WWF-Türkiye Kıkırdaklı Balıklar Danışmanı Dr. Hakan Kabasakal, özellikle mahmuzlu camgöz (Squalus acanthias), dikenli vatoz (Raja clavata) ve çivili köpek balığı (Echinorhinus brucus) gibi türlerin derinlerdeki yaşam alanlarının oksijensizleşmesi nedeniyle sahillere yöneldiğini belirtiyor. Bu türlerin tamamı 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında koruma altında.
Derinlerde Yaşam Neden Zorlaşıyor?
1960’tan bu yana deniz ekosistemlerinde çözünmüş oksijen oranında yaklaşık yüzde 2 azalma yaşandığı tahmin ediliyor. Marmara Denizi, günümüzde “hipoksik” (düşük oksijenli) ve “anoksik” (sıfır oksijenli) bölgeleriyle öne çıkıyor. Derin bölgelerde oksijen seviyesi litrede 2 mg’ın altına düştüğünde canlı yaşamı imkânsız hale geliyor. Artık derinlerde görülmesi gereken vatozlar bile yalnızca 6 metre gibi sığ derinliklerde izlenebiliyor.
Müsilaj Geri Döndü mü?
Müsilaj, Marmara Denizi’nin ekosistem kriziyle iç içe geçmiş bir başka sorunu. 2021’de yüzeyi kaplayan deniz salyasının, 2025 itibarıyla yüzeyde daha az yoğun görülse de 20–30 metre derinlikte yaygın olduğu bildiriliyor. Araştırma gemilerinin yaptığı ölçümlerde, deniz tabanındaki mercan kolonilerinin de müsilajdan ciddi şekilde etkilendiği tespit edildi. Uzmanlara göre müsilaj, deniz suyunun pH’ını düşürerek oksijen azalmasına ve canlı kaybına neden oluyor.
Kirliliğin Başlıca Nedenleri
Marmara Denizi’ni kuşatan İstanbul, İzmit, Gemlik ve Bandırma körfezleri, endüstriyel ve evsel atıkların toplandığı yoğun kirlilik alanları. Tarımsal gübreler, sanayi atıkları, sintine ve ballast suları denize kimyasal yük taşıyor. Bunlara Karadeniz’den gelen kirleticiler de eklenince, Marmara her geçen gün biraz daha boğuluyor. Çevresel bozulma özellikle doğu Marmara’da yoğun hissediliyor.
İklim Değişikliği Ekosistemi Nasıl Etkiliyor?
Karadeniz ve Ege’den gelen su akımlarındaki zayıflama, sirkülasyon ve karışım eksikliği yaratıyor. Sıcaklık ve tuzluluk artışı da oksijen azalmasını derinleştiriyor. Uzmanlar, bu kırılma noktasının aşılmaması için ileri biyolojik atık su arıtma tesislerinin hızla devreye alınması ve nehir kaynaklı kirliliğin azaltılması gerektiğini belirtiyor.
“Bu, Nüfus Artışı Değil, Hayatta Kalma Çabası”
Dr. Hakan Kabasakal, kıyıya yaklaşan köpek balığı ve vatozların yanlış yorumlanmaması gerektiğinin altını çiziyor: “Bu bir nüfus patlaması değil; derin sularda yaşam koşulları bozulan türlerin oksijen arayışı.”




















































