Tartışma nasıl başladı?
Tartışma, Begüm Doğulu’nun bir televizyon programında Lady Luna’yı “no-name” çerçevesinde anlatmasının ardından başladı. Bu açıklamanın ardından KRC Yachting, yatın bu şekilde tanımlanmasına itiraz etti.
Süreç sosyal medya ve sektör içi paylaşımlarla genişledi. Tartışma, sözleşme ve marka hakları başlıklarına taşındı.
Begüm Doğulu cephesinin yaklaşımı
Begüm Doğulu tarafı, KRC Yachting’in projedeki rolüne ilişkin anlatıya itiraz ediyor. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarda KRC’nin imalat sürecinde fiili bir rolü bulunmadığı yatın finansmanı ve inşa sürecinin kendi organizasyonlarıyla yürütüldüğü ifade ediliyor.
Teknenin inşa edildiği tersane ve teknik ekip öne çıkarılıyor. Mühendis Durkaya Avcı’nın teknik süreçlerde yer alması ve tersanenin üretim rolü, bu yaklaşımın dayanakları arasında gösteriliyor.
Yatın tanıtımında Barka Shipyard markasının kullanılması da bu çerçevenin parçası.
KRC Yachting ne diyor?
Erol Karcı, Lady Luna’nın model/marka adının KRC-MRT100 olduğunu ve projenin bu seri kapsamında KRC katkılarıyla, KRC için geliştirildiğini savunuyor.
Karcı’ya göre:
• Tersane ve mühendisin ifadeleri ve bu detayların sertifikada yer alması, ilgili mevzuat gereği olağan bir durumdur. Bu durumun, proje sahipliği veya marka haklarıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığını söylüyor.
•Proje; KRC, tersane ve müşteri arasında imzalanan sözleşmelerle yürütüldü.
•Marka ve yeni inşa hakları sözleşmelerde net bir şekilde KRC’dedir.
•Yatın aynısını veya benzerinin KRC onayı olmadan üretilmesi de mümkün değildir.
Karcı ayrıca üretim ve proje haklarıyla ilgili şunları söyledi:
“KRC, eline çekiç/civi alarak imalatta fiziken yer almaz, 15 senedir çalıştığımız Tersane ve Mühendis bunu gayet iyi bilir, KRC merkezdeki tek yöneticidir ve her zaman kendi projelerini bu şekilde yönetir ve kendi markasıyla üretir.
Yat doğru markayla yani KRC-MRT100 şeklinde tanıtılmalıdır. Begüm Doğulu, diğer yatı Bella Luna’yı markası Monte Carlo 86 şeklinde tanıtıyorsa, bizim projemizi de yatın adı Lady Luna ve markasıyla KRC-MRT100 tanıtılması gerekir”
İnşa İzin Belgesine Yanıt
Erol Karcı, Begüm Doğulu’nun yayınladığı inşa izin belgesi için “Sertifikada tersane ve mühendis adının yer alması, ilgili mevzuat gereği olağan bir durumdur. Bu durumun, proje sahipliği veya marka haklarıyla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır” dedi.

“KRC projede yüzde 50 ortaktı” iddiası
KRC tarafı, projede yüzde 50 ortak olduklarını ve tersane ile birlikte müşterek satıcı/inşa eden konumunda bulunduklarını ve kontratlara Begüm Doğulu, Tersane ve KRC brilikte imzaladıklarını belirtiyor.
Karcı, müşteriye verilen teminat senetlerinde de iki tarafın birlikte yer aldığını ifade ediyor.
Teknik müelliflik ve proje sahipliği tartışması
Karcı, Avcı’nın RINA klas süreçleri, TMMOB başvuruları ve Liman Başkanlığı kayıtlarında teknik müellif olarak yer aldığını, bunun proje veya marka sahipliği anlamına gelmediğini savunuyor. Ayrıca Mühendis ile de KRC nin sözleşmesi olduğunu ve bu detayların da sözleşmelerde net bir şekilde belirtildiğini söylüyor.
Bu noktada taraflar ayrışıyor:
•Bir taraf teknik kayıtları esas alıyor
•Diğer taraf sözleşmeleri ve marka haklarını öne çıkarıyor
RINA kaydı ve proje adı
KRC Yachting, RINA kayıtlarında proje adının KRC-MRT100 olarak geçtiğini belirtiyor. Bu bilgi, proje ve marka sahipliği iddiasının dayanaklarından biri olarak sunuluyor.
Karcı, tersane ve mühendisin ifadeleri ve bu detayların sertfikada yer alması, ilgili mevzuat gereği olağan bir durumdur. Bu durumun, proje sahipliği veya marka haklarıyla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır
Barka Shipyard markası tartışması
Karcı, yat üzerinde Barka Shipyard markasının kullanılmasına çok sert itiraz ediyor.
KRC’ye göre bu kullanım sözleşmeye aykırı. Bu durumun uluslararası pazarlamada yanlış yönlendirme oluşturduğu ve ticari itibar ve çok büyük zarar oluşturduğunu ifade ediliyor.
Yatın satış değerinin yaklaşık 12 milyon dolar seviyesinde olduğu da belirtiliyor.
“Kendi markasını kullanması teklif edildi”
Kontrat aşamasında projenin ve markanın satılmasının teklif edildiğini söyleyen Erol Karcı, “Begüm Doğulu kabul etmedi. Bu nedenle, KRC-MRT100 markasının kullanımı, proje sahipliği ve ilgili tüm haklar sözleşme ile güvence altına alındı. Sözleşmeler Begüm Doğulu, Martı Tersanesi ve KRC tarafından imzalandı” dedi.la
“Doğulu’nun poz verdiği resimde bile marka yazıyor”
Karcı, Begüm Doğulu’nun röportajlarında kullandığı yat resminin üzerinde KRC-MRT100 markasının olduğunu ve marka küçük kaldığı için dikkat çekmediğini ifade ediyor.
Denize iniş günü iddiaları
Karcı, denize iniş günü KRC-MRT100 markasının tekneye yerleştirilmek istendiğini, ancak sözleşmelere aykırı olarak engellendiklerini öne sürüyor.
Bu olayın ardından polise başvurduklarını, şikayetçi olduklarını ve bu nedenle yatın denize iniş törenine katılmadıklarını belirtiyor.

Ödemeler ve indirim iddiası
Ödemelerin tersaneye yapıldığını belirtiyor ve “haksız menfaat” iddialarını reddeden Erol Karcı “Bu ifade küçük düşürmek maksatlı kullanılıyor” dedi.
Ayrıca, teslime yakın süreçte tersane ile müşteri arasında KRC’den bağımsız görüşmeler yapıldığı ve kendi onayları olmadan çok yüksek indirimli ödemeler gerçekleştiği iddiasını da dile getiriliyor.
Karcı “Tersane ile birlikte müşterek satıcı olmamıza ragmen, tek taraflı hareket edilmemesi ve kontrata bağlı kalarak, şeffaflık, ahlaki ve dürüstlük ilkelerine uygun şekilde sürecin açık ve şeffaf yürütülmesini taraflardan talep ettik” dedi.
Geçmiş projeler üzerinden ihlal iddiası
Karcı, benzer bir durumun daha önce de yaşandığını öne sürüyor. Karcı açıklamasında “KRC ekibi tarafından geliştirilen ve yüksel bedeller ödenen iki ayrı 45 metrelik proje, Begüm Doğulu tarafından sipariş vermek için istenmiş olmasına ragmen, sipariş vermek yerine Begüm Doğulu’nun platformlarında kendi markasıyla KRC onayı olmadan; Barka Shipyard yapıyor diye pazarlama yapıldı ve tanıtıldı. Bu içerikler daha sonra Lady Luna tartışması başladığında kaldırıldı” diyor.
Tersane tarafının yaklaşımı
Tersane tarafı, YatMarina.com.tr’ye üretimin kendi tesislerinde gerçekleştirildiğini vurgulayan bir çerçeve çizdi.
Martı Tersanesi’nin açıklamalarını ise Erol Karcı şöyle değerlendiriyor:
“Buna itiraz etmiyor, ancak doğru ifade şu olmalıdır; Yat A’dan Z’ye tersanemizin içinde yapılmıştır ancak tersanenin öz kaynakları yeterli olmadığından yatın inşaası için %90’a yakın iş gücü ve ekip/ekipman KRC ile birlikte atadığımız taşeronlarla yerine getirilmiştir. demek daha doğrudur. Ayrıca tersane ile daha önce yaptığımız birçok projede bu şekilde gerçekleştirilmiştir”
Uluslararası platformlarda farklı tanımlar
Lady Luna, uluslararası platformlarda farklı şekillerde tanıtılıyor. Bazı platformlarda tersane öne çıkarken, bazı platformlarda KRC Yachting adı yer alıyor. Bazı tanımlarda ise iki taraf birlikte anılıyor.
Karcı bu konuda ise “Her platformda; tersane adını, ilgili mühendisleri, marka adını ve proje sahipliğini her zaman dürüst ve şeffaf olarak tanıttık” diyor.
Hukuki süreç
Begüm Doğulu tarafı hukuki süreç başlatıldığını ifade ederken, Erol Karcı bu aşamada açılmış bir dava bulunmadığını belirtiyor. Karcı “Her türlü karalamaya karşı hazırız ve yaşanan bu sürecin normal olmadığını, tersane ve mühendisin bu tutumlarındaki amacın ne olduğunu da yakında hep birlikte öğreneceğiz” dedi.
Karcı, maddi zarar ve ticari itibar kapsamında Begüm Doğulu, Durkaya Avcı ve Martı Tersanesi’ne dava açma hazırlığında olduklarını söyledi.
KRC’ye göre Lady Luna’nın teknik çerçevesi
- Uzunluk: 30.70 metre
- Genişik: 7.50 metre
- Kabin: 5
- Misafir: 10
- Mürettebat: 7-8
- Maksimum hız: 14 knot
- Dış tasarım: Italstyle (KRC için tasarlandı ve proje sahibi KRC)
- Imalat Mühendisi : Durkaya Avcı
- İç tasarım: Ira Petromanolaki / Turgay Akgenç
- Klas: RINA
- Proje Sahibi / Satış / Marka / Yeni İnşa hakları : KRC
KRC Yachting’in tam metin açıklaması
KRC Yachting tarafından YatMarina.com.tr’ye iletilen açıklamanın tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
Zincirdeki Diğer Haberler