Metre Denizcilerine Açık Çağrı
“Tekne sahibi olmakla denizci olmak arasındaki fark üzerine”
Denizcilikte yıllardır iki tür insan tanırız.
Ticariler, Amatörler
Birbirlerine bayılmasalar da aynı dili konuşurlar.
Aynı havayı koklarlar.
Aynı rüzgârı beklerler.
Aynı koylarda konaklarlar.
Aynı denize emanet ederler kendilerini.
Yıllardır Ege denizinde koyun koyuna yaşarlar.
Kimi yük taşır.
Kimi yolcu taşır.
Kimi ailesini alıp hafta sonu denize çıkar.
Kimi balık tutar.
Kimi kitap okur.
Ama ortak bir özellikleri vardır:
Denizi bilirler.
Daha önemlisi;
Denizin kendilerinden büyük olduğunu bilirler.
⸻
Sonra pandemi geldi.
İnsanlar evlere kapandı.
Otellerden kaçtı.
Kalabalıklardan uzaklaştı.
Ve bir anda denizin ne kadar güzel bir kaçış yolu olduğunu keşfetti.
Bu kısmı çok normal.
Hatta çok güzel.
Denizi seven insan sayısı artsın, kim istemez?
Sorun burada başlamadı.
Sorun daha sonra başladı.
Birileri tekne aldı.
Sonra birileri daha büyük tekne aldı.
Sonra bir başkası iki metre daha büyüğünü aldı. Bir süre sonra denizcilik değil, metre yarışı başladı.
Eskiden denizcilik mil hesabıyla yapılırdı.
Son yıllarda bazıları metre hesabıyla yapıyor.
⸻
İşte tam burada yeni bir tür ortaya çıktı.
Ticari değil, Amatör değil.
Ben bunlara bir süredir kendi kendime “Metre Denizcileri” diyorum.
Çünkü denizle olan ilişkilerini anlatan en doğru ölçü birimi metre gibi geliyor.
Onlar için teknenin nereye gittiğinden çok kaç metre olduğu önemli.
Hangi koyu gördüğünden çok hangi markayı aldığı önemli.
Hangi rotayı yaptığı değil hangi marinada fotoğraf verdiği önemli.
Yanlış anlaşılmasın.
Burada kimsenin teknesiyle, parasıyla, mülküyle problemimiz yok.
Allah daha çok versin.
İsteyen elli metre tekne alsın, isteyen yüz metre…
Mesele teknenin boyu değil.
Mesele denizle kurulan ilişkinin boyu.
⸻
Çünkü deniz çok enteresan bir öğretmendir.
Bankadaki hesabınızı bilmez.
Şirketinizin cirosunu bilmez.
Kaç fabrikanız olduğunu bilmez.
Ama demirinizi nasıl attığınızı bilir.
Komşu tekneye saygı duyup duymadığınızı bilir.
Gece yarısı jeneratörü kapatıp kapatmadığınızı bilir.
Koyu kirletip kirletmediğinizi bilir.
Kaptanınızı dinleyip dinlemediğinizi bilir.
Ve en önemlisi…
Denizci olup olmadığınızı bilir.
⸻
İşin ilginç tarafı şu:
Bu yeni türün dönüşmesi mümkün.
Hatta çok kolay.
Çünkü deniz öğretir.
Yeter ki öğrenci öğrenmek istesin.
Bugün tekne sahibi olarak başlayan biri yarın gerçek bir amatör denizci olabilir.
Bunun yüzlerce örneğini gördük.
Bu yüzden meselemiz insanlar değil.
Davranışlar.
Kültür.
Adap.
Deniz ahlakı.
⸻
Burada da en büyük görev teknelerde çalışan kaptanlara düşüyor.
Ekmek paralarının ne kadar kıymetli olduğunu biliyorum.
Ama denizin de bir hukuku var.
Bir adabı var.
Bir sessiz anayasası var.
O anayasa yazılı değil ama herkes tarafından bilinir.
Komşuna saygı duyarsın.
Koya saygı duyarsın.
Doğaya saygı duyarsın.
Denize saygı duyarsın.
Bu kurallar bozulduğunda kaybeden yalnız denizciler olmaz.
Denizin kendisi kaybeder.
⸻
O yüzden bu sezon başlamadan önce küçük bir önerim var.
Denizcilik camiası olarak üçüncü türün adını koyalım.
Ben bugün “Metre Denizcisi” dedim ama çeşitlendirebiliriz tabi hemencecik aklıma gelen isim önerileri;
… Alarga Aristokratı
Selfie Denizcisi
Deniz Tüketicisi
Prestij Denizcisi
Marina Prensi ….
Belki daha iyisini buluruz.
Ama bir isim bulalım görmezden gelmeyelim.
Çünkü bir şeyi isimlendirebilirseniz anlatabilirsiniz.
Anlatabilirseniz düzeltebilirsiniz.
Aslında amacım yeni bir sınıf yaratmak değil.
Tam tersine;
Bu sınıfı ortadan kaldırmak.
Çünkü mesele tekne sahibi olmak değil.
Denizci olmak.
Bugün kaptanlar, tekne sahipleri ve amatör denizciler olarak hepimiz aynı konuda ortak bir tavır koyabilirsek;
Komşu tekneye saygının,
Koya saygının,
Doğaya saygının,
Denize saygının,
prestijden daha değerli olduğunu anlatabilirsek;
Belki birkaç yıl sonra bu yazıya tekrar döner ve gülümseriz.
Çünkü ortada “Metre Denizcisi” diye bir tür kalmaz.
Tekne sahipleri kalır.
Amatör denizciler kalır.
Ticariler kalır.
Ve hepsinin ortak adı aynı olur:
Denizci.
Çünkü deniz, sonunda herkese aynı şeyi öğretir:
Boyu değil;
Duruşunun önemli olduğunu.



















































