ÇED dosyası askıda, gözler Bakanlıkta
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan proje, Bakanlık bünyesindeki İnceleme Değerlendirme Komisyonu’nda ele alındıktan sonra askı sürecine girdi. Askı süresi tamamlandığında, yapılan itirazlar değerlendirilerek nihai karar açıklanacak.
Kapasite artışı ne getiriyor?
Projeye göre, marinanın kuzey bölümünde yeni yüzer iskeleler, yüzer dalgakıranlar ve beton platformlar planlanıyor. Mevcut liman alanı içinde de ek yapılar öngörülüyor.
Başlangıçta 270 olarak açıklanan ilave bağlama kapasitesi, revizyon sonrası 258 yata düşürüldü. Bu düzenlemeyle limanın toplam kapasitesi 738 yata çıkıyor. Proje kapsamında daha önce yer alan otel planı dosyadan çıkarıldı. Buna karşın yaklaşık 40 milyon TL olarak belirtilen proje bedelinde değişiklik yapılmadı.
Sit alanı revizyonu dosyaya girdi
Proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre, ÇED başvuru sürecinin ardından alanın batı sınırında kalan bazı bölgeler “Doğal Sit–Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Doğal Sit–Sürdürülebilir Koruma Alanı” olarak tescillendi. Bu nedenle söz konusu sit alanı içinde kalan yüzer yapılar proje kapsamı dışına çıkarıldı ve proje alanı daraltıldı.
Belediyeden net itiraz: “Bu proje körfezi bitirir”
Süreci yakından izleyen Seferihisar Belediyesi CHP Meclis Üyesi Fuat Gümüş, projeye karşı olduklarını açıkladı. Gümüş, kapasite artışının Seferihisar’ın doğasına ve tarihine zarar vereceğini belirterek projeye itiraz edeceklerini söyledi. Gümüş ayrıca teknelerle ses getirecek bir protesto eylemi planladıklarını ifade etti.
Halkın katılımı toplantısı yapılamamıştı
Projenin ÇED süreci kapsamında planlanan “Halkın Katılımı Toplantısı”, Seferihisar halkı ve çevre örgütlerinin tepkileri nedeniyle gerçekleştirilemedi. Toplantının yapılacağı alanda toplanan yurttaşlar, alkış ve ıslıklarla toplantının yapılmasına izin vermedi.
Bölge halkının temel itirazları
Sivil inisiyatifler ve çevre örgütleri, kapasite artışına karşı çıkma gerekçelerini şu başlıklar altında topluyor:
-
Kuzey rüzgârlarının hâkim olduğu bölgede yeni dalgakıran ve beton yapılarla su sirkülasyonunun bozulacağı, bunun da kirlilik ve kötü kokuya yol açacağı
-
Yüzer beton dalgakıranla kapasite artışının emsali bulunmayan bir uygulama olması
-
Yaklaşık 700 teknenin dar bir giriş-çıkış alanını kullanacak olmasının deniz trafiği ve güvenlik risklerini artıracağı
-
Artan yakıt tüketimiyle çevresel yükün büyüyeceği
-
Deprem ve tsunami riski bulunan bölgede kapasite artışının olası zararları artıracağı
-
İnşaat ve işletme sürecinin deniz ekosistemi ve balıkçılık faaliyetleri üzerinde olumsuz etki yaratacağı
Süreç nasıl ilerleyecek?
Askı süresi boyunca yapılacak itirazlar Bakanlık tarafından değerlendirilecek. Projeye ilişkin nihai karar, bu sürecin ardından kamuoyuna duyurulacak.




















































