Bunun sonucu, özel tekne kullanıcısı bakımından iki ayrı yaptırım rejiminin paralel işlemesi. Para cezası kanunda, belge askısı ve seyir yasağı yönetmelikte. İki rejim birbirinin alternatifi değil; aynı fiil hem para cezası hem belge askısı sonucu doğurabiliyor.
Belgenin Altı Ay Askıya Alındığı Üç Hal
Yönetmeliğin 18 inci maddesi, amatör denizci belgesinin altı ay süreyle askıya alınmasını üç ayrı fıkrada düzenliyor.
Dördüncü fıkra, başkasına ait bir özel tekneyi EK-1’de tanımlı yetki yazısı olmadan kullananların belgelerinin altı ay süreyle askıya alınmasını öngörüyor.
Altıncı fıkra, nefeste saptanan kan alkol seviyesi (BAC) yüzde 0,05 ya da 0,25 mg/ml oranından fazla şekilde özel tekne ile seyredenlerin belgelerini altı ay süreyle askıya alıyor.
Yedinci fıkra üç fiili birlikte sayıyor: yetkili idare tarafından belirlenen hız sınırlarının üzerinde seyretmek, yüzme sahalarına can emniyetini tehlikeye düşürecek mesafede yaklaşmak, seyir, can, mal ve çevre emniyetini tehlikeye atacak şekilde kullanmak. Bu hallerde de belge altı ay süreyle askıya alınıyor.
Üç fıkranın hiçbirinde askı yaptırımının yanına para cezası eklenmiyor. Kanun’un 28/A maddesinde ise bu üç hale karşılık gelen ayrı bir bent bulunmuyor.
Yetki Yazısız Kullanımda Kullanan Ve Kullandıran Farklı Yaptırımla Karşılaşıyor
Yetki yazısı olmadan kullandırma hali yönetmelikte iki ayrı fıkrada, iki ayrı muhatapla düzenlenmiş.
İkinci fıkra, özel tekne veya yatını EK-1’de tanımlı yetki yazısı olmadan başkasına kullandıran tekne sahibine metre başına 2.500 Türk lirası ceza öngörüyor.
Dördüncü fıkra ise başkasına ait bir özel tekneyi yetki yazısı olmadan kullanan kişinin belgesini altı ay süreyle askıya alıyor; para cezası öngörmüyor.
Aynı olayda tekne sahibi para cezası, tekneyi kullanan kişi belge askısı ile karşılaşıyor.
Alkolde İki Metin İki Ayrı Özneyi Cezalandırıyor
Yönetmeliğin 18 inci maddesinin altıncı fıkrası, belirtilen kan alkol seviyesi eşiğinde özel tekne kullanan kişinin amatör denizci belgesini altı ay askıya alıyor.
Kanun’un 28/A maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, aynı eşikte — yüzde 0,05 ya da 0,25 mg/ml — gemide bulunan gemiadamlarına 50.000 Türk lirası idari para cezası uygulanmasını düzenliyor.
Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası, amatör denizci belgesinin gemiadamı yeterlik belgesi yerine geçmediğini belirtiyor. Buna göre iki hüküm farklı özneleri muhatap alıyor; çakışma değil, paralel iki rejim söz konusu.
Emniyet Teçhizatı Eksikliğinde Para Cezası Ve Seyir Yasağı Birlikte Uygulanıyor
Yönetmeliğin 18 inci maddesinin sekizinci fıkrası, EK-2’de yer alan bulundurulması zorunlu asgari emniyet teçhizatını teknede bulundurmayanların seyrine müsaade edilmemesini, ayrıca tekne sahibine metre başına 1.000 Türk lirası idari para cezası uygulanmasını öngörüyor.
Kanun’un (k) bendi asgari teknik şartlara uyulmamasını 1.000 – 2.500 Türk lirası bandına bağlıyor. Seyre müsaade edilmemesi tedbirinin kanunda karşılığı bulunmuyor; bu tedbir yönetmelikte kalmaya devam ediyor.
Kapasite Üstü Kişiyle Yola Çıkmada Yaptırım Para Cezası Değil
Yönetmeliğin 18 inci maddesinin birinci fıkrası, yolcu taşıma kapasitesinden fazla kişiyle yola çıkan özel tekneler ve yatlar ile ticari maksatla yolcu veya yük taşıyanların “yolculuğuna izin verilmemiş” sayılmasını düzenliyor. Bu araçlar hakkında 10/6/1946 tarihli ve 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun’un 21 inci maddesi hükümlerine göre işlem yapılıyor.
Fıkra bir idari para cezası öngörmüyor; ayrı bir kanuna sevk düzenliyor. Kanun’un 28/A maddesinde bu hale ilişkin bir bent bulunmuyor.
Yabancı Belge Sahibine Askı Yerine Para Cezası
Yönetmeliğin 18 inci maddesinin onuncu fıkrası, yabancı bir ülkeden alınmış ve denkliği kabul edilmiş özel tekne kullanım belgesi sahipleri için ayrı bir rejim kuruyor.
Bu kişiler, maddenin dördüncü, altıncı ve yedinci fıkralarındaki ihlalleri gerçekleştirdiklerinde — yetki yazısız kullanım, alkollü seyir, hız sınırı aşımı ile yüzme sahalarına yaklaşma veya emniyeti tehlikeye atacak kullanım — belge askısı yerine metre başına 2.500 Türk lirası idari para cezası ile karşılaşıyor. Maddenin diğer fıkralarındaki ihlallerde ise aynı kişilere ilgili fıkrada belirlenmiş idari para cezası uygulanıyor.
Yani Türk belgesi sahibinin altı ay belge askısı ile karşılaştığı üç fiil, yabancı denk belge sahibi için para cezası sonucu doğuruyor.
Yönetmeliğin 15 inci maddesi, İdare’nin yabancı bir idare veya kuruluş tarafından düzenlenmiş özel tekne kullanım belgelerinin denkliğini mütekabiliyet esaslarına uygun olarak kabul edebileceğini, denkliği kabul edilen belgelerin ve bunları düzenlemeye yetkili yabancı idare ve kuruluşların Amatör Denizci Bilgi Sistemi’nde güncel olarak yayımlanacağını belirtiyor.
On dördüncü maddenin dördüncü fıkrası ise yabancı idareler tarafından düzenlenmiş belgelerin geçerliğinden veya gerçekliğinden şüphe duyulması halinde liman başkanlıklarının doğrulama talep edebileceğini, onay alana kadar belge haklarının kullanımına müsaade edilmeyeceğini düzenliyor.
ADB 10 Tam Boydan, ADB 24 Gövde Boyundan Ölçülüyor
Yönetmeliğin 4 üncü maddesi iki belgeyi iki farklı ölçü esasına bağlıyor. (b) bendi ADB 10’u tam boyu 10 metreye dâhil kadar özel tekneleri kullanmak için, (c) bendi ADB 24’ü gövde boyu 24 metreye dâhil kadar özel tekneleri kullanmak için düzenlenen belge olarak tanımlıyor.
Aynı ayrım 5 inci maddede de sürüyor. İkinci fıkra, tam boyu 10 metreye dâhil kadar olan özel teknelerin bölge, mesafe ve zaman sınırı olmaksızın en az ADB 10 sahibi bir kişinin sevk ve idaresinde seyretmesini öngörüyor. Dördüncü fıkra, gövde boyu 24 metreye dâhil kadar olan özel tekneler için en az ADB 24 veya usta gemici ve üstü yeterlik belgesi sahibi bir kişi şartı getiriyor.
On sekizinci maddenin beşinci fıkrası, cezayı “sahibi olduğu amatör denizci belgesinin azami tekne boyunun üzerinde özel tekne kullanma” haline bağlıyor. Fıkra, bu hesaplamada hangi boyun esas alınacağını belirtmiyor. Belgenin türüne göre azami boyun bir halde tam boy, diğer halde gövde boy olarak tanımlandığı dikkate alındığında, ölçü esasının belirlenmesi uygulamaya bırakılmış görünüyor.
Beşinci maddenin üçüncü fıkrası, 18 yaşından küçük ADB 10 sahiplerinin yanlarında bulunan en az ADB 10 sahibi bir yetişkinin gözetiminde tam boyu 10 metreye dâhil kadar olan özel tekneleri sevk ve idare edebileceğini düzenliyor.
Askı Ve İptal Arasındaki Fark
Yönetmelik askı ile iptali ayrı sonuçlara bağlıyor.
Altıncı maddenin dördüncü fıkrası, belge sahiplerinin belge alma şartlarından en az birini kaybettiğinin İdare’ce tespit edilmesi durumunda belgenin iptal edileceğini veya askıya alınacağını, iptale veya askıya neden olan durumun ortadan kalkması ve ilgilinin başvurması halinde iptal edilen belgelerin tekrar düzenleneceğini ya da askıya alma işleminin kaldırılacağını belirtiyor.
On altıncı madde iptal hallerini sayıyor: kişinin yönetmelikte belirtilen şartlardan herhangi birini kaybetmesi, kendi isteğiyle belgesini iade etmesi, vefatı veya mahkeme kararı olması. Bu hallerde belge İdare’ce iptal ediliyor, belgenin iadesi isteniyor ve durum amatör denizci kütüğüne işleniyor.
On sekizinci maddenin dokuzuncu fıkrası ise sonuçları ayırıyor. İptale veya askıya neden olan durumun ortadan kalkması ya da askı süresinin tamamlanması ve ilgilinin başvurması halinde askı durumu kaldırılıyor. İptal edilen belgeler için ise tekrar eğitim ve sınavla belge başvuru hakkı tanınıyor.
Altı aylık askı süresi dolduğunda belge kendiliğinden geçerli hale gelmiyor; ilgilinin başvurusu gerekiyor.
Sağlık Nedeniyle Askı Ayrı Bir Usule Bağlı
Yönetmeliğin 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası, belge sahibi kişinin sağlığının özel tekne kullanımına engel halde olduğunun belirlenmesi veya ihbar üzerine yapılan belirleme halinde İdare tarafından belgenin askıya alınmasını ve söz konusu kişiden Devlet hastanelerinden yeniden sağlık raporu istenmesini düzenliyor.
Sağlık şartları bakımından özel tekne kullanımına ilişkin bir engelin olmadığı veya mevcut halin sonradan ortadan kalktığı sağlık raporuyla tespit edildiğinde belge askıdan çıkarılıyor.
Bu askı türü süreye değil, sağlık raporuna bağlı. Altı aylık askı hallerinden farklı olarak süre sınırı bulunmuyor.
Yönetmeliğin Dayanağı Değişmedi
Yönetmeliğin 3 üncü maddesi dayanağını 618 sayılı Limanlar Kanunu, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 28 inci maddesi ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 478 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi olarak gösteriyor.
7590 sayılı Kanun, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye 28 inci maddeden sonra gelmek üzere 28/A maddesini ekledi. 28 inci maddede değişiklik yapmadı ve yönetmeliğin dayanak maddesine ilişkin bir düzenleme getirmedi.
Belge askısı, seyir yasağı ve 4922 sayılı Kanun’a sevk yaptırımları bu dayanak üzerinden yürürlükte kalmaya devam ediyor.





















































