların netleştirilmesi ve mühendislik altyapısının sağlam temeller üzerine kurulması olduğunu söyledi.
8 Metrelik Elektrikli Konsept Üzerinde Çalışma
İTÜ Hydros yaklaşık 8 metre boyunda, tamamen elektrikli ve hidrofoil destekli bir tekne konsepti üzerinde çalışıyor. Tahrik sistemi için su jeti tercih edilmesi planlanıyor.
Takım şu anda konsept tasarım aşamasında. Farklı gövde alternatifleri üzerinde mühendislik değerlendirmeleri sürüyor.
Özkal, Yatmarina.com.tr’ye yaptığı açıklamada projenin Temmuz 2027’de düzenlenecek Monaco Energy Boat Challenge’a katılım hedefiyle ilerlediğini, ancak mevcut aşamada önceliğin tasarımın olgunlaştırılması olduğunu söyledi.
ÖZEL HABER – YatMarina.com.tr


















































